Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımladığı genelge tepkilere neden oldu. Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, yayımlanan genelgenin eğitimin kronikleşmiş sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmenler üzerinde yeni yükümlülükler ve baskılar yarattığını belirterek süreci değerlendirdi.
GERÇEK SORUNLAR YERİNE DENETİM BASKISI
Eğitim sistemindeki yapısal sorunların göz ardı edilerek öğretmenlerin dar kalıplara sıkıştırıldığını belirten Acar,
"Bakanlık; öğretmenin yoksullaşmasını, okulların personel açığını, kalabalık sınıfları ve ücretli öğretmenlik ayıbını çözmek yerine, öğretmenin önlüğünden telefonuna, veliyle görüşmesinden kullanacağı dijital platforma kadar uzanan bir müdahale ve denetim düzeni kurmaya çalışmaktadır"
ifadelerini kullandı.
EMİR-KOMUTA ZİNCİRİYLE EĞİTİM OLMAZ
Genelgede kullanılan dilin otoriter yapısına dikkat çeken Acar, metindeki emredici üslubu eleştirdi. Acar,
"Genelgenin bütününe hakim olan 'tavizsiz', 'zorunlu', 'istisnasız', 'kesinlikle' gibi ifadeler, Bakanlığın eğitim çalışanlarıyla birlikte yönetme anlayışından uzaklaştığını göstermektedir. Eğitim, emir-komuta zinciri içerisinde yürütülecek mekanik bir faaliyet değildir. Öğretmen de her politikayı sorgulamadan uygulamakla yükümlü bir talimat memuru değildir”
dedi.
GENELGELER KANUNUN ÜZERİNE ÇIKAMAZ
Yayımlanan genelgenin normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu ve hukuki belirsizlikler yarattığını vurgulayan Acar,
"Hukuk devletinde genelgeler; kanun ve yönetmeliklerin uygulanmasını açıklayabilir ancak onların sınırlarını genişletemez. Üst hukuk normlarında olmayan bir yükümlülük genelgeyle yaratılamaz; yönetmelikle tanınan hak ve güvenceler genelgeyle ortadan kaldırılamaz"
şeklinde konuştu.
OKULLAR SİYASETİN UYGULAMA ALANI DEĞİLDİR
Okulların siyasi propagandadan uzak tutulması gerektiğini ve öğretmenlerin özerkliğine sahip çıkacaklarını belirten Acar,
"Eğitim-İş olarak, hukuku genelgelerle aşmaya, öğretmenin mesleki özerkliğini idari talimatlarla daraltmaya ve öğretmeni itibarsızlaştırmaya, okulları güncel siyasi politikaların uygulama alanına dönüştürmeye yönelik hiçbir girişime sessiz kalmayacağız"
diyerek açıklamasını tamamladı.