Vasatlığın Üstün Olduğu Bir Dünya Bu!
Artık ne yazık ki, “vasatlığın üstün olduğu “bir dünyada yaşıyoruz. Kalitenin, derin düşüncenin ve özgürlüğün arka plana atıldığı, sıradanlığın ise yeni norm olarak kabul edildiği bir düzen bu. Şöyle de söyleyebiliriz aslında; dünyada ortalama olan her şey korunur, mükemmel ya da farklı olan ise dışlanır ve tehdit olarak görülür.
Vasatlığın yönettiği toplumlar, niteliğin niceliğe kurban edildiği, liyakatsizliğin kurumsallaştığı ve her türlü sıra dışı başarının cezalandırıldığı kolektif bir tıkanmışlık hali yaşarlar. Bu tür yapılarda cehalet ve sıradanlık utanç kaynağı olmaktan çıkıp, toplumsal yükselmenin en geçerli akçesi haline gelir. Sosyolojide bu durum genellikle “ mediokrasi “ ( vasatların iktidarı ) olarak tanımlanır.
Peki ama dünyada vasatlık neden hep kazanıyor? Çünkü;
• Güvenlik Arayışı: Sıradanlık risk barındırmaz, kalabalıklar içinde kaybolmayı kolaylaştırır.
• Teknoloji ve Hız: Dijital platformlar ve sosyal medya algoritmaları, en çok tıklananı ve en basit olanı öne çıkararak, vasatlığı besler.
• Korku: Güç sahipleri, kendilerini sorgulayacak akıllı ve yetkin insanlardan çekindikleri için yönetimi daha kolay olan vasat kadroları tercih ederler.
Vasatlık düzeninin gözle görülür belirtileri vardır, bunlar:
YÜZEYSELLİK: Sanatta, kültürde ve günlük iletişimde derinlik yerine hızlı tüketilen, içi boş içerikler öne çıkar.
LİYAKATSİZLİK: İş başvurusunda veya yönetimde başarı ve uzmanlık değil, uyum sağlama ve ortalama kalma becerisi ödüllendirilir.
ELEŞTİRİSİZLİK: Sorgulayan ve düşünen zihinler dışlanır; her şeye körü körüne ayak uyduran kitleler rahat eder.
AŞAĞI ÇEKME REFLEKSİ: Üstün veya nitelikli olan bir birey, toplumsal veya kurumsal mekanizmalar tarafından hızla ortalamaya çekilmeye çalışılır.
KAVRAMLARIN İÇİNİN BOŞALMASI: Adalet, başarı, eğitim ve ahlak gibi yapı taşı kavramlar şeklen varlığını sürdürür, ancak içerik olarak tamamen anlamsızlaşır.
POPÜLİZM VE RETORİK: Gerçek çözümler ve projeler yerine, kitleleri manipüle etmesi kolay olan sloganlar, duygusal sömürüler ve içi boş vaatler alkış toplar.
Vasatlık, toplumların psikolojik iklimini de bozar! Nasıl mı?
KİBİRLİ CEHALET: Bilgiye ve uzmanlığa saygı yok olur. Hiçbir konuda derinliği olmayan insanlar, her konuda en kesin hükümlere sahip olur.
GİRİŞİMCİLİK KORKUSU: Hata yapma korkusu ve sistemin cezalandırma mekanizmaları yüzünden kimse inovatif bir adım atmaya cesaret edemez.
DUYARSIZLIK (Apatizm): Toplumun nitelikli azınlığı, zamanla mücadele etmekten yorularak kendi kabuğuna çekilir, sessizleşir veya ülkeyi terk eder. (Beyin göçü)
Vasatlığı aşmanın en önemli yolu; eğitim, kültür ve sanata ağırlık verilmesidir. Dünya ancak vasatlığı aştığında, güzel bir dünya olacaktır.