Antalya'nın kültürel hafızasında derin izler bırakan Antalya Arkeoloji Müzesi, 16 Temmuz 2025 tarihinde depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle ziyarete kapatılmasının ardından, 13 Eylül 2025 gecesi başlatılan tartışmalı yıkım süreciyle kentteki varlığını yitirmişti. Akademisyenlerin, sivil toplum örgütlerinin ve kent savunucularının bilimsel ve kültürel gerekçelerle yükselttikleri güçlü itirazlara rağmen gerçekleştirilen bu yıkım, şehrin tarihi belleğinde telafisi güç bir boşluk yaratırken, müze binasının "kent hafızasını silen" bir operasyonla ortadan kaldırılması kamuoyunda uzun süre tartışılmıştı.

Bu tartışmaların gölgesinde, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kasım 2025’te yaptığı açıklamada, yıkılan müzenin "çağdaş müzecilik anlayışıyla" yeniden inşa edileceğini belirterek, "Yenilenmesinin ardından bulunduğu bölgede bir odak noktası haline gelecek olan Antalya Müzesi'ni, çok daha fazla eserimizin sergilenmesine imkan verecek bir anlayışla 2026 yılında halkımızla buluşturacağız" ifadelerini kullanmıştı.

"Süreç Tamamen Şeffaflıktan Uzak"
Konuya ilişkin şüphelerini dile getiren Müze Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Hilmi Uysal, Bakan Ersoy’un verdiği sözlerin gerisinde kaldıklarını belirtti. "Biliyorsunuz Bakan, geçen sene müze kapatıldıktan sonra '2026 yılı Kültür Yolu etkinliğinde açacağız' demişti. Ama işte temmuza geldik, kapatılışının birinci yılı oluyor ve hiçbir açıklama yok. Ekim ayında da yetişeceğini sanmıyorum; asıl imkansız."
Prof. Dr. Uysal, sürecin şeffaf yönetilmediğine dikkat çekerek, "İki kere yasal başvurumuzu yaptık ama bize kimin yaptığı, kaça yapıldığı, ne zaman başlayıp biteceği, hangi kapsamda bir ihaleyle yapıldığı söylenmiyor. Şu anda orada bir şeyler sürdüğü herkesin gözü önünde ama o işlemin ihalesiyle ilgili hiçbir bilgi verilmiyor, 'ticari sır' deniyor. Bunlar bizi çok rahatsız ediyor" ifadelerini kullandı.

"Otel Müze" Şüphesi
Müzedeki eserlerin akıbeti ve projenin niteliği hakkındaki soru işaretlerine de değinen Uysal, kamuoyunda konuşulan "otel müze" iddialarını değerlendirdi. Prof. Dr. Uysal, "Bu sözcüğü kullanan eski Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Hasan Çerçiler’di. Eski Başkan bunu söyleyince, bu söz ciddiye alınması gereken bir söz oldu. Biz resmi açıklama yapılmadığı sürece bu tür şüpheler aklımızda kalacaktır. Ancak buranın otel müze yapılmasına Antalyalıların izin vereceğini sanmıyorum. Antalyalılar bilse, izin vermezler" dedi.

Yetkililerin müzedeki tarihi eserlerin hangarlarda korunduğu yönündeki beyanlarını hatırlatan Uysal, şeffaflık çağrısını yineleyerek, kent belleğinin en önemli parçasının geleceğinin hala belirsizlik içinde olduğunu vurguladı.
