Akdeniz Gerçek | Antalya | Adaletsizliğin Bedeli Canla Ödeniyor! Antalya Barosu'ndan AYM Önündeki Ölüme Tepki

Adaletsizliğin Bedeli Canla Ödeniyor! Antalya Barosu'ndan AYM Önündeki Ölüme Tepki

Antalya Barosu, Anayasa Mahkemesi önündeki emekli eyleminde fenalaşarak yaşamını yitiren Ali Şekeroğlu'nun ölümüne ilişkin yayımladığı açıklamada, yaşanan durumu "sistemin yurttaşını çaresizlik içinde ölüme sürüklediği bir utanç tablosu" olarak nitelendirdi. Baro yönetimi, emekli aylıklarının acilen insan onuruna yaraşır bir seviyeye çekilmesi çağrısında bulundu.

Antalya Barosu, Anayasa Mahkemesi önündeki emekli eyleminde fenalaşarak yaşamını yitiren Ali Şekeroğlu'nun ölümüne ilişkin yayımladığı açıklamada, yaşanan durumu "sistemin yurttaşını çaresizlik içinde ölüme sürüklediği bir utanç tablosu" olarak nitelendirdi. Baro yönetimi, emekli aylıklarının acilen insan onuruna yaraşır bir seviyeye çekilmesi çağrısında bulundu.

Adaletsizliğin Bedeli Canla Ödeniyor! Antalya Barosu'ndan AYM Önündeki Ölüme Tepki
KAYNAK: Buse Yeşil
FOTOĞRAF: haber merkezi

Ankara'da hak arama hürriyetinin simgesi olması beklenen Anayasa Mahkemesi önünde emekli örgütleri tarafından düzenlenen eylemde fenalaşarak yaşamını yitiren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun ölümü büyük yankı uyandırdı. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayan Antalya Barosu, yurttaşların adaletsizliklerin bedelini canıyla ödediğini vurguladı. Şekeroğlu'nun kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamadığı anımsatılan açıklamada, bu acı tablonun sistemin kendi yurttaşını çaresizlik içinde ölüme sürüklediği kapkara bir utanç tablosu olduğu ifade edildi.

"Bu Trajedi Görmezden Gelinebilecek Münferit Bir Vaka Değildir"

Yaşanan elim olayın basit bir kriz ya da görmezden gelinebilecek münferit bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğinin altı çizildi. Antalya Barosu, söz konusu ölümün; ömrünü kamu hizmetine adamış yurttaşların dahi yoksulluk, geçim sıkıntısı ve derin bir çaresizlik içine itildiğinin en yakıcı göstergelerinden biri olduğunu belirtti.

Anayasal Yükümlülükler ve Hukuk Krizi Vurgusu

Anayasa'nın 2'nci maddesindeki "sosyal hukuk devleti" ilkesi ile 5'inci maddesinde yer alan, devletin kişinin temel hak ve hürriyetlerini sınırlayan engelleri kaldırma ve insanın gelişmesi için gerekli şartları hazırlama görevine atıf yapıldı. Devletin görevinin yalnızca bireylerin fiziksel varlığını korumak olmadığı hatırlatılan açıklamada, bireyi yaşamından vazgeçecek noktaya sürükleyen ekonomik, sosyal ve psikolojik yıkımlara karşı koruyucu tedbirler almanın ve insan onuruna yaraşır bir yaşam standardı temin etmenin zorunlu olduğu ifade edilerek, "Sosyal güvenlik hakkı bir lütuf değil, anayasal bir zorunluluktur" denildi.

Yurttaşları insanca yaşamdan mahrum bırakan iktisadi tercihlerin insan onurunu tehdit eder boyutlara ulaştığına ve bu durumun sadece yanlış ekonomi politikalarıyla açıklanamayacağına dikkat çeken baro yönetimi, yaşananların aynı zamanda derinleşen bir hukuk devleti ve adalet krizi olduğunu kaydetti. Açıklamada, adaletin tecelli etmediği ve hukuki güvenliğin yok edildiği bir ülkede ekonominin ayakta kalmasının söz konusu olamayacağı vurgulandı.

"Emekli Aylıkları İnsan Onuruna Yaraşır Seviyeye Çekilmeli"

Milyonlarca emekliyi açlık ve yoksulluk sınırına hapseden politikalardan derhal vazgeçilmesi çağrısı yapıldı. Antalya Barosu, emekli aylıklarının insan onuruna yaraşır ve geçim sağlamaya yetecek adil bir seviyeye çekilmesi gerektiğini belirterek; sosyal hukuk devletini, insan onurunu ve yaşam hakkını savunmayı sürdüreceklerini, emeklilerin ve tüm yurttaşların hak arama mücadelesinin kararlılıkla yanında olacaklarını ilan etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız