Altın Portakal Film Festivalimiz Unutulmasın!
Antalya’nın gündemi Türkiye’nin gündemi ile yarışır halde… O kadar çok şey oluyor ki…Bir taraftan son sürat giden ATSO seçim süreci bir taraftan kasımda gerçekleşecek dünya liderlerinin de katılacağı COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi diğer yanda Antalyaspor’daki karmaşa…siyaset arenasında olanları saymıyorum bile… İnanın say say bitmez… Ama yeter! Tüm bunlar olurken Türk Sineması’nın en değerli film festivali Antalya’mızın göz bebeği ‘Altın Portaka’l unutulmasın. Yoğun gündemin kurbanı olmasın… Çünkü ne olursa olsun sanat herşeyin üstündedir ve hep iyi gelendir…
Türkiye’nin en köklü film festivali, Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24- 31 Ekim 2026 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Sanatın, sinemanın ve yaratıcılığın buluştuğu bu büyük geleneği yeniden Antalya’da yaşayacağımız bu özel günlere çok az kaldı.
Bu yıl 63. kez düzenleyeceğimiz festivalin kentimize yakışır şekilde gerçekleşmesi için Antalya Büyükşehir belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ve ekibinin titiz bir hazırlık içerisinde olduklarını yakından biliyorum. Ülke siyasetinde olan onca karışıklık, belediyenin diğer asli hizmetleri vs. arasında Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir Türkiye’nin en köklü film festivalini kentimize yakışır şekilde düzenlemek için büyük uğraş veriyor. Ama beni korkutan bir şey var o da Antalya’nın kasırga gibi devam eden ve bitmek bilmeyen gündemi…
Gün geçmiyor ki kentimizde yeni bir olay, yeni bir konu yeni bir polemik olmasın… Şu sıralar tüm kent ATSO seçimlerine endekslenmiş durumda… Tüm adaylar yoğun bir şekilde PR ve tanıtım faaliyetlerin sürdüyor. Başkan adaylarının harcadıkları para dudak uçuklatır cinsten…Seçim tarihi yaklaştıkça ben adaylar arasında daha sert rekabet yaşanacağını ve hatta bir takım ciddi polemiklerin devreye gireceğini tahmin ediyorum. Yani sessiz sakin bir seçim süreci beklemiyorum…
Kentimizde gerçekleşecek bir diğer önemli etkinlik COP31’de ise devasa bir hazırlık çalışması var. Antalya'da 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek COP31 için hazırlıklar hızlandı. Yüz binin üzerinde katılımcının beklendiği zirvede 30 bini aşkın kişi görev yapacak. COP31 için Antalya'ya 100'ün üzerinde devlet ve hükümet başkanı, 400'ün üzerinde bakan, çok sayıda milletvekili, devlet görevlileri, uluslararası sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, uluslararası gazeteciler gibi 196 ülkeden 80-120 bin arasında ziyaretçi ve toplamda 2 milyar dolarlık ekonomik hareketlilik bekleniyor.
Sıfır atık, okyanuslar ve denizler, gıda güvenliği, iklime dirençli şehirler, gençlik ve eğitim, yeşil sanayileşme, temiz enerji ve dirençli sağlık sistemleri, zirvenin ana başlıklarını oluşturacak. Zaten bu zirve ile birlikte Antalya’nın önemli sivil toplum kuruluşları da hemen alarma geçti. Herkesin dilinde su ve suyun korunmasıyla ilgili söylemler, etkinlikler, toplantılar yapılır oldu…
Altın Portakal Antalya’nın Değeri…
Kıymetli okurlar, kentimizdeki önemli etkinlik, seçim ya da küresel ölçekli dev zirveleri önemsemiyor değilim. Aksine bunlar ilimizin ne kadar önemli ve potansiyelli bir kent olduğunun kanıtı. Ama tüm bunlar her zaman olur. Bugün COP31 Antalya’ya gelir, yarın başka bir önemli etkinlik (Hatırlayın 2015 yılında Antalya NATO zirvesine ev sahipliği yapmıştı). Önemli ve ölümsüz olan sanattır. Sanatın gücü ve birleştiriciliğidir. İşte bu yüzden Altın Portakal gündemden düşmesin isterim. Halkıyla tüm sivil toplum kuruluşlarıyla kentimizin bu değerine sahip çıkalım derim. Antalya’nın bu yoğun gündemi karşında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin de bu süreçte ek pr ve tanıtım faaliyetlerine ağırlık vermesinin yararlı olacağı kanısıdayım...
Gelelim festivale…Film festivaline dair detaylar belli olmaya başladı. Benim de büyük bir heyecan ve merakla beklediğim ulusal uzun metraj film yarışması’ndaki finalist filmler belli oldu. Bu filmler başta olmak üzere festivale ait detaylar ilerleyen yazılarımda olacak.
Zira benim Altın Portakal Film Festivalini sizlere unutturmaya hiç niyetim yok.