Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
27°

“İpe Un Sermek”

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
“İpe Un Sermek”

Dilimizde “ ipe un sermek “, yapılması istenen bir işten kaçınmak için akla mantığa uymayan bahaneler üretmek veya olmayacak engeller ileri sürmek anlamına gelir. Günlük hayatta bizi zorlayan durumlarda hemen hepimiz, bu yaratıcı kaçış yollarına başvurmuşuzdur.

 

Kültürümüzde yer eden bu deyim, meşru bir işi savuşturmanın, çeşitli bahanelerle yapmamanın yollarından biridir. “ İpe un sermek” deyiminin kaynağı ünlü “ Nasreddin Hoca” fıkrasındadır.

 

“ Zamanında Hoca’nın kapısını sık sık çalan, ondan sürekli eşya isteyen ısrarcı bir komşusu varmış. Hoca bu durumdan bıkmış ve kibar bir yol bulmaya çalışmış.

Yine bir gün komşu kapıyı çalmış ve :

_ Hocam hanım çamaşır yıkayacak da, elinde ip var mı? Ödünç alayım. Demiş. Ama hoca, ipi vermemek için cevabı patlatmış:

_ Valla komşu, hanım ipe un serdi. İp müsait değil. O yüzden veremem. Demiş. Komşu şaşkınlıkla:

_ Yahu hocam, hiç ipe un serilir mi? Diye sormuş.

Hoca cevap vermiş:

_ Serilmez olur mu? Ben ipi vermek istemeyince, pekala serilir! “

 

İstenmeyen işleri türlü bahanelerle savuşturma anlamına gelen bu deyim, sadece basit bir bahane bulma yöntemi değildir. Özünde, köklü bir sorumluluktan kaçma eğilimini ve dürüstlük erozyonunu barındırır. Bu davranışı alışkanlık haline getiren kişilerin karakter yapıları, psikolojik savunma mekanizmalarıyla şekillenmiştir.

İPE UN SERENLERİN KARAKTER YAPILARI

Uzmanlara göre bu eğilimde olan bireylerin kişilik analizinde şu belirgin özellikler öne çıkıyormuş;

_ Sorumluluk Bilinci Eksikliği: Görev ve yükümlülük almaktan korkarlar. Sonuçlarla yüzleşmek yerine, görünmez olmayı seçerler.

_ Pasif_ Agresif Yaklaşım: Doğrudan “ Hayır” diyemedikleri için, işi zamana yayarak veya imkansız koşullar öne sürerek sabote ederler.

_ Özgüven Yetersizliği: Başarısız olma korkusu ( atychiphobia ) nedeniyle işe hiç başlamamayı bir başarı sayarlar.

_ Manipülasyon Eğilimi: Karşı tarafı suçlu veya çaresiz hissettirecek mantık dışı gerekçeler üretmekte ustadırlar.

DÜRÜSTLÜK ve GÜVEN EROZYONU :

İpe un seren insanların en büyük problemi “ öz_ dürüstlük “ eksikliğidir.

 

_ Gerçeği Eğip Bükme: “ Yapmak istemiyorum “ demek yerine, “ Şartlar izin vermiyor.” Diyerek hem kendilerini, hem de çevrelerini kandırırlar.

_ Güvenilirlik Kaybı: Bu karakter yapısı zamanla kronikleşir. Çevrelerindeki insanlar da onlara güvenmeyi bırakır. Çünkü vaatlerinin arkasının boş çıkacağını bilirler.

_ Ahlaki Esneklik: Küçük bahaneler, zamanla daha büyük yalanların kapısını aralar. Net bir “ Hayır ” yerine dolambaçlı yollar seçmek, dürüstlük ilkesini zedeler.

 

Sorumluluklarını ve yapması gerekenleri çeşitli bahanelerin arkasına saklanarak yerine getirmeyen, erteleyen insanların dürüstlükten uzak bu yaklaşımları, insanlar üzerinde ağır bir yıkım ve hayal kırıklığı yaratır.

 

“ Hiçbir şey, sorumluluktan kaçmak kadar kolay, onun kadar da yıkıcı değildir.” diyen Sir Josiah Stamp haklıdır aslında.

 

“ Kendine yalan söyleyen ve kendi yalanına inanan insan, kendi içindeki ve etrafındaki gerçeği ayırt edemez hale gelir.” Diyor Fyodor Dostoyevski.

 

İpe un serenlerle başa çıkmak zordur gerçekten. Ama onlardan uzak durup, değer vermemek, fırsatçı davranışlarına izin vermemek, her zaman mümkündür. Verecekleri zararı en aza indirmenin yolu da budur bence.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız