Antalya Suyuna ve Su Kaynaklarımıza Dikkat
Üç yıldan bu yana kentimizin içme suyunun ve su kaynaklarımızın üzerindeki risk faktörlerini defalarca dile getirdik ama sonucun değiştiğinden pek söz edemiyoruz sanırım. Zira su kaynaklarımızla ilintisi olabileceğini söylediğimiz kirlilik kaynakları üzerinde ilgisi ve yetkisi bulunan 6-7 kurum yetkililerini Antalya Kent Konseyi'ne davet ederek detayları konuştuk. Komisyonlar oluşturuldu. Mülki İdare başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlara tehlikenin boyutları anlatıldı. Konunun hayati önemi nedeniyle bazı kurum ve kuruluşlarımızdan randevu talep edildi. Sanıyoruz ki daha önemli meşguliyetleri nedeniyle randevu alıp görüşmeler gerçekleştirilemedi.
Güven veren ilgili çevrelerden alınan bilgilere göre şebeke suyumuzun akıbeti üzerinde mutlaka mühim çalışmaların yapılması gerektiğini söylemek yerinde olacaktır. Diğer taraftan, böylesine önemli bir konuda yetkililerden randevu verilmemesini de düşündürücü buluyoruz.
Başkaca önerilerimiz arasında:
a) İlgili yönetmeliğe göre şebeke suyumuzun kimyasal ve bakteriyolojik analiz yöntemleri, standart tahlil yöntemlerine ek olarak, suyumuzda pestisit, insektisit, kimyasal asit, siyanür ve arsenik araştırmalarının da yapılması iyi olur.
b) Dezenfeksiyon işlemleri için uygulama istasyonları ve ml.da ppm miktarları üzerinde halka açıklamalarda bulunulmalıdır.
c) Apartmanlarda yapılan arıtma işlemleri nedeniyle yaratılan %50 oranında su savurganlığı engellenmelidir.
d) Tüm sitelerin arıtma sularından bakiye klor (residüsüyle), kimyasal ve bakteriyolojik numuneler alınmalı; bu konularda tüm site ve apartman yöneticilerinin mutlaka en az üç günlük eğitime tabi tutulmaları mecbur edilmelidir.
e) Küresel iklim değişikliği ile su kıtlığı dikkate alınarak hortumla araba yıkamak yasaklanmalı; site ve apartmanlarda, otellerde, bahçe sulamalarında yağmur sularından yararlanma yöntemleri üzerinde projeler hazırlanıp uygulanmalıdır.
f) Suya yaklaşma, su kullanımı ve suyun tasarruf edilmesine odaklı olarak okullarda eğitim programları yapılarak çocukların bu konudaki bilinçlenmeleri sağlanmalıdır. Şebeke suyunun yararları halka anlatılarak, güneş altında günlerce istiflenen sulardan caydırılması sağlanmalıdır.
g) Eğer bilhassa üst düzeyden yetkililerin davetiyle bizlerin huzura alınmamızın sağlanması halinde, o sayın yetkililerimize daha neler anlatacağız, neler...
SONUÇ OLARAK: Vücudumuzun %89'u su olduğuna göre, bu tabiat hadisesine hayat kaynağı olan suyumuzla ilgili olarak söylediklerimizi ve söyleyeceklerimizi dikkate almayan kurumlarımız, durumu bir kere daha düşünüp dikkate almalıdırlar.