Kalleşçe Öldürülen Türk Başbuğları-35
Bilmem başka bir açıklamaya gerek var mı?
Tam da burada bir hususa değinmeden edemeyeceğim. Ata’nın zehirlenmesi konusu ayrıntılarına kadar irdelendiğinde şu gerçek ortaya çıkmaktadır: Bu cinayet; yurt dışındaki masonların teşvik ve yardımı ile de olsa, sadece Türkiye’deki masonların işi olamaz. Atatürk gibi bir lideri böyle ellerini kollarını sallayarak zehirleyip öldüremezler. Onlara içeriden, yönetimden yardım eden/edenler mutlaka olmalı, hem de üst düzeyde güçlü biri – birileri olmalı. Bence vardı! Bu hainlik mutlaka bir gün anlaşılacak, ortaya çıkarılacaktır. Atatürk’ü zehirleyen Kötülüğün güçleriyle birlik içinde olanı/ olanları araştırmak isteyenlere, haydi benden bir ipucu: Yok yok, zamanı var…
ATATÜRK’ÜN NAÇİZ BEDENİ TOPRAK OLDU, AMA ONU ÖLDÜREMEDİLER
Başbuğ Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet, kurumlar, sanayi ve tarım alanındaki kalkınma atılımları; çok daha önemlisi Atatürk’ün fikir ve görüşlerinin ‘Kemalizm’ adıyla, insanlık adına bir yol haritasının oluşması Türk düşmanlarını çok tedirgin ediyordu. Atatürk’ün çizdiği yoldan gitmek sadece Türkler arasında değil diğer uluslar arasında da yaygınlaşmaya başladı. Bu gelişmenin önüne geçmek için ilk önce Yeni doğmuş olan Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Ulusu üzerinde çalışmaya başladılar. Ata’nın Uçmağa gidişinden hemen sonra içimizdeki işbirlikçileri de kullanarak şunları yaptılar: 1) Kapatılmış olan mason locaları yeniden açıldı. Uçak fabrikası hemen kapatıldı. Sanayi kuruluşlarının gelişememesi için sinsi çalışmalar başlatıldı. Sanayileşme yerine tarıma yönlendirme yaptılar. Sözde yardım vererek çeşitli anlaşmalarla Türk sanayisini denetimleri altın aldılar. 2) Dil ve Tarih kurumlarını, zaman içinde amaçlarından tamamen saptırdılar. 3) Milli eğitimimizi, milli olmaktan tamamen çıkardılar. Yetmedi 1946-47 yıllarında yapılan anlaşmalarla Türk Milli Eğitimini tamamen ele geçirdiler. Artık Türk çocuklarının nasıl eğitim ve öğretim görecekleri, hangi ders kitaplarının okutulacağı konularında bütün planlamalar batılı misyonerler tarafından yapılmaya başlandı!.. Böyle bir kepazelik tarihin hiçbir devrinde görülmedi! İşin korkunç tarafı durum günümüzde bile sürdürülmekte… Kötülüğün güçlerinin ve de yerli HAMAGA’LARIN bütün bu yaptıklarına karşın Türk Ulusu özellikle gençler Başbuğ Atatürk’ün izinden gitmeye devam ediyorlardı, inadına Türk Töresini canlı tutuyorlardı. Bu durumdan hiç hoşlanmayan düşmanlar, Türk Ulusu üzerinde, özellikle gençler hedef seçilerek, insan ve toplum mühendisliği taktikleri kullanılmak suretiyle sinsi bir çalışma içine girdiler: Sağcılık/solculuk, mezhepler, din, Osmanlı / Cumhuriyet gibi kavramlar üzerinden bölme, parçalama, birbirine düşman yapma gibi amaçlarına yönelik çalışmalara başladılar. Ne yazık ki bu konuda epeyce yol aldılar. Bir kısım insanımız gelip-geçmiş atalarımıza, yöneticilerimize sövmeye başladı. Bir kısım insanımız da Atatürk’e, silah arkadaşlarına ve Cumhuriyete sövmeye başladı… Amaçları Kemalizm’i ortadan kaldırmak ya, emelleri için en uygun kandırma – yanıltma yolu olarak din’i ve Devlet-i Ali hanedanını öne çıkardılar. Oysa Atatürk hanedana asla düşman değildi. Ancak artık yok edilmiş olan Devlet-i Ali’nin küllerinden yeni bir Türk Devleti kurulurken hanedanın işin içinde olması kesinlikle mümkün değildi. Pekiyi Hanedan bunu biliyor muydu? Elbette biliyorlardı. Bakın II. Abdülhamit Han’ın torunu Ertuğrul Osman Osmanoğlu bu konuda ne diyor: “Bir şeyi unutmayın. Eğer Mustafa Kemal Paşa olmasaydı hiçbirimiz olamazdık. Yaptığı devrim belki hanedan için kötü oldu, ama Türkiye onun sayesinde var. Siz, ben, hepimiz varlığımızı ona borçluyuz.” İşte gerçek durum bu!.. Dinin kullanılmasına gelince: Atatürk’ü din düşmanı gibi gösterttiler. Oysa Dinimizi kötü ve Kuran’a uymayan, aslında din dışı akımlardan o korumuştur. Bu korumayı kurumsallaştırmış ‘Diyanet İşleri Başkanlığını’ kurmuştur. Halkın İslamiyet’i anlayabilmesi için Kuran-ı Kerim’in Türkçe mealini hazırlatıp, bastırıp dağıttırmıştır…
Hiçbir tereddüde yer yoktur ki, Atatürk inançlı bir kişidir ve din düşmanı değildir.
Kötülüğün güçleri Atatürk’ü fikren öldürebilmek için yalnızca Türklerle uğraşmıyorlar, diğer milletlerle de uğraşıyorlar, çünkü: Dünyada pek çok millet ve devlet, Atatürk’ü örnek alarak her türlü sömürücülere isyan etmişlerdir.
DEVAMI VAR