Akdeniz Gerçek | Antalya | Sıfır Atık Vakfı: "Akdeniz Plastik Mezarlığına Dönmesin"

Sıfır Atık Vakfı: "Akdeniz Plastik Mezarlığına Dönmesin"

Plastik atık kirliliği Antalya başta olmak üzere Akdeniz sahillerini zehirlemeye devam ederken Sıfır Atık Vakfı tarafından hazırlanan raporda Akdeniz’de 135 bin ton çöp dolaştığı ifade edildi. Türkiye’nin plastik atık ithalatının 2005’ten 2023’e kadar 31 kat arttığı belirtilen raporda geçmiş yıllara göre atık ithalatında düşüş olduğu da ifade edildi. Plastik atık sorunu için 29 nehir ağzına bariyer sistemi kurulacağı duyuruldu

Plastik atık kirliliği Antalya başta olmak üzere Akdeniz sahillerini zehirlemeye devam ederken Sıfır Atık Vakfı tarafından hazırlanan raporda Akdeniz’de 135 bin ton çöp dolaştığı ifade edildi. Türkiye’nin plastik atık ithalatının 2005’ten 2023’e kadar 31 kat arttığı belirtilen raporda geçmiş yıllara göre atık ithalatında düşüş olduğu da ifade edildi. Plastik atık sorunu için 29 nehir ağzına bariyer sistemi kurulacağı duyuruldu

Sıfır Atık Vakfı: "Akdeniz Plastik Mezarlığına Dönmesin"
KAYNAK: Arda Kır

Antalya sahillerinde uzun süredir devam eden kirliliğin ana kaynağının Doğu Akdeniz olduğu öğrenilirken Akdeniz sahilleri büyük bir plastik atık sorunuyla karşı karşıya. Plastik atık ithalatında geri dönüştürülemeyen plastiklerin doğaya salınmasıyla ilgili devlet kurumlarının mücadelesi sürerken Antalya’da, Mersin’de, Adana’da ve Hatay’da denizdeki plastik atıkların yüksekliği dikkat çekiyor. Atık ithalatıyla ülkeye gelen geri dönüşüm materyallerinin içerisinde geri dönüştürülemeyen ve ayrıştırılamayan plastik atıklar kaçak veya izinli dökümlerle denize karışıyor. Antalya’nın turizmi, ekonomisi, doğası ve halk sağlığı için hayati önemdeki konuyla ilgili Doç. Dr. Fevzi Esen tarafından hazırlanan rapor Sıfır Atık Vakfı’nca yayınlandı.


BAŞKAN KÜRESEL VERİLERİ AÇIKLADI

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş rapora yazdığı önsözde “Elinizdeki Plastik Atık Raporu, Vakfımız tarafından bu alanda ilk kez yayımlanan uluslararası nitelikte bir çalışmadır. Vakfımızın derlediği istatistikler ve güvenilir uluslararası kaynaklar ışığında hazırlanan rapor, plastik üretiminden, atık oluşumuna ve çevresel sızıntıya, sınır ötesi ticaretten geri kazanıma kadar plastik döngüsünü bütüncül biçimde ele almayı amaçlamaktadır. Raporun ortaya koyduğu tablo açıktır: Küresel plastik kullanımı 2000-2019 döneminde 234 milyon tondan 460 milyon tona, plastik atık miktarı ise 156 milyon tondan 353 milyon tona yükselmiş; 2019 yılında oluşan atığın yalnızca yaklaşık yüzde 9'u geri dönüştürülebilmiştir. İlk hedefimiz, plastik atığın daha oluşmadan önlenmesidir.  İkinci hedefimiz, nehirlerden denizlere taşınan atıkları kaynağında durdurmaktır. Üçüncü hedefimiz, plastik atık ithalatını kademeli ve sorumlu biçimde azaltmaktır. Bu raporun karar alıcılar, yerel yönetimler, iş dünyası, akademi ve sivil toplum için ortak bir çalışma zemini oluşturmasını diliyorum. Hazırlık sürecine katkı sunan uzmanlarımıza, araştırmacılarımıza, paydaşlarımıza ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” diyerek temiz deniz amaçlarını açıkladı.


ANTALYA HAVZASINDA 353 TON ATIK EMİSYONU

Dağlık iç kesimlerde dahil Antalya sahilleri boyunca Akdeniz'e dökülen akarsuların taşıdığı plastik kirliliği, Antalya için çevresel risk oluşturmakta olduğu raporda belirtildi. Rapordaki havza haritalandırmalarına göre Gündoğmuş havzasından beslenerek denizle buluşan akarsu ağzından her yıl 81 bin 300 kg plastik atık sulara karışmakta. Benzer şekilde, Aksu ve Antalya merkez hattındaki nehir ağzından 38 bin 400 kg, Akseki ve İbradı bölgelerinden inen suların ulaştığı noktalardan ise sırasıyla 31 bin 300 kg ve 27 bin 100 kg plastik atık doğrudan denize taşınmakta olduğu ifade edildi. Batı kıyılarına doğru uzanan hat üzerinde yer alan 21 bin 100 kg ve 20 bin 100 kg'lık diğer büyük deşarj noktalarıyla birlikte, Antalya havzasında akarsu ağzından denize salınan tahmini yıllık plastik emisyonu 353 ton olarak belirtildi. 


DOĞU AKDENİZ HATTI ÇÖPE GÖMÜLDÜ

Seyhan Nehri başta olmak üzere bölgedeki akarsular, endüstriyel ve kentsel atıkları arıtılmaksızın ya da kontrolsüz bir şekilde deniz ekosistemine taşımakta. Rapora göre Mersin-Adana ana deşarj noktasından Akdeniz'e dökülen plastik kirliliği 233 bin 700 kg gibi devasa bir rakama ulaşırken, bölgedeki diğer büyük kolların da etkisiyle kirlilik katlanarak büyümekte. Adana'daki sulama kanallarında gerçekleştirilen güncel saha çalışmaları, bölgedeki bazı geri dönüşüm tesislerinin usulsüz deşarjlarının da bu kirliliği tetiklediğini ve yerel mikroplastik kirliliğine yol açtığını kanıtlandı. Kaçak dökümlerin de eklenmesiyle sayıların daha da yüksek olduğu uzmanlarca belirtilirken, rapordaki rakamların çok çok üzerinde bir kirlilik oluştuğu ve kaynağın Adana başta olmak üzere Doğu Akdeniz illerindeki çok sayıda kaçak veya izinli geri dönüşüm tesislerinden geldiği uzmanlarca ifade edilmişti.


AKDENİZ’DE 135 BİN TON ÇÖP GEZİYOR

Sınır tanımayan plastik kirliliği, Akdeniz'i dünyanın en kirli denizlerinden biri haline getirerek eşsiz bir biyoçeşitlilik krizine yol açarken 2026 yılı modelleme verilerine göre Akdeniz sularında halihazırda 135 bin 48 ton plastik atık yüzüyor. Kirlilik bölgedeki canlı yaşamını doğrudan tehdit etmekte; Akdeniz'de yaşayan 134 farklı türün plastik yuttuğu bilimsel olarak belgelendi. 


AKDENİZ CANLILARI TEHDİT ALTINDA

Akdeniz'in kapalı deniz yapısı içerisinde her yıl biriken devasa plastik kirliliği, bölgedeki benzersiz canlı yaşamını ve biyoçeşitliliği doğrudan ve felaket boyutunda tehdit ediyor. Raporun 33. sayfasında yer alan verilere göre, Akdeniz'de tam 134 farklı deniz türünün plastik yuttuğu bilimsel olarak kanıtlandı. Bu vahim tablonun içerisinde 60 farklı balık türü, 9 deniz kuşu türü, 5 deniz memelisi türü ve Akdeniz ekosisteminin sembolü olan 3 deniz kaplumbağası türünün tamamı yer alıyor. Bilim insanlarının yaptığı incelemeler, küresel ölçekte incelenen deniz türlerinin neredeyse yüzde 90'ında plastikten kaynaklı olumsuz etkiler gözlendiğini açıkça ortaya koyuyor.


KİŞİ BAŞI ATIK ÜRETİMİ YILLIK 48 KİLOGRAM

Türkiye'de kişi başı plastik atık üretimi yıllık 48,00 kg olarak gerçekleşmekte olup, bu oran ülkeyi 216 ülke arasında 84. sıraya, üst-orta gelirli ülkeler arasında ise 9. Sırada yer alıyor. Kişi başı çevreye sızan plastik kirliliği ise yıllık 5,79 kg düzeyinde olduğu ifade edilirken, Türkiye genelindeki nehirler yoluyla okyanuslara ve denizlere taşınan yıllık plastik emisyonu 14 bin 300 ton olarak hesaplandı. Bu miktar, küresel nehir kaynaklı deşarjın yüzde 1,5'ine denk gelerek Türkiye'yi dünya genelinde 11. Sıraya yerleştiriyor. 


18 YILDA 31 KATLIK ARTIŞ VAR

Ülke içerisinde geri dönüştürülen plastik atık miktarı 2020 yılındaki 3,01 milyon ton seviyesinden, 2022 yılında yüzde 25,5 oranında bir düşüşle 2,25 milyon tona geriledi. Buna karşılık, Türkiye'nin plastik atık ithalatı 2005-2023 döneminde 31,6 kat artmış; 2020'de 767 bin tonla zirve yapan ithalat, 2023 yılında 630 bin ton olarak gerçekleştiği açıklandı. Aynı yıl sadece 21 bin ton ihracat yapabilen Türkiye, 611 bin tonluk net ticaret dengesiyle belirgin bir net ithalatçı konumunda bulunmakta ve özellikle Birleşik Krallık (141 bin ton) ile Almanya (88 bin ton) gibi ülkelerden gelen atıklarla beslenen bu yapının denetlenmesi gerektiği uzmanlarca ifade edilmekte. 


29 NEHİR AĞZINA KURULACAK BARİYER SİSTEMİ

Nehirlerden denizlere taşınan atıkların kaynağında durdurulması, Akdeniz ekosisteminin korunması için hayati bir zorunluluktur. Bu kapsamda hayata geçirilen Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi, bölgesel müdahalelerin somut ve kararlı bir adımı olarak öne çıkmaktadır. İnisiyatif çerçevesinde, Antalya ve çevresindeki 29 nehir ağzına özel bariyer sistemlerinin kurulması planlanmakta.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız