Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
24°

Çürüme ve yozlaşmanın sonuçları olur!

YAYINLAMA:
Çürüme ve yozlaşmanın sonuçları olur!

Nereye baksak, neye tutunmaya çalışsak olmuyor, elimizde kalıyor! Yozlaşma ve çürüme giderek çoğalıyor! Artan kadın cinayetleri, acımasız çocuk çeteleri, uyuşturucu bağımlılığının çocuk yaşlara kadar inmesi, fuhuş, yolsuzluk, rüşvet, kara para aklama, şantaj, tehdit, gasp ve çeteleşme ülkeyi adeta sarmış gibi! Oysa hepimiz biliyoruz; çürüme ve yozlaşmanın ülkemiz ve milletimiz için ağır sonuçları olur!

“Bir milleti yok etmek isterseniz, askeri istilaya lüzum yoktur. Ona tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini, ahlakını soysuzlaştırmak kafidir.” Demiş yazar Peyami Safa.

Çok da doğru söylemiş!

Asıl beka sorunumuz ahlaki yozlaşmayla başladı aslında. Ahlaki yozlaşma, insanın hatalarına bahane bulup, haksızlıklara göz yummasıyla başlar. Böyle de yaygınlaşır. Yozlaşma ve çürüme bir kez tetiklenince, toplumsal değerler, insani değerler çiğnenir. Toplumda önce en küçük birim olan aileler bozulur. Sonra bu bozulma topluma yayılır. En kötüsü de insanlar yozlaştıkça, çıkarları uğruna her değeri çiğner. Bu durum yayılıp, yerleşik hale gelince geriye dönüşü zorlaşır. İşte tam da o geri dönülmez noktaya geldik sanki! Hemen önlem alınmazsa, hepimiz için, ülkemiz için ağır sonuçları olacak gibi görünüyor.

Bütün bu toplumsal yozlaşma ve çürümeyi daha fazla görmezden gelirsek; aslında vatana ihanet etmiş oluruz.

“Vatana ihanetin nedeni olmaz. Er ya da geç bedeli olur.” Diyen büyük Önder Atatürk her zamanki gibi, bu konuda da haklıdır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız