Tutuklu başkanlar ve Muhittin Böcek…
Cumhurbaşkanı adayı olmak üzere kolları sıvayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir sabah evinden dev bir operasyonla alınması sonrasında başlayan belediye başkanları operasyonlarında onlarca CHP’li başkan tutuklandı. Biri de Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek…
Böcek, diğer tutuklu belediye başkanları gibi görevinden uzaklaştırıldı. Ama tutuklanmasına neden olan konu aslında direkt dahili olmadığı düşünülen bir mevzuu. Mal varlığı ve kişiliği itibariyle 1 daireye tenezzül etmeyeceği herkesçe bilinen Böcek, eski geline “rüşvetle alınan” ev iddiasından dolayı tutuklu…
Sonuç eski gelin serbest, oğul Gökhan Böcek yurda dönmüyor. Başkan Böcek ve yeni gelin tutuklu…
Belediyeden de bazı bürokratlar tutuklandı. Ama belediyeden ve şirketlerden evrak toplanmaya devam ediliyor. Duyumlara göre yeni gözaltılar olabilir…
Hem belediyede hem de ilçe belediyelerinde büyük tedirginlik var. Yarın kimin kapısına gidileceği belli değil…
Oysa soruşturmalar sürerken tutuklama yapılmayabilir. İddianameleri olmadan tutuklu olan onlarca kişi var. Seçilmiş belediye başkanları yurtdışı çıkış yasağı ile görevlerine devam edebilirdi…
Olmadı. Cezaevleri başkan, meclis üyesi, bürokrat ve gazeteci doldu…
Ve maalesef sağlık sorunu yaşayan iki belediye başkanı var; Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek…
Biri kanser hastası, diğeri COVİD-19’da ölümden dönmüş akciğerleri hasar almış bir başkan…
Tutuksuz yargılanmalarına mani olan durum ne bilmiyoruz ama geri dönüşü mümkün olmayan şeyler yaşanmamasını dileyerek bir not düşmek istiyorum…
Daha 1 Ağustos 2025’te Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta 33 canın yakılarak katledildiği saldırının sanıklarından Adem Kozu’nun cezası “sürekli hastalık” gerekçesiyle kaldırıldı…
Adalete inancımızı kaybetmek istemiyoruz. Çünkü adalet herkese lazım…
Muhittin Böcek’in Saygı Öztürk’e ilettiği mektuptan bir paylaşımla noktalayalım…
“Şimdi, adı sanı belirsiz iftiralarla, kurgulanmış senaryolarla, siyasi kumpaslarla tutsak edilerek hem şahsımın hem de temsil ettiğim iradenin itibarsızlaştırılmak istendiğini görüyoruz. Ne var ki bizler, halkımızın gönlünde yer etmiş bir anlayışın temsilcileriyiz. Ülkemizde son dönemde yaşanılanlar hukukun güvenilirliğini her geçen gün yıpratsa da ben adalete olan inancımı bugün de koruyorum. Bu yaşanılanların geçici bir durum olduğunu biliyorum. Bağımsız yargının, er ya da geç, gerçekleri ortaya çıkaracağına yürekten inanıyorum.”
Unutmadan, geciken adalet adalet değildir…