Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
29°

2026’da Türk Ordusu

YAYINLAMA:
2026’da Türk Ordusu

Filmi geri saralım. Nasıl başlamıştı yıkım?

Önce liselerdeki “Milli Güvenlik” dersini kaldırdılar. Yani milli güvenlik bilincine gerek yok dediler. Yurttaşlık bilincini yok etmek için de İlkokullardaki Andımızı kaldırdılar. Dolmabahçe Sarayı nizamiyesinde ve TBMM çevresindeki nöbetçi Mehmetçik devletin varlığının Türk Ordusu tarafından korunduğunun simgesiydi. Mehmetçik’e de gerek yok, polis yeter dediler.

Bedelli ve sözleşmeli askerliği süsleyip, profesyonel ordu yaratıyoruz diyerek Mehmetçik kavramını yok ettiler. Balyoz ve Ergenekon davalarıyla yıkım hızlandı. 15 Temmuz 2016 sahte kalkışmasıyla da yıkıntılar çürümeye başladı.

Yetkin Akıl

Ulusal Ordunun anlamı çok değerli, gücü ise çok önemlidir. Bir ordunu gücü Subaylarının değeriyle ölçülür. 31 Temmuz 1920 günü Mustafa Kemal Paşa’nın Afyonkarahisar, Kolordu Karargahında subaylara ne dediğini çoktan unuttuk. Devlet yetkin akıl ve liyakatli ellerde olduğunda siyasal bilinç, askerin her an darbe yapacağı takıntısından kurtulur, Türk Ordusu güçlü duruma gelebilirdi. Onu da unuttuk.

“Ancak ben varsam sen varsın, bensiz hiçbir şey yapmana izin vermem!” diyen kendine özgü Başkanlık sisteminin iyice yerleştiği bir devletin ordusunun da o sistemin içinde olduğunu biliyoruz. Bu sistem değişmeden hiçbir önerinin uygulama şansının olmayacağını da biliyoruz.

Bir Kanun Hükmünde Kararnameyle Türk Ordusunun teşkilat şeması, varoluş anlamı, maksadı değiştirilmiş, kurumsal ve geleneksel özellikleri aceleyle ortadan kaldırılmıştır. Ordunun hukuk, eğitim, lojistik ve sağlık kurumları geriye gitmiştir. Bugün için ancak demokratik ve yasal koşullar içinde geleceğin çağdaş ordusu kurulabilir. Çağdaşlığın yakalanması için siyasal ve askeri, ortak ve yetkin akıl ön koşuldur.

Bütün bunlara karşın, Türk Ordusunun kendine gelebilmesi ve dünya orduları arasında tekrar hak ettiği yerini alabilmesi için on yıldır bas bas bağırdığımız önerilerimizi tekrar sıralamak ve not etmek zorundayız.

Olmazsa Olmaz Olanlar

Türk Ordusu’nun yeniden dosta güven, düşmana korku salabilmesi için gerekli öncelikli konuları hamasetten kaçınarak sıralayalım.

1.Milli Savunma Üniversitesi adıyla kurulan, Askeri Eğitim ve Öğrenim sistemini sivil akademik sisteme bağlamaya çalışan sistem acilen değişmelidir. Her bilim kendi konusu ve ortamında gelişir. Harp Okulları ve Askeri Liseler, kendi Kuvvetlerinin bünyesinde kendi ihtiyaçlarına uygun insan gücünü yetiştirmekten sorumlu olmalıdırlar. Yeni kurulan ve Askeri Lise ihtiyacını maskeleyen Harp Okulları Müşterek Hazırlık Sınıfı kaldırılmalıdır. Kapatılan Askeri Liseler mutlaka ve çoğaltılarak açılmalıdır. Askeri okullara alınacak ve mezun edilecek öğrencilerin bellek ve bedeni yeterlilikleri yanında ahlaki durum saptanmasında çağdaş yol ve yöntemler uygulanmalıdır.

2.Harp prensibinin ilki olan “Emir komuta birliği” nin yeniden tesis edilmesi için Kuvvet Komutanlıkları Genelkurmay Başkanına bağlanmalıdır. Topyekûn bir savaşta Geri Bölge Emniyeti ve Yurt İçi Savunması düşünülerek, Jandarma (Kanun Ordusu) Türk Ordusu bünyesine dönmeli, Subayları Harbiyede yetişmelidir.

3.Özel hukuk sistemi olmadan bir kurumda kendine özgü düzen ve disiplin tesis edilemez. Askeri Yargı Sistemi eskisinin eksiklikleri ve yanlışlıkları düzeltilerek hemen hayata geçirilmelidir.

4.Yurttaşlık bilincinin oluşması ve yurt savunmasının olmazsa olmazı “Mükellefiyet” esasına dayalı askerlik hizmetini sulandıran uygulamalardan vazgeçilmesi gerekmektedir. Askerlik süresi ve seferberlik sistemine ciddi bir işlerlik kazandırılmalıdır. Beş aylık askerlik yükümlülüğü ile uzman erbaş, Yedek Sb. Yedek Astsb. Yedek Er düzenlemeleri münakaşa edilmeli ve siyasal popülizme düşmeden yeniden gözden geçirilmelidir.

5.Yüksek Askeri Şura’nın General/Amiral terfileri ve atamalarını belirleyecek kurul, Yürütme Erkinin Başı, MSB, Genkur.Bşk., Kuvvet Komutanları ve Ordu Komutanlarından oluşmalıdır.

6.GATA ve diğer askeri hastaneler sivilleştirilip içinden çıkılmaz hale getirilmiştir. Bölgesel ve yerel savaşlardaki, gayrı nizami harplerdeki tahliye ve tedavi zinciri kendine özgü olmalıdır. Askerî sağlık, tahliye ve tedavi sistemi yeniden tesis edilmeli, salgın hastalıklarda ve deprem gibi afetlerde sahra hastaneleri kurabilecek kapasiteler yaratılmalıdır.

7.Türk Ordusu deprem, orman ve kent yangınları ve sel baskınlarda kullanılabilecek şekilde yeniden teşkil ve teçhiz edilmelidir. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kaldırılarak sorumluluk tamamen Türk Ordusu’na verilmelidir.

8.1975 yılından bu yana yürütülen silah ve teçhizatın millîleştirilmesi projeleri, reklam ağırlıklı değil gerçekler ve samimi uygulamalarla yürütülmelidir. Zaman geçirmeden milli tank motor ve transmisyon üretimine geçilmeli, KAAN Savaş Uçağı motorunun bir an önce üretimi sağlanmalıdır.

2026 yılındaki Türk Ordusu

Bugünkü dünyada okulsuz, hekimsiz ve hakimsiz bir ordu var mıdır? Bir zamanalar savaş sanatını bizden öğrenen, bağımsızlık ülküsünü bizden örnek alan, selam vermesini bile bizden öğrenen dünya ordularından çağdaş örnekler alınmasını istiyoruz.

Milli Savunma Bakanlığı eşgüdümünde, emekli ve muvazzaf askerlerin katılacağı çalıştaylar düzenlenmesi kaçınılmazdır. Yeniden tertiplenme ve düzenlenme zamanı gelmiş ve hatta geçmektedir. Bütün geri bildirimlerin, deneyimlerin, yanlış ve doğruların görüşülmesinin vaktidir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız