TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, basın mensuplarıyla gerçekleştirilen kahvaltı organizasyonunda TBMM gündemindeki Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi ve düzenlemenin turizm sektörüne olası etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Bağlıkaya, dijitalleşmeye karşı olmadıklarını ancak dijital platformlar arasında rekabet eşitliğini bozabilecek ayrıcalıklara karşı olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kıymetli basın mensuplarımızla kahvaltı organizasyonunda bir araya gelerek, TBMM gündemindeki Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi ve sektörümüze olası etkileri üzerine değerlendirmelerimizi paylaştık. Biz dijitalleşmeye değil, rekabet eşitliğini bozacak ayrıcalıklara karşıyız. Türkiye’de faaliyet gösteren seyahat acentalarımızın tabi olduğu kurallar ve üstlendiği sorumluluklar ortadayken, aynı pazarda faaliyet gösterecek yabancı dijital platformlara farklı koşullar sağlanması kabul edilemez. Turizmimizin geleceği, seyahat acentalarımızın haklarının korunması ve eşit rekabet koşullarının sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

“YABANCI DİJİTAL PLATFORMLARA AYRICALIK KABUL EDİLEMEZ”
TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kuk da kanun teklifinin seyahat acentaları ve Türkiye turizminin geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Kuk, TÜRSAB’ın dijitalleşmeye değil, yerli seyahat acentaları ile yabancı dijital platformlar arasındaki rekabet koşullarını bozacak düzenlemelere karşı olduğunu belirtti.
Kuk açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“TBMM gündemindeki Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi, seyahat acentaları ve Türkiye turizminin geleceğini tehdit ediyor. TÜRSAB olarak biz dijitalleşmeye değil, yerli seyahat acentaları ile yabancı dijital platformlar arasında rekabet eşitliğini bozacak düzenlemelere karşıyız. Yabancı dijital platformlara Türkiye’de şirket kurmadan faaliyet gösterme imkânı tanınması, yerli ve milli seyahat acentalarımız açısından kabul edilemez bir ayrıcalıktır. Türkiye turizminde “dijital kapitülasyon” yaratacak böyle bir düzenleme, eşit rekabet ilkesiyle bağdaşmıyor. Türkiye’de turizm hizmeti sunan tüm aktörlerin aynı kurallara ve yükümlülüklere tabi olması gerekiyor. Seyahat acentalarımızın hak ve faaliyet alanlarının korunması temel hedefimiz. Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda görev yapan değerli Milletvekillerimizin sağduyulu davranarak ülkemiz turizmini yabancı dijital platformların insafına bırakacak düzenlemeyi geri çevireceğine inanıyor, Türkiye’nin turizm pazarını, yıllardır bu ülkenin turizmine emek veren seyahat acentalarımızın aleyhine değiştirecek bu düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunuyoruz.”