Kalabalık bir şehirdeyiz ama samimiyetimiz yok
Her geçen gün yeni binalar yükseliyor, yeni yollar açılıyor, yeni kalabalıklar oluşuyor. Yaşanılan şehir genişliyor, yaşam hızlanıyor. Ama bütün bu büyümenin içinde sessizce kaybolan başka bir şey var:
İnsan…
Hiç düşünüyor musunuz?
Aynı şehirde yaşayan insanlar neden artık birbirine bu kadar uzak?
Eskiden Antalya’nın ilçelerinde hayat daha başka akardı.
Kaş’ta, Elmalı’da, Finike’de, Korkuteli’nde insanlar birbirini tanırdı.
Bir kahvede edilen sohbet bazen saatler sürerdi.
Sokakta sorulan bir “Nasılsın?” bile gerçek bir anlam taşırdı.
Şimdi ise aynı apartmanda yaşayan insanlar bile birbirini tanımıyor.
Kalabalık bir şehirdeyiz ama samimiyetimiz yok.
Kafeler dolu…
Caddeler kalabalık…
Trafik bitmiyor…
Peki bütün bu kalabalığın içinde neden insanlar kendini bu kadar yalnız hissediyor?
Artık insanlar aynı masada oturup birbirinden uzak kalabiliyor.
Herkes telefonda…
Herkes başka bir dünyanın içinde…
Yan yana yürüyen insanlar bile birbirine temas etmiyor.
Belki büyükşehir hayatı bize hız kattı.
Belki daha modern bir yaşam sundu.
Ama sizce huzurumuz da aynı hızın içinde kaybolmadı mı?
Çünkü küçük ilçelerde hayatın hâlâ başka bir tarafı var.
Bir esnaf hâl hatır soruyor,
Bir komşu kapını çalıyor,
Bir selam bile insanın gününü değiştirebiliyor.
Şimdi dönüp baktığımızda teknoloji gelişti, şehirler büyüdü…
Peki ya insan?
Belki daha modern olduk.
Belki daha hızlı yaşamaya başladık.
Ama galiba biraz da ruhumuzu geride bıraktık.
Çünkü insan bazen en büyük yalnızlığı, milyonların içinde yaşıyor.