Katolik nikahı
Hristiyanlığın Katolik mezhebine göre evlenen çiftler ölünceye kadar ayrılamaz. “Ya benimsin ya da kara toprağın” diye hareket eden saplantılı aşıklar misali bazılarımız oturduğumuz koltuklardan sanki Katolik nikâhı yapmış gibi ölünceye kadar kalkmak istemiyoruz. Siyaset dünyamızda da böyle. Sivil toplum kuruluşlarında da öyle. En kıytırık makamdan bile kalkmak istemiyoruz. Şöyle bir bakın. Kimler hangi görevde ne zamandan beri oturuyorlar? Babalarımızın çiftliği olsa bu kadar oturamayız belki de. Ama bu durumdan toplum son derece rahatsız. Nitekim 2001 yılında kurulan AKP, Siyaset meslek değildir diyerek bir görevde 3 dönemden fazla durulamayacağını belirterek yüreklere tercüman olmuştu.
2002 seçimlilerinde bu vaatlerle iktidara gelen AKP o günden beri ülkenin yönetiminde: 3 dönem şartına öyle ya da böyle bir şekilde uymaya çalışıyorlar. AKP iktidara geleli Neredeyse çeyrek asır geçmiş. Cumhuriyeti kuran CHP ’ye bakıyoruz. Memlekette sanki hiç başka hiç adam kalmamış gibi özellikle de kazanılması kesin olan yerlerde sürekli aynı isimler belediye başkanı ya da milletvekili oluyor. Bazıları bilmem kaç dönem milletvekili olduktan sonra belediye başkanı yapılıyor. Bu kişiler de sanki bulunmaz Hint kumaşı misali hareket ediyorlar. Sonra da partiden istifa edip tası trağı toplayıp gidiyorlar. İşte son yıllarda yaşanılan olaylar ortada. İsimleri adli olaylara ve transferlere karışan isimlerin hangileri kaç dönem belediye başkanlığı ya da milletvekilliği yapmış? Bu normal mi? Neden sürekli aynı isimler aday gösterilip seçiliyor? Siyaset bir meslek midir? Oysa Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürk, cumhuriyeti Türk gençliğine emanet etmemiş miydi? Geçtiğimiz 19 Mayısta CHP genel başkanı sayın Özgür Özel siyaset dünyasının çok yaşlı olduğunu söyledi. Kendisinin de yaşlı olduğunu ifade etti. Haklı mı haklı. Özgür Özel benim gibi 60’ına merdiven dayamış biri. Ömrünün yarıdan fazlasını yaşamış bir adam. Bilmem kaç dönemdir milletvekili. Kılıçdaroğlu’nun saymıyorum bile. Siyasi ahlak yasasından filan bahsediyorlar. Getirin kardeşim delegelerin önüne sandığı. Onlar kimin belediye başkan adayı ya da milletvekili adayı olacağına karar verirler. Bu aziz milletin sağ duyusuna kulak verdiğimiz zaman siyasette de arınma da kendiliğinden gerçekleşecektir. Siyaset dünyasında Siyasi ahlak o zaman hakim olacaktır. Hangi parti olursa olsun, hangi sivil toplum örgüt ü ya da meslek odasının hangi makamı olursa olsun, bir kişi aynı görevde bir dönemden fazla kalmamalı. Görevi bittiği zaman bırakıp gitmesinin bilmeli.