THY'nin 40 Milyar Dolarlık Uçak Siparişi Trump'ı Çok Mutlu Etti
ABD ordusuna Küba Adasını işgal etme emri vermeye hazırlanan Donald Trump ülkesine 253 milyar dolarlık gelir sağladığını ilan etti…
Trump yönetimi, bu yıl el koyduğu Venezuela petrolünden 13 milyar dolardan fazla gelir elde etti...
ABD Başkanı Trump, Boeing firmasının Katar'a 160 uçak satacağını ve Boeing'in Katar'la 200 milyar dolarlık anlaşma yaptığını açıklamıştı...Trump, Katar'ın Boeing'ten 160 uçak alımı için 200 milyar dolar değerinde bir anlaşma imzaladığını "bunun Boeing tarihinin en büyük anlaşması olduğunu" söyledi.
Türk Hava Yolları (THY), ABD'li uçak üreticisi Boeing'e 150 uçaklık yeni bir sipariş verdi. Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, "100 adedi kesin ve 50 adedi opsiyon olmak üzere toplam 150 adet 737 Max tipi uçağının satın alınmasına karar verilmiştir" denildi.
THY, sipariş kapsamında uçakların teslimatlarının 2033-2037 yılları arasında tamamlanacağını bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump THY'nin siparişi üzerine "Amerikan sanayisi için büyük gün" açıklamasını yaptı. Trump, kendi sosyal medya sitesi Truth Social'dan, "On milyarlarca dolarlık satış ve devasa ihracat. Ülke çapında on binlerce Amerikalının işini destekliyor" diye yazdı. Trump aynı mesajında, Türkiye'ye ek olarak Bangladeş'in de Boeing'e 11 adet uçak siparişi verdiğini belirtti.
Siparişe ilişkin Boeing basın bülteninde yer alan bilgiye göre THY, kargo dahil filosundaki 567 uçakla 133 ülkeye uçuyor.
THY tarafından resmi bir maliyet açıklaması (KAP bildirimi) yapılmamıştır. Ancak sektör uzmanlarının piyasa değerleri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre bu dev siparişin toplam faturasının yaklaşık 40 milyar dolar civarında olabileceği tahmin edilmektedir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Donald Trump’ın oğlu Donald Trump Jr., 13 Eylül 2025 Cumartesi günü İstanbul'daki Dolmabahçe Sarayı'nda bir araya gelmişti...
Özgür Özel Erdoğan'ın Donald Trump'ın oğluna "[Trump ile] bir randevu ayarlarlarsa] canlı yayında ABD'den 300 Boeing siparişi vermeyi" vaat ettiğini açıklamıştı.
Bu açıklamadan hemen sonra ABD Başkanı Donald Trump, 25 Eylül 2025'te Beyaz Saray'da Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı ağırlayacağını ve ticaret ve askeri anlaşmalar yapmayı beklediğini duyurdu...
Trump kendi sahip olduğu sosyal medya uygulaması Truth Social'daki hesabından yayımladığı mesajda şunları yazdı:
“Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı 25 Eylül 2025'te Beyaz Saray'da ağırlamaktan mutluluk duyuyorum. Başkanla, Boeing uçaklarının büyük ölçekli alımı, büyük bir F-16 anlaşması ve olumlu sonuçlanmasını beklediğimiz F-35 görüşmelerinin devamı da dahil olmak üzere birçok Ticari ve Askeri Anlaşma üzerinde çalışıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile her zaman çok iyi bir ilişkimiz oldu. Onu 25 Eylül 2025'te görmeyi dört gözle bekliyorum!”
Özgür Özel'in açıklamasının ardından hem uluslararası basın kaynakları, hem de Cumhurbaşkanlığı kaynakları görüşmeyi doğrulamış; toplantının resmi programda "iş insanı görüşmesi" olarak geçtiğini ve bir "nezaket ziyareti" olduğunu belirtmişlerdir.
Boeing siparişi, Özgür Özel’in Erdoğan’ın 2025’teki ABD ziyareti öncesinde gündeme getirdiği iddiaları da yeniden hatırlattı. Özel, Eylül 2025’te Erdoğan’ın İstanbul’da Donald Trump’ın oğlu Donald Trump Jr. ile görüştüğünü öne sürmüş, görüşmenin Beyaz Saray’dan randevu almak amacıyla yapıldığını iddia etmişti.
Özel, Erdoğan’ın Donald Trump Jr.’a, “Bana bir randevu ayarlarsanız, Trump’la canlı yayında bütün dünyanın gözünün önünde Amerika’dan 300 tane Boeing uçağı almanın siparişinin sözünü veriyorum” dediğini ileri sürmüştü.
Erdoğan da Özel’in açıklamalarına verdiği yanıtta, “Sağır duymaz uydurur, bu adam da durmadan böyle uydurup duruyor” demişti.
CÖMERTLİKTE SINIR TANIMAYAN ÜÇ SANATÇI HAKKINDA
Birleşmiş Milletler ve Anadolu Ajansı verilerine göre, Gazze Şeridi’ndeki okul binalarının %93'ü saldırılarda kısmen veya tamamen yıkılarak ağır hasar görmüştür.
Konut ve Ticari Yapılar: Güncel BM raporlarında ve Statista veri tabanlarında, Gazze'deki toplam konut stoğunun yaklaşık %92-%93'ünün, ticari/endüstriyel tesislerin ise %92'sinin hasar gördüğü ya da tamamen yıkıldığı belirtilmektedir.
Sanatçı Yıldız Tilbe, Gazze'deki evsiz kalan Filistinli aileler ve çadır kentlerde yaşayan siviller için 300 bin dolar (yaklaşık 13 milyon TL) bağışta bulunarak "Yıldız Tilbe Çadır Kenti"nin kurulmasını sağlamıştı...
Şarkıcı, film yıldızı Dolly Parton'un babası okuma yazmayı hiç öğrenemedi...Bu durum babası için hayat boyu süren bir utanç kaynağıydı...Bu nedenle film yıldızı, şarkıcı Dolly Parton (1946-2026) hiçbir çocuğun kitapsız kalmamasına karar verdi: ücretsiz bir kitap dağıtım ağı kurdu ve 332 milyondan fazla kitabı çocuklara ücretsiz olarak dağıttı...
Roseann O'Donnell (21 Mart 1962 doğumlu) Amerikalı bir komedyen, oyuncu ve televizyon kişiliğidir.
Rosie O'Donnell, 11 Eylül 2001 terör saldırılarının hemen ardından şahsi hesabından Amerikan Kızılhaçı'na 1 milyon dolar bağışta bulunmuştur. Ünlü talk show sunucusu, bu yardımı kendi vakfı üzerinden değil, tamamen kişisel bir katkı olarak gerçekleştirdi.
JEFFREY EPSTEIN MAĞDURU SEKİZ KADIN YAŞADIKLARINI ANLATTI
ABC TV, Epstein mağduru sekiz kadının *Jimmy Kimmel Live* programında konuşmasına izin vermedi. Rosie O'Donnell bu kadınları bir araya getirdi ve çekimi bizzat kendisi yaptı; kadınlar ona, hiçbir ünlünün kendilerine destek olmak için asla aramadığını söylediler.
Şimdi ise O'Donnell, bu sekiz kadının her birinin hikâyesini tek tek anlatacağını belirtiyor.
Ağustos ayında dört bölüm boyunca konuk sunuculuk yapan O'Donnell, programdaki son gecesi için "Epstein ifşası" olarak adlandırdığı bir fikir öne sürmüştü.
Jann Arden'ın podcast yayınında, "Bunun gerçekleşmesinin mümkün olmadığından emin olduklarını söylediler," dedi. "Ben de, 'Öyleyse bunu kendim yapacağım,' dedim."
Epstein mağdurları tarafından kurulan bir savunuculuk grubu olan *Survivor Sisters*'ı aradı ve üç gün içinde kaç kadının oraya gelebileceğini sordu. Sekiz kadın geldi. Yaklaşık iki saatlik bir çekim yaptılar.
İlk olarak çekimden kısa bir video paylaştı. Andrea Sterling, Sharlene Rochard, Lara Blume McGee, Jena-lisa Jones, Wendy Pesante, Lisa Phillips, Marina Lacerda ve Chauntae Davies beyaz kıyafetler içinde, yumrukları havada bir araya gelerek Helen Reddy'nin "I Am Woman" (Ben Kadınım) şarkısını söylediler. Video, kadınların çocukluk fotoğraflarıyla sona erdi. Jimmy Kimmel daha sonra bu videoyu kendi Instagram Hikâyesinde paylaştı.
Şimdi O'Donnell, her bir kadının kendi hikâyesini anlattığı, yakından çekilmiş özel bir bölüme sahip olacağını söylüyor. Bu sekiz bölüm; tam kapsamlı bir belgesele, bir YouTube projesine ya da sosyal medyada bizzat yayınlayacakları bir yapıma dönüşebilir.
O'Donnell, bu videoyu; Trump'ın eski kişisel avukatı ve Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche'ın "bu kadınları istismar eden erkekler olup olmadığını bilmediğini" söylemesinin ardından hazırladığını belirtti. Aynı gün Adalet Bakanlığı, Epstein dosyalarından 3 milyon sayfayı aşkın ek belgeyi kamuoyuna açıklamıştı.
TRUMP RUSYA'NIN VE İSRAİL'İN İŞLEDİĞİ SAVAŞ SUÇLARININ CEZASIZ KALMASI İÇİN BÜYÜK GAYRET GÖSTERİYOR
International Criminal Court-Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 21 Kasım 2024 tarihinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işledikleri gerekçesiyle resmi tutuklama emri çıkarmıştır.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 17 Mart 2023 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında Ukrayna Savaşı'nda işlendiği iddia edilen savaş suçları nedeniyle resmi bir yakalama kararı (tutuklama emri) çıkarmıştır.
Çocukların Yasa Dışı Sürgünü: Putin, Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında Ukrayna'nın işgal altındaki bölgelerindeki çocukların yasa dışı yollarla Rusya Federasyonu'na tahliye edilmesi, sınır dışı edilmesi ve transfer edilmesiyle suçlanmaktadır.
Bireysel Cezai Sorumluluk: Mahkeme, bu suçların doğrudan doğruya veya başkaları aracılığıyla işlendiğine, ayrıca Putin'in kendi yetki alanındaki sivil/askeri astlarını engellemediğine dair makul şüpheler bulunduğuna hükmetmiştir.
Diğer Sanık: Aynı suçlama kapsamında Rusya'nın Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova hakkında da yakalama kararı çıkarılmıştır.
Zaman Aşımı Yok: UCM Başsavcısı Karim Khan tarafından yapılan açıklamaya göre, savaş suçlarında zaman aşımı bulunmadığı için Putin hakkındaki bu yakalama kararı ömür boyu geçerlidir.
Uygulama Zorlukları: UCM'nin kendine ait bir kolluk veya polis gücü yoktur; bu nedenle kararların uygulanması tamamen üye ülkelerin iş birliğine bağlıdır. Nitekim Putin, Eylül 2024'te bir UCM üyesi olan Moğolistan'ı ziyaret etmiş ancak Moğolistan makamları tutuklama işlemini gerçekleştirmemiştir.
ABD Başkanı Donald Trump, BM Genel Kurulu'nda "Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden derhal çekilin" çağrısı yaptı. Donald Trump, insan hakları ihlalleri ve vahşet suçları işleyenlerin yargılandığı UCM'yi "haydut kuruluş" diyerek hedef aldı.
Trump, hukukun üstünlüğünün dünya genelinde muhafazasını hedefleyen mahkemenin lağvedilmesi için de "Tüm UCM üyelerine derhal bu haydut kuruluştan çekilme çağrısı yapıyorum" dedi.
Lahey'de bulunan 125 üyeli uluslararası mahkeme, yalnızca ilgili devletlerin soykırım, savaş suçu gibi ağır suçlar hakkında soruşturmayı yürütmeyi reddetmesi halinde müdahale ediyor. BM Güvenlik Konseyi de davaları mahkemeye sevk edebiliyor.
Trump'ın "UCM'den derhal çekilin" çağrısına ilk tepki Alman Hükümetinin İnsan Hakları Sorumlusu Lars Castellucci'den geldi...Castellucci, sosyal medya hesabında paylaştığı açıklamasında "En ağır suçlar cezasız kalmamalıdır. Uluslararası Ceza Mahkemesi tam da bu amaçla kurulmuştur" ifadelerine yer verdi.
Lars Castelluci ayrıca Almanya'nın, bağımsız ve etkin UCM'nin arkasında durduğunu, desteğinin de süreceğini söyledi...
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul "Elbette bunu yapmayacağız" dedi. UCM'nin önemine vurgu yapan Wadephul, bu mahkemenin bugüne kadar savaş suçu, uluslararası hukuk ve insan hakları ihlali suçu işleyenlerin yargılanıp, cezalandırılmalarını sağladığını vurguladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Trump'tan sonra yaptığı BM Genel Kurul konuşmasında uluslararası düzenin erozyona uğradığı uyarısını yaparak "bazılarının kurmak istediği yeni cezasızlık düzenini kabul edemeyiz" demişti.
ÖZGÜR BASIN TRUMP ALEYHİNDE DAVA AÇTI
Donald Trump, CNN sunucusu Kaitlan Collins ile süregelen gerilimi tırmandırarak onu "Trump bağımlılığı" olan bir "aşağılık tip" olarak nitelendirdi.
Bu hakaret, Trump'ın New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Collins ile herkesin gözü önünde tartışıp kendisine "Burada beni takip etmemelisin" dediği son derece gergin bir diyaloğun ardından geldi.BM Genel Kurulu etkinliği sırasında Collins, İran ile savaşın ne zaman sona ereceğini öğrenmek istedi. Trump, soruya doğrudan yanıt vermek yerine, Collins'in orada bulunmasını hedef aldı.Trump, Collins ve kanalının daha önce kendisine yer vermeyeceklerini açıkladıklarını öne sürerek Collins'e, "Bana yer vermeyeceğinizi söylemiştiniz. Şu an bana yer vermemelisiniz," dedi. Collins daha sonra hem yayında hem de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, CNN'in başkana yer vermeyi bırakacaklarına dair hiçbir zaman bir beyanda bulunmadığını belirtti. Collins, CNN gazetecilerinin orada bulunma sebebinin, Beyaz Saray'dan bağımsız olarak kendi medya erişimini kontrol eden Birleşmiş Milletler tarafından kendilerine bağımsız bir şekilde akreditasyon verilmiş olması olduğunu ifade etti.
Beyaz Saray Yasağı: Trump yönetimi yakın zamanda CNN, MSNBC ve Politico'dan gazetecilerin Beyaz Saray yerleşkesine girişini yasakladı.
Buna karşılık, yasaklanan üç yayın organı, basın kartlarının iptal edilmesinin Birinci ve On Dördüncü Değişiklik kapsamındaki haklarını ihlal ettiğini öne sürerek hükümete karşı ortak bir dava açtı.
Medya Dayanışması: Önemli bir dayanışma göstergesi olarak, başkanla ilgili ortak televizyon yayınlarını yürüten beş büyük yayın kuruluşu (ABC, CBS, CNN, Fox News ve NBC), başkana dair ortak yayın faaliyetlerini askıya aldı. The New York Times, The Washington Post ve Associated Press gibi önde gelen yazılı basın kuruluşları da başkanlık etkinliklerine ait resmi fotoğrafları yayımlamayı reddetti.
UKRAYNA HAKKINDA
Rusya'ya karşı verdiği savaşta dronların son derece etkili olduğunu gören Ukrayna, bu alanda giderek daha iddialı hâle geliyor. Hedef sadece 2026'da 10 milyon dron üretmek...
Düşük maliyetlerine karşın büyük etki yaratabilen dronlar, modern savaşların seyrini hızla değiştiriyor. Yıllardır devam Ukrayna-Rusya Savaşı, cephede yaşanan bu dönüşümün en önemli örneklerinden biri hâline gelmiş durumda. Bu yüzden Ukrayna, insansız hava araçlarına giderek daha fazla yatırım yapıyor.
Başlangıçta keşif ve gözetleme görevlerinde kullanılan Ukrayna dronları, bugün artık uzun menzilli saldırılar düzenleyebilen, elektronik harp görevleri üstlenebilen ve hatta diğer dronları avlayabilen gelişmiş platformlara dönüşmüş durumda. Bu dönüşüm, Ukrayna'nın savunma sanayisindeki yerini de değiştirdi. Küresel ölçekte en büyük dron üreticilerinden biri hâline gelmeyi hedefleyen Ukrayna, bu hedefe ulaşmak için önemli adımlar atıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ülkenin yıllık dron üretim kapasitesinin şu anda 10 milyon adede ulaştığını, yakın gelecekte ise bunun 20 milyon adede çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Zelenski'nin açıklaması, Avrupa Birliği ile imzalanan 1,1 milyar dolarlık yeni Dron Anlaşması ile aynı döneme denk geldi. Söz konusu anlaşma, Ukrayna'nın yerli dron üretimini finansal ve endüstriyel açıdan destekleyerek üretim kapasitesini daha da artırmayı amaçlıyor.
Bu açıklama, Ukrayna'nın savaş boyunca hızla büyüttüğü savunma sanayisinin ulaştığı ölçeği göstermesi açısından dikkat çekiyor. Son yıllarda kurulan yeni üretim tesisleri ve özel sektör yatırımları sayesinde ülke, farklı görevler için geliştirilen FPV saldırı dronlarından uzun menzilli kamikaze sistemlerine kadar çok geniş bir ürün yelpazesi üretmeye başladı. Üretim kapasitesindeki bu büyüme, Avrupa Birliği'nin açıkladığı yeni savunma desteğiyle de doğrudan bağlantılı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in de doğruladığı 1,1 milyar dolarlık Dron Anlaşması, Ukrayna'nın savunma sanayisini güçlendirmeyi ve özellikle dron üretimini hızlandırmayı hedefliyor.
Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, anlaşma kapsamında şu ana kadar altı ayrı iş birliği protokolünün tamamlandığını açıkladı. Umerov ayrıca 20'den fazla ülkenin de aynı iş birliği modeline katılmak için çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Bu gerçekleşirse Ukrayna'nın yalnızca Avrupa'dan değil, çok daha geniş bir uluslararası ortak ağından finansman ve üretim desteği alması mümkün olabilir...
Teslimiyeti asla barışla karıştırmayın. Rusya, işgalini sona erdirerek ve askeri güçlerini geri çekerek bu savaşı bitirebilir. Ukrayna ise sadece silahlarını bırakarak aynı sonucu elde edemez. Ukraynalılar için, güvenilir korumalar olmadan direnişi durdurmak, kalıcı işgal, siyasi baskı, toprak kaybı ve topluluklarının Rusya'ya daha fazla entegre edilmesi anlamına gelebilir. Uluslararası araştırmacılar, işgal altındaki bölgelerde Rus vatandaşlığını kabul etme baskısı, Ukrayna eğitimine ve kimliğine getirilen kısıtlamalar, sivillerin gözaltına alınması ve çocukların Rusya'ya veya Rus kontrolündeki topraklara gönderilmesi gibi rahatsız edici uygulamaları belgelediler. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Vladimir Putin ve Maria Lvova-Belova'yı Ukraynalı çocukları yasadışı bir şekilde sınır dışı etme ve gönderme savaş suçundan sorumlu tuttu. Birleşmiş Milletler raporları da işgal altındaki çocuklara Rus vatanseverlik ve askeri eğitiminin dayatıldığını açıkladı. Nihayetinde müzakere edilmiş bir barış gerekli olabilir, ancak bu barış, fetih meşrulaştırmak yerine Ukrayna'nın egemenliğini ve halkını korumalıdır. Rus birlikleri topraklarında kalırken Ukraynalılardan savaşmayı bırakmalarını istemek, tarafsız bir barış talebi değildir. Bu, işgalin kurbanından işgalcinin şartlarını kabul etmesini istemektir.