Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya Barosu'ndan 'Gece Yarısı Sürgünü' Tepkisi! "Savunma Makamı Hedef Alınıyor"

Antalya Barosu'ndan 'Gece Yarısı Sürgünü' Tepkisi! "Savunma Makamı Hedef Alınıyor"

Antalya Barosu, İBB davası kapsamında tutuklanan avukat Mehmet Pehlivan’ın gece yarısı ailesine ve müdafilerine haber verilmeden Kandıra F Tipi Cezaevi’ne nakledilmesine sert tepki gösterdi. Baro, bu idari işlemi "adeta kaçırılırcasına" yapılmış bir sevk ve savunma hakkına vurulmuş ağır bir darbe olarak nitelendirdi.

Antalya Barosu, İBB davası kapsamında tutuklanan avukat Mehmet Pehlivan’ın gece yarısı ailesine ve müdafilerine haber verilmeden Kandıra F Tipi Cezaevi’ne nakledilmesine sert tepki gösterdi. Baro, bu idari işlemi "adeta kaçırılırcasına" yapılmış bir sevk ve savunma hakkına vurulmuş ağır bir darbe olarak nitelendirdi.

Antalya Barosu'ndan 'Gece Yarısı Sürgünü' Tepkisi! "Savunma Makamı Hedef Alınıyor"
KAYNAK: Buse Yeşil
FOTOĞRAF: haber merkezi

Antalya Barosu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında tutuklanan avukat Mehmet Pehlivan’ın gece yarısı ailesine ve avukatlarına haber verilmeden başka bir cezaevine nakledilmesine yönelik sert bir açıklama yayımladı. Baro yönetimi, bu idari işlemi "sürgün niteliğinde bir nakil" ve yurttaşın hak arama hürriyetine vurulmuş ağır bir darbe olarak nitelendirdi.

"Adeta Kaçırılırcasına Gece Yarısı Sevki"

Baro tarafından kamuoyu ile paylaşılan açıklamada, avukat Mehmet Pehlivan'ın tutuklu bulunduğu Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nden Kandıra F Tipi Cezaevi'ne nakledildiği duyuruldu. Söz konusu sevk işleminin gece saat 03.00 sularında, Pehlivan'ın ailesine ve yasal müdafilerine hiçbir bildirim yapılmaksızın icra edildiği vurgulandı. Nakil işleminin özellikle ayda bir yapılan açık görüş öncesinde gerçekleştirilmesinin büyük bir mağduriyet yarattığına dikkat çekilerek, ziyaret ve haberleşme hakkının açıkça ihlal edildiği belirtildi. Açıklamada, "Savunma makamını temsil eden bir avukatın, adeta kaçırılırcasına, haberleşme olanaklarından yoksun bırakılarak başka bir infaz kurumuna gece yarısı sevk edilmesi; hukuk devleti ilkelerinin, kişi güvenliğinin ve adil yargılanma hakkının açıkça çiğnenmesidir" ifadelerine yer verildi.

Tecrit Şüphesi ve İdarenin Keyfiliği Uyarıları

Nakil kararının hukuki dayanaklarına yönelik eleştirilerin de sıralandığı metinde, ceza infaz kurumlarının kapasitesi, düzeni veya kurumsal güvenlik gibi soyut ve denetlenemez idari gerekçelerin arkasına sığınılarak temel hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırılamayacağı kaydedildi. İdarenin sevk ve nakil yetkisinin sınırsız ve keyfi olmadığının altı çizilirken, somut bir zorunluluk ortaya konulmadan yapılan bu işlemin, tutuklu bir avukatın savunma hazırlama olanaklarını ölçüsüz biçimde elinden almayı amaçladığı aktarıldı. Antalya Barosu, bu uygulamanın münferit bir tasarruf olmanın ötesinde, Pehlivan yönünden tecrit koşullarının ağırlaşacağına dair ciddi şüpheler barındırdığını belirtti.

"Yurttaşın Adalet Arayışına Vurulmuş Darbe"

Avukatların yalnızca mesleki pratikleri ve üstlendikleri davalar gerekçe gösterilerek tutuklanması ve yasal güvencelerden yoksun bırakılarak nakillere tabi tutulmasının savunma dokunulmazlığını yok ettiği ifade edildi. Avukata yöneltilen her türlü hukuk dışı müdahalenin özünde yurttaşın savunulma hakkına vurulmuş bir darbe olduğuna işaret eden Antalya Barosu, "Savunmanın baskı altına alındığı, avukatın haklarının hiçe sayıldığı bir yargı sisteminde adil yargılanmadan, hak arama hürriyetinden söz etmek imkânsızdır" değerlendirmesinde bulundu. Açıklama, baronun meslek onurunu ve yargı bağımsızlığını savunmaktan geri adım atmayacağı ve bu idari işleme karşı gerekli tüm hukuki yolları kararlılıkla işleteceği ilanıyla son buldu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız