"Sıfır Atık" Konusunda Tarihe Bir Yolculuk
Bir süreden beri TV ekranlarında ve sair basın bültenlerinde "Sıfır Atık" projesi üzerinde çalışmalar yapıldığına dair haberler yayınlanmaktadır. Çok sevindim.
Aslında konunun 63 yıllık bir geçmişi olduğunu ifade ederek bu konuda bir bilgilendirmeyle çalışmalara katkıda bulunmak istedim.
Şöyle ki; yıl 1963, aylardan Kasım, yer Ankara Mamak Çöplüğü. Ben Ankara'da kolejin çevre bölümünde çevre talebesiyim.
Acı bir haber geldi okulumuza: "Mamak Çöplüğü'nde iki işçi çöplerin altında kalarak ölmüş, bulunamıyormuş." Hemen sınıf olarak olay mahalline hareket edip durumu inceledik. Mamak Çöplüğü, büyük bir vadinin arasında binlerce metreküp katı atığın (çöpün) bulunduğu bir yerdi.
Hocamız, Dünya Sağlık Örgütünden Abdullah İleri. Çöplük tepesinin başında 50 öğrenci olarak "U" düzeni aldık, hocamızı dinliyoruz. Hocamız anlatmaya başladı:
"Çocuklar, çöp denilen katı atıklar organik ve inorganik olarak fiziki bir bileşimdir. İnorganik kısmı cam, metal ve plastik maddeler; organik kısmı da evsel atıklardır.
Almanya, savaştan sonra çöplerle ilgili olarak derhal kaynağında ayırım işlerini başlatarak sıfır atık projesini geliştirmiştir. Mutfaklarının kenarına bir öğütücü makine monte ederek organik atıkları öğütüp kanalizasyona verirler. Kanala verdikleri atıklardan yakıt ve enerji üretmekte, organik kısımlarından organik gübre elde ederek tarımda, kültür bitkilerinin üretiminde kullanmak suretiyle her açıdan ekonomiye katkıda bulunmaktadırlar.
Ülkemizde de bu projenin uygulanması için Sağlık Bakanlığının harekete geçmesi gerekir. Sıfır Atık Projesi'nin uygulanması hâlinde çöp imha alanlarının daraltılarak ormanlarımızın ve geniş arazilerimizin fuzuli işgali de önlenmiş olacaktır. Çöplerin kaynağında ayırım işleminin yapılması, deponi sisteminin kurularak dano tesislerinde 72 saatte organik gübre imal edilmesi gibi uygulamalarla ülkemizde katı atık sorunu çözülebilecektir."
Aradan 63 yıl geçti. Yani demek isterim ki naçizane bizler, çevre konusunda yetiştirilmiş insanlar olarak 60 yılı aşan bir zamandan bu yana hep bekledik.
Kaynağında ayırım, deponi ve dano tesislerinin fermantasyon sistemiyle organik gübre elde edilmesi, Sıfır Atık Projesi'nin uygulanması için neden 60 yıl beklendiği merak konusudur.
Neyse ki geç de olsa Sıfır Atık Projesi'ni başlatan proje sahiplerine teşekkür ederim. Olayın ana teması; projenin 60 yıl öncesine hitap etmesidir.
Konuya girmişken bir hususu da hatırlatmakta yarar olabilir. Malum, zaman zaman dış ülkelerden çöp ithal edildiğine dair basın haberleri yayınlanmaktadır. Merakımdır; o çöpler organik mi, inorganik mi, bileşenli mi, radyasyonlu mu, kompozisyonunda toksik madde var mı, kimyasal ve kanserojen ajan içeriyor mu, nükleer bulaşıklı unsur var mı, hijyen kavramı açısından herhangi bir bulaşıcı hastalık unsuru taşıyor mu, mesela barsak enfeksiyonuyla alakalı mikroorganizmalar var mı?
Ülkemize girerken bu konuda bir laboratuvar araştırması yapılıyor mu, merak konusudur. Bütün bu konudaki kaygıların bertarafı için önceden olduğu gibi Hıfzıssıhha Enstitülerinin yeniden faaliyete geçirilmesi iyi olur.