Geldikleri gibi gitmediler!
Bugün 10 Kasım...
87 yıl önce aramızdan ayrılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz. Kocaeli Valiliği’nin örnek kararıyla bugün Kocaeli ve ilçelerinin merkez camilerinde Atatürk ve Kahraman Şehitlerimiz için Mevlid-i Şerif okutulacak.
Ayrıca; Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yapması gerekeni İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu yaparak tüm İl ve İlçe teşkilatlarına gönderdiği genelge ile Atatürk’ün vefatının 87. yıl dönümü münasebetiyle, 81 ilde Mevlid-i Şerif okutulması ve lokma döktürülmesi talimatı verdi.
Müsavat Dervişoğlu, önceki gün partisinin Balıkesir kongresinde yaptığı konuşmada da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, 10 Kasım’da Atatürk için Kur’an-ı Kerim okumaya davet etti.
Bakalım Sayın Cumhurbaşkanı bu davete icabet edecek mi?
İşte bu gelişmelerden sonra sözüm ona kendilerini radikal dinci olarak tanımlayan bir güruh koro halinde saldırıya geçtiler. Aslında bu tiplerin İslamiyet’le alakalarının olmadığını, samimi Müslüman olmadıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz.
Çünkü, İslamiyet nefret dilini değil hoş görüyü insanlığın en önemli göstergesi olarak öğütlemektedir…
Atatürk’ün manevi hatırasına hakaretlerle saldırmanın altında dini gerekçeler değil ihanet gerekçeleri yatmakta olduğu bir gerçektir.
Neden mi? Gelin anlatayım...
Atatürk; 57 yıllık ömrüne 11 savaş, batan bir imparatorluğunun küllerinden doğan yeni bir devlet, reformist bir anlayışla dünyaya örnek olacak inkılaplar sığdırdı... Cephelerde düşman mermilerine siper olduğu yıllarda 8 dil öğrendi, 4 bine yakın kitap okudu, 10’dan fazla kitap yazdı...
İşte o yıllarda; İngilizler, İstanbul’u ve boğazları işgal etmişti...
Fransızlar, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Gaziantep başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu’ya çöreklenmişti.
İtalyanlar, Antalya’yı işgal etmiş Akdeniz bölgesinin tamamına göz dikmişti…
Yunanlılar, Ege ve Batı Anadolu’yu yağmalıyordu!
Padişah Vahdeddin ise, Malaya adlı İngiliz zırhlısı ile Malta'ya kaçıyordu!
Beraberinde sadece 18 inanmış vatanseverle birlikte Samsun’a çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Amasya’da yayınladığı genelgede “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” diyerek Kurtuluş savaşımızı başlatıyordu.
Anadolu bir taraftan düşman çizmeleri ile çiğnenirken diğer taraftan yoklukla mücadele ediyordu.
Yol yoktu... Elektrik yoktu... Ulaşım kağnılarla sağlanıyordu...
Yiyecek ekmeği zor bulan 13 milyonluk imanlı, inançlı, azimli insanımız vardı sadece.
Vatanın işgal edildiği süreçte nasıl organize olacağını bilemeyen işte o insanları Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliği ve askeri dehası birleştirdi...
İmanla ayağa kalktılar. Can verdiler, kan döktüler sonunda vatanlarını, namuslarını, istiklallerini kurtardılar!
Fransızlar arkalarına bakamadan kaçtı…
İngilizler, önce kendilerine biat eden Padişahı kaçırdılar, sonra zorla da olsa canlarını...
İtalyanlar tırıs tırıs evlerinin yolunu tuttu!
Yunanlılar ise Ege’nin soğuk sularına gömüldü.
Atatürk, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra yeni bir savaşa başlamıştı. Yoklukla, yoksullukla ve cehaletle savaş… Yoklukla ve yoksullukla savaş kolaydı ama cehaletle savaş gerçekten zordu!
100 yıl geçti hala cehalet savaşımız bitmedi ne yazık ki!
Bazı insanlara hala Atatürk’ün, TBMM’ni Kur’an-ı Kerim okutarak dualarla açtığını, Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in Türkçe mealini hazırlattığını, Diyanet İşler Başkanlığını kurarak insanımızın dinini diyanetini adam akıllı öğrenmesini sağladığını, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’nın mescidini yıkmaya kalkan Vehhabi Suud Kralını nasıl dize getirdiğini anlatmaya çalışıyoruz!
Ama heyhat!
Hala, Yüce Allah’ın bizlere lütfu olan Atatürk’e kafir diyenler var... ateist diyenler var...veled-i zina diyenler var!
İşte o hainlere sormak gerekiyor; acaba Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu insanını ayağa kaldırarak aziz vatanımızı düşman çizmelerinden temizlemeseydi, sizler kim bilir kimin veledi olacaktınız?
İngiliz’in mi, Fransız’ın mı, Yunan’ın mı bilinmez!
Büyük hiciv ustası şair Neyzen Tevfik çok iyi tanımlamıştı vakti zamanında bu hainleri…
İşgaldeki hali sakın unutma / Atatürk'e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çıkardın amma / Baban kimdi bilemezdin şerefsiz
Anlayacağınız, Neyzen Tevfik’in dediği gibi; “Geldikleri gibi gitmediler. Kimi itini bıraktı, kimi bitini, kimi de piçini. Yoksa bu kadar şerefsizin bizden olması mümkün değil”
Ezanımız dindirtmeyen, Bayrağımızı indirtmeyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah Arkadaşları ile Aziz Şehitlerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz…
Ruhları şad olsun…