Ankete Katılanların Yüzde Sekseni Kemal Kılıçdaroğlu İçin Olumsuz Görüş Beyan Etti
Kemal Kılıçdaroğlu'nun belki de en büyük eserlerinden, marifetlerinden biri Selahattin Demirtaş'ın özgürlüğünü ortadan kaldırmaktır...Demirtaş tam 3 bin 525 gündür özgür değildir...
Selahattin Demirtaş 17 Mart 2015'te en ünlü ve en çarpıcı açıklamasını yaptı ve şöyle dedi:
"Bugün kürsüye tek bir cümle söylemek için çıktım. Halklarımıza verdiğimiz demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinden vazgeçmeyeceğimiz sözümüzü tekrarlamak için çıktım. Biz bir pazarlık hareketi değiliz. Asla ve asla AKP ile aramızda kirli bir iş birliği ve pazarlık olmadı olmayacak...Kürsüye çıkma gerekçem olan bir tek cümle söyleyeyim. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HDP var oldukça HDP'liler bu topraklarda nefes aldığı müddetçe sen Başkan olmayacaksın. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız."
Selahattin Demirtaş'ın yasama dokunulmazlığı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına olanak tanıyan anayasa değişikliği kanununun Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 8 Haziran 2016 tarihinde kaldırılmıştır.
Kemal Kılıçdaroğlu Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması lehinde oy kullanmıştır...
Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 4 Kasım 2016 tarihinde sabaha karşı Diyarbakır'daki evine yapılan operasyonla gözaltına alındı ve aynı gün tutuklanarak Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na konuldu.
ANKETLER:
Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanlığı için düşündüğünüzde sizde oluşan genel hissiyat hangisine daha yakındır?
Güven ve umut hissi: %9
Tedirginlik ve endişe hissi: %80
Fikrim yok: %11
Gündemar Araştırma
24-27 Mayıs 2026
GENEL SEÇİM ANKETİ-SONAR
Özgür Özel ve ekibinin kuracağı ileri sürülen Yeni Parti: %32.7
AK Parti: %27.1
MHP: %8.8
DEM Parti: %8.3
İYİ Parti: %8.2
CHP: %6.4
Zafer Partisi: %2.5
A Parti: %2.2
Yeniden Refah: %1.1
BBP: %1.0
CHP’li Başarır, Kılıçdaroğlu uyarısını anlattı: Bu acayip bir adam, çok yalan söylüyor
CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, konuk olduğu programda, CHP’nin 38. Kurultayı’na yönelik mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevine döndürülen Kemal Kılıçdaroğlu için “proje” dedi.
Başarır, bu iddiasını sürdürerek, "Demek ki görevi daha bitmemiş bu ülke için, partisi için, muhalefet için ya da bizim bitmeyecek bir çilemiz varmış, öyle algılıyorum. En son yapması gereken şey, Cumhuriyet Halk Partisi’ni kurumsal olarak da sarayın bir uydusu yapmak istemesi. Bu kadar basit” ifadelerini kullandı.
CHP’den tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kuruluna (YDK) sevk edilen ve partideki tüm görevlerinden uzaklaştırıldıkları duyurulan 9 milletvekilinden biri olan Ali Mahir Başarır, Onlar TV’de gazeteci Şule Aydın’ın konuğu oldu.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla yeniden genel başkan olduğu CHP’de kriz sürerken Başarır, “Cumhurbaşkanı olmak istemeyen Kılıçdaroğlu bugün ne istiyor?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Demek ki görevi daha bitmemiş bu ülke için, partisi için, muhalefet için ya da bitmeyecek bizim bir çilemiz varmış, öyle algılıyorum. Mutlaka onda, kesinlikle onun bir görevi var. Bir görev varmış, kasetle başlayan bu süreç buraya kadar geldi. En son yapması gereken şey, Cumhuriyet Halk Partisi’ni kurumsal olarak da sarayın bir uydusu yapmak istemesi. Bu kadar basit.
"Kemal Bey maalesef çok kötü bir projeymiş"
Şimdi ben bu adamdan ne bekleyebilirim bu dakikadan sonra? Bana diyorlar ki saygı göster. Benim ona saygı göstermemin hiçbir önemi yok. Saygı zorla gösterilmez. Saygı, milyonların, insanların gösterebileceği, hissedebileceği bir duygu. Benim ona karşı bir duygum da kalmadı. Ve hakaret de etmiyorum. Kemal Bey maalesef çok kötü bir projeymiş.”
"Çok yalan söylüyor"
Başarır, CHP’nin eski genel başkanı Deniz Baykal ve Erdal İnönü ile gençliğinde tanıştığını, ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nu milletvekili olmadan önce tanımadığını da ifade etti. Milletvekili olduğu dönemde tanıştığı Kılıçdaroğlu hakkında Veli Ağbaba’yı uyardığını anlatan Başarır, şöyle konuştu:
“2020’de Veli Ağbaba’ya söylediğim bir cümle var. Dedim ki, ‘Bu acayip bir adam, doğruları söylemiyor bize. Çok yalan söylüyor.’ ‘Boş ver’ dedi. ‘Şey yapma’ dedi. ‘Tanımıyorsun’ dedi. ‘Tanımıyorum ama yalan söylüyor’ dedim. İnkar ediyor adam. Burada otururuz, konuşuruz. Size bir sürü şey söyler. Barış Terkoğlu ile ilgili şunu yapalım, bunu yapalım der. Yaparsınız, karar alırsınız. Barış gittiği zaman da ‘Aa, böyle mi yapmışlar? İnanın vallahi haberim yok. Yazık, çok ayıp ya. Şuraya bak, Ali Mahir’e bak’ der. Ben bunu gördüğüm için söylüyorum. Bakın, bir insan bu kadar kolay yalan söylemez, iftira atmaz.
"Karar alındıktan sonra çıkıp, aday olan bir kişi hakkında o süreçte konuşmak da ayrı bir durum"
Başarır’ın sözleri üzerine, zamanında neden cumhurbaşkanlığı adaylığını desteklediğini soran Aydın’a Başarır şu yanıtı verdi:
“2021’de tespit ettiğim, gördüğüm durumdu bu. Ben yine söylüyorum, o dönemde kendisiyle görüşüyordum, milletvekili olarak konuşuyordum. Ama MYK üyeleri kadar, grup başkanvekillerine kadar yakın değildim. Yeni bir milletvekilisiniz, gruptasınız, kararları grup alıyor, Parti Meclisi alıyor. Karar alındıktan sonra çıkıp, aday olan bir kişi hakkında o süreçte konuşmak da ayrı bir durum."
Deniz Zeyrek / Nefes Gazetesi:
Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın sözlerini nasıl sindiriyor?
Çok güvendiğim bir kaynağım, Kemal Kılıçdaroğlu ekibinden birinin kendilerine söylediklerini aktardı.
Duyunca şok oldum.
Şöyle diyormuş:
“Yargı tamamen arkamızda. Hepsinin (Özgür Özel ekibinin) haddini bildireceğiz (burada daha argo bir cümle kurdu ama ben size aktaramadığımdan ‘haddini bildireceğiz’ diye yazdım). Ağızlarıyla kuş tutsalar hiçbir şey elde edemeyecekler. Bütün kapılar yüzlerine kapanacak. Mehmet Uçum süreçte yaşanacak her detayı planlamış ve süreç tıkır tıkır işliyor.”
Mehmet Uçum’un kendini “CHP’yi butlanlama” işine bu kadar çok vakfettiği iddiasını fazla iddialı bulsam da kaynağımın söz ettiği kişinin bu tür cümleler kurmasına şaşırmadım.
Neticede Özel ekibine nasıl bir kinle ve öfkeyle baktıklarını biliyorum.
Bir grup insan, her hamleleriyle CHP’yi paramparça edip, hatta köküne kibrit suyu döktüklerini bile bile Özel ve ekibinden intikam almak için ellerinden geleni yapıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu da etrafındaki ekibin kişisel kinleriyle planladığı her hamleye itiraz etmeyerek yol veriyor.
“Arkadaşlar tamam, rakiplerimizi etkisiz hale getirelim ama partiyi de bitirmeyelim” demek yerine, önüne her konulan kâğıdı imzalıyor.
Zira onun kini ve nefreti de etrafındakilerden az değil. O da intikam hırsıyla yanıp tutuşuyor.
Onun gözü de işin sonunda olanın CHP’ye olacağını göremeyecek kadar kararmış.
Baksanıza, şu anda attığı her adım Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın işine geliyor ve Erdoğan da CHP’de yaşananlar için “Çamur Güreşi”, “Kayıkçı kavgası” ve “Koltuk kavgası” gibi tamlamalar yapıyor. Kılıçdaroğlu’nu da çamura batmış, kayıkçı kavgasına tutuşmuş, koltuk için kavga eden biri olarak gösterdiği halde Kılıçdaroğlu çıkıp “Hayır arkadaş, ben çamur siyaseti, kayıkçı kavgası ve koltuk kavgası içinde değilim” diyemiyor. Erdoğan’ın bu ithamlarını içine sindiriyor ve sessiz kalıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’na sorulması gereken sorular net:
1) - Hala muhalefette misiniz?
Hala muhalefetteyseniz, Özgür Özel ekibine indirmeye çalıştığınız her darbenin CHP’ye, hatta bütün muhalefete indiğinin, hatta her geçen gün iktidar değişikliği umudunu biraz daha kaybeden muhalif seçmeni de incittiğinin farkında değil misiniz?
Hala muhalefetteyseniz, neden enerjinizin tamamını emeklinin, emekçinin hakkını hukukunu savunmak yerine parti içi çekişmelere harcıyorsunuz?
Neden milleti inim inim inleten ve artık açlık/sefalet boyutuna gelen yoksulluğun hesabını iktidardan sormuyorsunuz?
Madem iktidar medyası sürekli sizi haber yapıyor, neden bunu fırsata çevirip sokağa, çarşıya, pazara inip oradaki gerçeklerin AK Parti tabanı tarafından görülmesine vesile olmuyorsunuz?
2- Yoksa iktidar safına mı geçtiniz?
Özgür Özel’e indirdiğiniz her darbenin iktidarın ekmeğine yağ sürdüğü, iktidar yanlısı medyanın da bu nedenle sizi göklere çıkardığı gayet net bir şekilde ortada.
Attığınız her adımın, kurduğunuz her cümlenin, onlarla yaptığınız her iş birliğinin iktidara hizmet ettiği gerçeğini göstermiyor mu size?
Ez cümle, Kemal Kılıçdaroğlu safını belli etmeli artık.
Önündeki iki yoldan birini seçmeli:
Ya gerçek bir muhalif siyasetçi gibi hareket etmeli ya da iktidarla birlik olduğunu göğsünü gere gere dünya aleme açıklamalı!
Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'ten gazeteci Deniz Zeyrek'e hakaret
Gazeteci Deniz Zeyrek'in, Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibinin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ve yargı ile koordineli hareket ettiğine dair kulis bilgisi paylaşmasına, Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'ten sert tepki geldi.
Zeyrek'e "müptezel" ve "sözde gazeteci" diyerek hakaret eden Çelik, Zeyrek hakkında hukuki süreç başlatacaklarını duyurdu.
CHP'ye yönelik verilen "mutlak butlan" kararına ilişkin tartışmalar sürüyor.
Nefes Gazetesi yazarı Deniz Zeyrek'in, Kılıçdaroğlu ekibinden bir isme dayandırdığı "Yargı tamamen arkamızda, Mehmet Uçum süreçte yaşanacak her detayı planlamış" şeklindeki haberine, Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik sosyal medya üzerinden yanıt verdi.
X hesabı üzerinden bir paylaşım yapan Celal Çelik, Zeyrek'in yazısındaki "çok güvendiğim bir kaynağım" ifadesine atıfta bulunarak gazeteciyi hedef aldı. Çelik, "'Çok güvendiğim bir kaynağım; Deniz Zeyrek isimli sözde gazetecinin, belediyelerden para aldığını söyledi!'" ifadelerini kullandı.
Paylaşımının devamında gazeteci Zeyrek'e yönelik hakaret içerikli ifadeler kullanan Çelik, "Deniz Zeyrek gibi müptezellerin gazetecilik tarzı!!!" dedi.
Çelik, Zeyrek'in yazısındaki iddiaları "ahlaksız iftiralar" olarak nitelendirirken, konuyu yargıya taşıyacaklarını ilan etti. Kılıçdaroğlu'nun avukatı, "Çırpınışlarının, ahlaksız iftiralarının nedenini biliyoruz! Bunları yanına kâr bırakmayacağız! Hukuksal olarak gereğini yapacağız!" ifadelerini kullandı.