Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
25°

CHP Ve Türkiye Üzerinde Dönen Oyunlar

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
CHP Ve Türkiye Üzerinde Dönen Oyunlar

Bana göre bugün CHP üzerinde ve dolayısıyla Türkiye’nin siyasi geleceği üzerinde oynanan oyunlar; ABD, Avrupa Birliği, bazı Orta Doğu ülkeleri ve Türkiye içerisindeki çeşitli güç odaklarının çıkarlarının kesiştiği karmaşık bir sürecin parçasıdır.

Bu filmi ilk kez izlemiyoruz.

Türkiye; Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan, dünyanın en stratejik geçiş noktalarından olan İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına sahip, enerji yollarının merkezinde bulunan önemli bir ülkedir. Bu nedenle güçlü, demokratik, laik, bilim ve teknoloji üreten bir Türkiye’nin bazı çevreleri rahatsız ettiğini düşünüyorum.

Çünkü Türkiye üreten, geliştiren, kendi teknolojisini ortaya koyan ve ekonomik olarak bağımsız hareket eden bir ülke hâline geldiğinde yalnızca bir pazar olmaktan çıkar, aynı zamanda küresel ölçekte güçlü bir rakibe dönüşür.

Bu nedenle başta Orta Doğu olmak üzere birçok Müslüman toplumun yıllardır din, mezhep, cemaat ve tarikat eksenli tartışmalar içerisinde tutulduğunu düşünüyorum. Bilim, eğitim, teknoloji, üretim ve kalkınma yerine toplumların sürekli kimlik ve inanç merkezli tartışmalara sürüklenmesi, onların enerjilerini ve kaynaklarını tüketmiştir.

Sonuç olarak birçok ülke üreten değil tüketen, yön veren değil yönlendirilen bir konumda kalmıştır.

Gelelim CHP’ye…

CHP, Cumhuriyet’in kurucu partisidir. Laika Cumhuriyetin ve Atatürk devrimlerinin en önemli siyasi temsilcilerinden biridir.

Benim görüşüme göre CHP’nin güçlü bir şekilde iktidara gelmesi, yalnızca Türkiye’nin iç siyaseti açısından değil, uluslararası dengeler açısından da önem taşımaktadır. Çünkü CHP’nin siyasi geleneği, ulusal çıkarları önceleyen ve daha bağımsız bir dış politika anlayışına yakın durmaktadır.

Devletler duygularla değil çıkarlarla hareket ederler. Bu nedenle uluslararası ilişkilerde dostluklardan çok stratejik hesaplar belirleyici olur.

Tarih boyunca büyük güçlerin, kendi çıkarlarıyla uyumlu gördükleri yönetim modellerine daha sıcak baktıkları; bağımsız hareket etme potansiyeli taşıyan siyasi yapılara ise daha mesafeli yaklaştıkları görülmüştür.

Bülent Ecevit döneminde yaşanan gelişmeler ve Türkiye’nin bazı konularda Batılı müttefiklerinin beklentilerinden farklı politikalar izlemesi bunun örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.

Bugün de benzer hesapların farklı yöntemlerle sürdüğünü düşünüyorum.

İşte tam bu noktada hem dış hem de iç siyasi dengeler devreye girmektedir.

Laik, sosyal demokrat ve Cumhuriyetçi bir partinin güçlü bir iktidar alternatifi hâline gelmesi; mevcut düzenden çıkar sağlayan bazı çevreleri rahatsız etmektedir.

Kemal Kılıçdaroğlu döneminde CHP farklı toplumsal kesimlere ulaşarak oy tabanını genişletmeye çalışmış, Özgür Özel döneminde ise daha genç, daha dinamik ve daha görünür bir siyaset anlayışı ortaya çıkmıştır.

Uzun yıllardır iktidarda bulunan siyasi kadroların yaşadığı yorgunluk ve toplumdaki değişim isteğiyle birlikte CHP yerel seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi konumuna yükselmiştir.

Benim değerlendirmeme göre CHP’nin yeniden güçlü bir iktidar alternatifi hâline gelmesi, dikkatlerin bu parti üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştur.

Tarikatlar, cemaatler ve yıllardır bu düzen içerisinde güç kazanmış yapılar böyle bir değişimden doğal olarak memnun olmayacaktır.

Bu nedenle CHP’nin kendi içerisinde bölünmesi, farklı kamplara ayrılması ve iktidar alternatifi olmaktan uzaklaştırılması bazı çevrelerin işine gelebilir.

Benim gördüğüm senaryoda mesele yalnızca bir parti meselesi değildir.

Mesele Türkiye’nin geleceği, laik Cumhuriyetin devamı ve demokratik sistemin güçlenip güçlenmeyeceği meselesidir.

Benim kanaatime göre uzun yıllardır CHP’ye destek veren Alevi seçmenin partiden kolay kolay kopmayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle CHP’nin belirli bir seçmen kitlesine sıkıştırılması ve toplumun diğer kesimleriyle bağ kurmasının zorlaştırılması yönünde çeşitli siyasi hesaplar yapılmış olabilir.

Amaç; CHP’yi Türkiye’nin tamamına hitap eden geniş tabanlı bir iktidar partisi olmaktan çıkarıp, belirli bir seçmen grubunun partisi hâline dönüştürmek olabilir.

Böylece oyları korunurken, tek başına iktidar olabilecek toplumsal çoğunluğa ulaşması zorlaştırılabilir.

Bugün siyasi kulislerde yeni parti iddiaları, yeni oluşumlar ve yeni ayrışmalar konuşulmaktadır.

Bu iddiaların ne kadarının gerçekleşeceğini zaman gösterecektir.

Ancak muhalefetin sürekli parçalanması ve yeni siyasi oluşumlar arasında bölünmesi durumunda bundan en çok mevcut düzenin memnun olacağı açıktır.

Çünkü parçalanmış bir muhalefet, güçlü bir iktidar alternatifi oluşturmakta zorlanacaktır.

Bu tablo en çok laik sistem yerine farklı bir toplumsal düzen isteyenleri, tarikat ve cemaat yapılanmalarını, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerinden rahatsız olan çevreleri memnun edecektir.

Benim gördüğüm tablo budur.

Çünkü tarih bize şunu göstermiştir:

Bir partiyi, bir hareketi ya da bir toplumsal gücü zayıflatmanın en etkili yolu dışarıdan saldırmak değil, içeriden bölmektir.

Dışarıdan yıkılamayan yapılar çoğu zaman içeriden yaşanan ayrışmalar nedeniyle güç kaybetmiştir.

Bu nedenle bugün CHP’de yaşanan gelişmeleri değerlendirirken kişilere ve günlük tartışmalara takılıp kalmak yerine daha geniş bir perspektiften bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü mesele yalnızca CHP’nin geleceği değil; Cumhuriyetin, laikliğin, demokrasinin ve Türkiye’nin geleceğinin nasıl şekilleneceği meselesidir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız