Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
31°

Yaşam Maliyeti

YAYINLAMA:
Yaşam Maliyeti

İstanbul’un güncel sorunlarını tespit edip geleceğini planlamak amacıyla 2020 yılında kurulan İstanbul Planlama Ajansı (İPA) geçtiğimiz 3 Ekim'de dikkat çekici bir rapor paylaştı. İPA’nın araştırmasına göre İstanbul’da yaşamanın maliyeti geçen yıla göre geçtiğimiz Eylül ayında yüzde 42,86 artmış. Böylece İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 102 bin 45 liraya çıkmış. Peki Antalya’da durum nasıl? Antalya’da böyle bir araştırma yapan bir planlama ajansı yok. Keşke bir an önce kurulsa da böyle çalışmalar Antalya’da da yapılabilse. Ama Antalya’da yaşamanın maliyeti İstanbul’dan çok daha fazla olabilir. Yani İstanbul’da fiyatların çoğu bana göre Antalya’dan çok daha ucuz. Oysaki eskiden böyle değildi. 1990’lı yıllarda ben üniversite öğrencisiyken berber tıraşından lokantalardaki fiyatlara, ev kirasından, ulaşıma kadar Antalya İstanbul’a göre çok daha ucuzdu. O yıllarda Güllük Caddesi'ndeki evimizin kirası Beşiktaş’ta çocukluk arkadaşım Lara’daki Kum Heykel Müzesinin işletmecisi Cem Karaca ile oturduğumuz evin yarı kirasını bile karşılamıyordu. İstanbul’da berber parası çok fazla olduğu için o yıllarda tıraşımı bile bazen Antalya’ya gittiğimde oluyordum. Rahmetli anneciğim mutfak giderlerimizi hafifletmek için kavurma yapıp gönderiyordu. Ya şimdi? Roller değişmiş. Kısa bir süre öncesine kadar Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi RTS Bölümünde Danışma Kurulu Üyeliği yapıyordum. Bir keresinde kurul toplantısı için üniversiteye gittiğimde İstanbul’dan gelen hocalar Antalya’daki taksi fiyatlarından yakınmışlardı. Antalya’daki fiyatların İstanbul’un çok üzerinde olduğunu söylemişlerdi. Bu iddiaya açıkçası çok şaşırmıştım. Kısa süreli seyahatler dışında İstanbul’un son durumunu bilmiyordum.

Kızım bu yıl İstanbul’da yüksek lisansa başlayınca peşinden ben de gittim. Ev kiraları Antalya’yla aşağı yukarı aynı. Örneğin ben Antalya’da geçtiğimiz yaz Zeytinköy’ün dibindeki Kızılarık Mahallesinde bir dairemi aylık 35 bin liraya kiraya vermiştim. Kızıma ise İstanbul’da Elmadağ’da eşyalı 1 oda bir salon içi 5 yıldızlı otel konforunda tarihi bir evi faturalar dahil 36 bin liraya kiraladık. Taksim’e bir adım uzaktaki bu ev metroya da otobüs duraklarına da çok yakın. İstanbul’da taksiye biniyorsun git git bitmiyor yol. Bakıyorsun taksimetre en fazla 500 lira yazıyor. Hele metroyla ulaşım çok daha ucuza geliyor. Öğrenciye 1 ay 200 biniş 500 lira. İster otobüse, ister feribota, istersen metroya bin. Öğrenciye bir yolculuk 2 buçuk liraya geliyor. Basın Kartı olan gazetecilere ise ücretsiz. Otoparklarda da basın kartını gösterince belli bir süre İspark’larda ücret alınmıyor. Ama Antalya’da Konyaaltı Sahili'nden transit geçseniz bile basın kartını bile kabul etmeyip 50 lirayı alıyor belediye. Antalya’da bir ay kadar önce saç tıraşımı 300 liraya olmuştum. Taksim’de kafelerin olduğu sokaktaki bir berberde ise saç ve sakal tıraşımı 300 liraya oldum. Saç tıraşı 200. Sakal 100 liraymış. Konyaaltı’nda pantolon paçasını 200 liraya kısalttırmıştım. Taksim’deki bir terziye bu iş için 150 lira ödedim. Taksim bölgesinde lokantalar da ucuz. 50 liraya bile çorba satılıyor. Antalya’da 2 yıl önce bile 50 liraya çorba yoktu. Sultanahmet Meydanı'nda kaynamış ya da közlenmiş mısır 50 liraya satılıyor. Taksim’de ise 70 lira. Antalya Konyaaltı Sahili'nde geçtiğimiz yaz haşlanmış mısırı 100 liraya satıyorlardı. Onu bırakın tuvalet ücretleri bile çok daha ucuz İstanbul’da. Geçen yaz Antalya’da Valilik'ten kiralanan Kaleiçi’ndeki Mermerli Plajı'nın tuvaletin giriş ücreti 1 Euro’ydu. Bizzat kendi gözlerimle görmüştüm. Yani 50 lira. Yerli vatandaştan ise 30 lira aldıklarını söylemişlerdi. İstanbul’da 10 liranın üzerinde tuvalet ücretine hiç rastlamadım. Taksim’deki caminin altındaki tuvaletin ücreti de 10 lira. Tahsilatı bizzat caminin vakfı yapıyor. Kafe barlarda da fiyatlar Antalya’dan çok daha ucuz. Örneğin Taksim’in çevresinde çayın bardağı ortalama 20 liradan satılıyor. Bu bölgedeki barlarda ise 50 cl’lik bira 95 ile 150 lira arasında satılıyor. Çoğunda 100 lira. Bakkaldaki fiyatla neredeyse eşdeğer. Onu bırakın dünyaca ünlü bir kahve zincirinde bile fiyatlar Antalya’ya göre İstanbul’da yüzde 20 civarında daha ucuz. Antalya’da 210 liralık kahve İstanbul’da 180 lira. Kahve müptelası kızım bile fiyatlara şok oldu. Ya sebze ve meyve fiyatları? Onlar bile Antalya’dan daha ucuz.

Örneğin geçen hafta Beyoğlu’ndaki Pazar pazarında 1 kilo domates 25 liraydı. İçi de kıp kırmızıydı. Çanakkale’denmiş. Bu hafta fiyatlar daha yüksekti. Beşiktaş pazarında da durum pek farklı değildi. Ama maydanozundan üzümüne, balığından peynirine kadar fiyatlar Antalya’dan çok daha makuldü. Peki nasıl oluyor bu? Çünkü rekabet var İstanbul’da. Ahilik var. Esnaf müşterisini velinimet görüyor. Maalesef Antalya’da fiyatlar çığırından çıkmış durumda.. Öte yandan İstanbul’da tek bir fiyatı çok fahiş buldum. O da İstanbul Havalimanı ile şehrin muhtelif noktaları arasında yolcu taşımacılığı yapan otobüs şirketinin tarifesi. Taksim ile İstanbul Havalimanı arasında yaklaşık 50 kilometrelik mesafe için kişi başı 355 lira ücret alınıyor. Sanki şehirlerarası yolculuk yapıyorsunuz. Otobüsler dolu gidip dolu geliyor. Bu kadar yüksek ücrete nasıl izin verilmiş bilemiyorum. Bu otobüslerin fiyatlarını duyan turistler bile büyük şok yaşıyorlar.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız