Memleketin Çivisi Çıktı!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Memleketin Çivisi Çıktı!

Bugünlerde sokakta, kahvede, dost meclislerinde aynı sitemi sıkça duyar olduk; “Memleketin çivisi çıktı!" Aslında bu söz, sadece basit bir söylemden ibaret değil, toplumun derinliklerinde biriken büyük bir çaresizliğin, öfkenin ve güven kaybının ortak çığlığı haline de geldi.
Ne yazık ki toplumsal değerlerin temelinden sarsıldığı, ahlak terazisinin dengesini kaybettiği bir dönemden geçiyoruz!
Peki, bizi bu noktaya getiren ve ‘’memleketin çivisi çıktı’’ ifadesini hafızamıza kazıyan temel nedenler nelerdir sizce?
Örneğin, toplumsal vicdanda zedelenen adalet duygusu değil mi?
Toplumun bir arada yaşamasını sağlayan en önemli etken hukuk ve adalete olan inançtır. Haklının değil güçlü olanın kazandığına dair inanç yaygınlaştıkça, bireylerin devlete ve sisteme olan güveni de ister istemez kökünden sarsılmaktadır.
Bir diğer temel neden ekonomik ve sosyal erozyondur...  Sadece cüzdanlarımızı değil, ruhlarımızı da daraltan, insanları canından bezdiren ekonomik belirsizlikler, vatandaşı günü kurtarma telaşına itmektedir. Geçim derdinin ve geleceğe dair belirsizliklerin yarattığı stres, toplumsal hoşgörüyü de ister istemez gün geçtikçe tüketmektedir.
Milli ve manevi değerlerimiz gün geçtikçe erozyona uğramaktadır.
Saygı, empati ve dürüstlük gibi insani değerlerimizin yerine "kısa yoldan nasıl köşeyi dönebilirim" veya "gemimi nasıl kurtarabilirim’’ anlayışı gün geçtikçe hâkim düşünce olmaktadır.
Bu durum toplumsal çürümenin en net göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Memleketi bu hale getiren, insanları yozlaştıran sebeplerin başında kutuplaşma siyaseti gelmektedir.
Toplumu "biz ve onlar" diye bölerseniz, farklı çıkan her sesi bir tehdit olarak gösterip kutuplaştırma dilini kullanırsanız komşuyu komşuya, vatandaşı vatandaşa yabancılaştırır ve küstürürsünüz.
Bu strateji belki bundan sonraki seçimleri de kazanmanızı sağlar ancak memleketin geleceğini ve toplumsal barışı ciddi erozyona uğratır.
Son günlerde kamuoyunun gündemine gelen birkaç önemli hadiseden bahsedeyim sizlere...
En öneli gündemimiz ‘’fon mağdurları’’ bugünlerde. Fon piyasasının önemli yatırım firmalarından birinin sahibi olan delikanlı henüz 28 yaşında… Devletin yetkilendirdiği bir fonun oldukça genç yaşta sahibi olan bu kişi siyasi ilişkilerinin neticesinde büyük bir servet elde etmiş.
Daha doğrusu bu serveti çalışarak alın teriyle değil de vurgun yaparak kazanmış…
455 bin kişinin yatırımını ‘’iç eden’’ bu fonların sahiplerine bakıyorsunuz hemen hepsi çok genç yaştalar…
Servetlerine akıl sır ermiyor...
İnsanlar senelerce çalışıp didiniyor, emekli oluyor ancak bir ev dahi alamıyor… Beyefendilerin bu yaşta elde ettiği servetler ise dudak uçuklatıyor...
Katlar, yatlar, yüz milyonlarca lira değerindeki lüks otomobiller…
Beri taraftan bakıyorsunuz, yolsuzluk iddiasıyla suçlanan bazı belediye başkanlarının evlerinde yapılan aramalarda deste deste dolarlar, para sayma makinaları bulunuyor.
Din bezirganlığı yapan sözüm ona şeyhlerin tonlarca altınları, izahı mümkün olmayan mal varlıkları ortaya çıkıyor…
Güvenliğimizi emanet ettiğimiz emniyet teşkilatında ortaya çıkan çürük elmalar…
Gençlerimizin uyuşturucu belasına düşmemesi için çalışması gereken polis müdürü uyuşturucu çetelerinden menfaat temin ettiği gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanıyor…
Eski Belediye Başkanının yakınları Alman vatandaşı olabilmek için yüz milyonlarca Euro değerinde gayri menkul alıyor…
Say say bitmiyor…
Her gün yeni bir vaka, her gün bizleri hayrete düşüren hadiseler… İşte bu yüzden, toplumun her kesimi ‘’memleketin çivisi çıktı’’ diyor!
Durup düşünmek gerekiyor… Biz bu hale nasıl geldik... Ne zaman geldik?
Bakın lafı eğip bükmeden soralım; bu insanlar kısa yoldan köşe dönmeyi mubah görür hale ne zaman geldi?
Dahası kim bu insanlara güç verdi? Memleketin çivisini kimler, ne zaman çıkardı?
Sesinizi duyar gibiyim… Korkmayın biraz daha gür sesle dile getirin!
Ve günü geldiğinde seçim sandığı önünüze konulduğunda verdiğiniz her oy, çivisi çıkan memleketin yeniden huzura, güvene kavuşması, ahlaki erozyonun son bulması için çakılan bir çivi olsun…
Yeter ki isteyin, çakarsınız!

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız