Kıyılarımız Halkın Tapulu Malıdır, Asla Özelleştirilemez

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Kıyılarımız Halkın Tapulu Malıdır, Asla Özelleştirilemez

Susan bir millet, susmanın cezasını özgürce yaşamasının kısıtlanmasıyla öder.

İşimiz politika yapmak, birilerinin işine karışmak falan değil; anayasal ve evrensel haklarımızın elimizden alınmasına karşı, kanunlar ve ilgili içtihatlar nezdinde haklarımızı savunmaktır işimiz.

Yine yaz mevsimi geldi. Gazipaşa-Kaş ilçelerimiz arasındaki 673 km'lik kıyılarımız büyük bir işgalin altında. Akıl almaz bir gidişat var. Tüm deniz kıyılarımız, Kıyı Kanunu'na ve Anayasamızın ilgili hükümlerine göre, mesela sekonder sebep olarak Anayasamızın 56. maddesine göre, asla satılamaz, kiralanamaz, devredilemez, özelleştirilemez.

Çünkü deniz, göl ve ırmak kenarlarımız halka açık, halkın kullanım alanları, yani kamusal alanlardır.

Peki, yasal dayanaklara göre durum böyle ise, nasıl oluyor da kıyılarımız birilerine kullanım hakkı olarak kiralanıyor, devrediliyor, işgal edilmesine izin veriliyor? Eğer Türkiye Cumhuriyeti bir kanun devletiyle yönetiliyorsa ki aksi söylenemez, evet, kanun devletiyle yönetiliyoruz.

Peki, devleti temsil eden bazı kurumlar hangi ölçü ve kriterlere göre, hangi yasa ve yönetmeliklere göre kıyılarımızın önemli bir bölümünü özel tasarrufa tahsis ediyor; havasıyla cıvasıyla böbürlenerek birileri "Burası benimdir, burayı kullanamazsınız." der anlamında davranışlar sergileyerek vatandaşı kovmaktan, dövmekten beter ediyor...

Kıyılarımızda bu ve benzeri acımasız, rahatsız edici, halkı tahrik edici birçok örneğe rastlayabilirsiniz. Bu tespitlere itiraz edip, "Olamaz böyle bir şey, halkımız kıyılarımızdan rahatça yararlanabiliyor." diyen varsa buyurun, birlikte plajları şöyle bir dolaşıverelim.

Ufak tefek bir iki örnek sunalım, kentimizin doğusu ve batısındaki yakın kıyılarımıza dikkati çekelim.

Oralara halk plajı diyorsunuz, değil mi? Halka daracık alanlar bırakılmış, aslan payı başkalarına...

İnsanlar çaresizlikten dar alanlara razı olmuş, sıkışıp kalıyor.

Bir merak konusudur doğrusu; söz konusu kıyılarımız kimlere, nasıl ve ne şekilde, hangi birim fiyat üzerinden kiralanıyor yahut işgale izin veriliyor?

En azından özelleştirilen kıyılara bir levha konulamaz mı? Mesela: "Falan kurum tarafından falan kişiye yahut şu şirkete şu bedelle, şu kadar zaman için kiralanmıştır. Elde edilen gelir de kamu yararının gözetilmesinde şu amaçla kullanılacaktır." demiş olsanız, insanlar biraz daha tatmin olup, "Eh, ne yapalım, bari parası kamuoyunun menfaatine yönelik olarak kullanılacaktır." diyebilirdi.

Yukarıda da açıklandığı şekliyle, yani kıyılarımız yasal dayanaklar itibarıyla halkın malıysa, kamu yararını ilgilendiriyorsa, kıyılarımızı birilerine tahsis edenler veya kiralayanlar için vatandaş dese ki: "Siz kimin malını kime kiralıyorsunuz?" şeklinde bir sual sorsa, ne cevap vereceksiniz?

Beyler, bu işler bugüne kadar böyle gitmiş olabilir ama artık bu şekilde gitmemelidir. Aklı başında, malına sahip çıkmasını bilen değerli vatandaşlarımıza tekrar hatırlatırız: Eğer yasalar doğrultusunda itiraz hakkınızı, talep etme hakkınızı kullanmadığınız sürece mallarınız elinizin altından kayıp gider. Siz de öyle arkasından bakıp kalırsınız. Plaj plaj kovulursunuz, kimse gözünüzün yaşına bakmaz. Hatırlatması bizden, takdir sizden. Kalın sağlıcakla.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız