“Bazi insanların hayali huzur”
Galiba bazı insanlar hayatı çok erken ciddiye alıyor.
Daha herkes anı yaşamaya çalışırken…
Onlar kafalarının içinde çoktan başka bir hayat kurmaya başlıyor.
Bir düzen.
Bir sistem.
Bir gün gerçekten rahatlayabilecekleri bir hayat.
İlginç olan şu ki…
Dışarıdan bakınca hep güçlü görünüyorlar.
Çünkü sürekli bir şey çözüyorlar.
Bir problem…
Bir eksik…
Bir sorumluluk…
Hayat onların omzuna ne koyarsa taşıyabiliyor gibi duruyorlar.
O yüzden kimse kolay kolay “yoruldular mı acaba?” diye düşünmüyor.
Belki onlar da düşünmüyor zaten.
Çünkü bazı insanlar küçük yaşlardan itibaren huzurdan çok sorumluluk öğreniyor.
Durmayı değil…
Dayanmayı.
Dinlenmeyi değil…
Devam etmeyi.
Ve insan bir yerden sonra bunu karakteri sanıyor.
Sanki her şeyi kontrol altında tutarsa ancak rahatlayabilecekmiş gibi.
Bu yüzden bazı insanların zihni hiç susmuyor.
Gece oluyor mesela.
Herkes uyuyor.
Ama onların kafası hâlâ bir şey yetiştirmeye çalışıyor gibi.
Eksikler…
Çözülmesi gereken işler…
Yarın halledilecek meseleler…
İnsan bazen işten değil…
Kafasının içinden çıkamamaktan yoruluyor.
Bir yerden sonra şunu fark ediyor insan:
Bazı yorgunluklar uykuyla geçmiyor.
Çünkü beden değil…
Zihin yorulmuş oluyor.
Belki de bu yüzden bazı hayaller çok sessiz.
Gösterişli değil.
Büyük büyük cümleleri yok.
Telefona bakmadan içilen bir kahve mesela.
Acele etmeden geçen bir akşam.
Küçük bir bahçe.
Birkaç ağaç.
Bir oltanın ucunda bekleyen sessizlik.
Ya da sadece…
Hiçbir yere yetişmek zorunda olunmayan bir gün.
Kimi insanın derdi para değil zaten.
Kafasının içini susturabileceği bir düzen kurmaya çalışıyorlar.
Bugün biraz fazla yorulup…
Yarın biraz daha sakin yaşayabilmek için.
Ama hayatın garip tarafı şu galiba:
İnsan bazen ileride huzurlu olabilmek uğruna…
Bugünkü huzurunu fark etmeden tüketiyor.
Ve en sessiz yorgunluklar da tam orada başlıyor.
Çünkü bazı insanlar “iyiyim” derken rol yapmıyor.
Gerçekten durup ne hissettiklerini düşünecek vakitleri olmuyor.
Belki de mesele yorgunluk değil.
Bazı insanlar hayatları boyunca ilk kez gerçekten rahat bir nefes alabilecekleri günü bekliyor.
Ben Aslı.
Bazı insanların hayali büyümek değil.
Bir gün içlerinin sessizleşmesi.
Biz de… Bir sonraki cümlede görüşürüz.