Faili Meçhul Suç ya da Cinayet Kalmasın
İŞ BİLENİN, KILIÇ KUŞANANIN !
"İş bilenin, kılıç kuşananın" atasözü, bir imkanın, makamın veya aracın, onu en iyi şekilde kullanmayı bilen, becerikli ve liyakat sahibi kişilere yakışacağını ifade eder.
Türk Dil Kurumu (TDK) kaynağına göre bu söz, "Her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır" anlamına gelir. Halk arasında "At binenin, kılıç kuşananın" şeklinde de sıkça kullanılır.
24 Şubat 2022'den bugüne Rusya ile savaşan Ukrayna'nın yıllık enflasyonu yüzde 7,7...
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası geçtiğimiz günlerde 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28'e yükselttiklerini duyurmuştu...
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başladığı Şubat 2022'den bugüne Avrupa Birliği, NATO ülkeleri ve diğer uluslararası toplum ve müttefik ülkeler tarafından Ukrayna'ya taahhüt edilen veya sağlanan toplam küresel yardım 430 milyar dolara (yaklaşık 400 milyar Euro) ulaşmıştır...
Örnek vermek gerekirse, Japonya, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal ettiği Şubat 2022'den bu yana Ukrayna'ya yaklaşık 20 milyar dolar tutarında insani, mali ve yeniden yapılandırma yardımı taahhüt etmiştir. Ukrayna hükümetinin resmi açıklamalarına göre, bu miktarın 15 milyar dolardan fazlası doğrudan teslim edilmiş veya bütçe desteği olarak aktarılmıştır…
RUSYA İLE TÜRKİYE'NİN ARASINA UKRAYNA GİRDİ
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin: "Avrupa Birliği ve NATO ülkelerinin Rus gemilerine el koymasına karşılık vereceğiz" açıklamasını yaparken, 2025 yılında Rusya’dan Türkiye’ye gelen toplam turist sayısı 6 milyon 904 bin 11 kişiye ulaşırken, Ağustos 2026'da Türkiye, Ukrayna'ya on binlerce Amerikan yapımı top mermisi ve kümelenmiş roket göndermek için ABD onayı istiyor. Rusya, bu hamlenin Rusya Türkiye ilişkilerini tamamen bozabileceği konusunda Türkiye'yi uyardı…
ÇİN AFRİKA'YI FETHETTİ
Türkiye'nin Afrika ile ticaret hacmi 2025 yılı sonunda yaklaşık 40 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu dönemde ihracat yaklaşık 24 milyar dolar, ithalat ise 16 milyar dolar olarak gerçekleşti; ayrıca kıtadaki toplam Türk müteahhitlik projelerinin bedeli 97 milyar doları aştı.
Çin'in Afrika ülkelerine ihracatı 2025 yılı sonunda yıllık bazda yüzde 25,8 artışla 225 milyar dolara ulaştı. Çin Gümrükler Genel İdaresi verilerine göre Çin, 17 yıldır kıtanın en büyük ticaret ortağı konumunu sürdürürken, bu ticarette Çin lehine büyüyen büyük bir dengesizlik ve ticaret açığı dikkat çekiyor.
Çin ile Afrika arasındaki ikili ticaret hacmi, 2026 yılının ilk yarısında 207 milyar dolar ile tarihi bir rekor kırmıştır. Pekin yönetiminin 1 Mayıs 2026 itibarıyla diplomatik ilişkisi bulunan 53 Afrika ülkesine yönelik başlattığı sıfır gümrük vergisi uygulaması, kıtanın Çin'e olan ihracatını genel tahminlere göre %6 civarında artırmıştır.
Mayıs ve Haziran aylarında Çin'in Afrika'dan ithalatı yıllık bazda %24 artarak 29 milyar doları buldu.
Nijerya ile olan ikili ticaret ilk yarıda %35 artışla 18 milyar dolara fırladı.
Rusya Ukrayna savaşında 6000 kadar Kuzey Kore askeri Rusya lehine Ukrayna aleyhine savaşırken yaralandı ya da öldürüldü...
Bloomberg'in küresel ekonomi araştırma ve analiz birimi Bloomberg Economics'e göre, Rusya'ya 2022-2025 yılları arasında sağlanan askerî destek Kuzey Kore'ye 14 milyar doların üzerinde gelir getirdi.
Ukrayna'nın tahminlerine göre Kuzey Kore, 2024 ve 2025 yıllarında Rusya'nın cephede ihtiyaç duyduğu mühimmatın yarısını sağladı. Ayrıca kundağı motorlu obüsler, çok namlulu roketatarlar ve balistik füzeler gönderdi. INSS raporuna göre Kim yönetimi, gönderilen her asker için ayda 2 bin 800 dolar, subay için 3 bin dolar, ölen her asker içinse 6 bin ila 10 bin dolar alıyor.
Çin ile ticaret, Kuzey Koreli işçilerin yurt dışına gönderilmesi, ihracat ve internet üzerinden işlenen suçlardan da yaklaşık 8 milyar dolar daha elde edildi. Örneğin Şubat 2025'te Bybit platformuna yönelik, bugüne kadarki en büyük siber saldırıda Kuzey Koreli olduğu tahmin edilen hackerler Ethereum cinsinden 1,5 milyar dolar ele geçirdi.
SEÇMEN ANKETLERİ
Gazeteci Fatih Altaylı, son seçim anketlerini değerlendirdi:
"Ne yalan söyleyeyim, son günlerde yapılan tüm araştırmalara şüphe ile bakar oldum. Pek çoğu çuvallıyor. Üstelik bu bize özel bir durum da değil.
Araştırmanın Çerçeve Yasa görüşmelerinden önce tamamlandığını da not etmek lazım.
Ankete katılanların %31,8'i kendisini Atatürkçü, %19,3'ü Türk milliyetçisi, %14,3'ü muhafazakar, %5,8'i sosyal demokrat olarak tanımlamış. Beni en çok şaşırtan bölüm bu oldu. İslamcılar ile komünistlerin oranının birbirine bu kadar yakın olmasını beklemezdim.
'Yarın genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?' sorusunda sol protesto oylar dahil Yeni Parti %29,4 ile birinci, AK Parti %24,8 ile ikinci parti çıkmış. Sağ protesto oylar dağıtıldıktan sonra Yeni Parti %34,8'e, AK Parti %29,4'e yükseliyor.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ekrem İmamoğlu %34,5, Recep Tayyip Erdoğan %31,1 çıkmış.
İki adaylı senaryolarda İmamoğlu, Erdoğan karşısında %45,6'ya %34,7; Mansur Yavaş ise %47,4'e %32,4 önde görünüyor. Erdoğan en yüksek oya Özgür Özel ile yarıştığında ulaşıyor. Özel %44, Erdoğan %37,4.
Ankete katılanların %46,8'i Özgür Özel'i güvenilir bulurken, %45,6'sı güvenilir bulmuyor. 'Yeni Parti'ye oy verir misiniz?' sorusuna ise %32,4 'kesinlikle veririm', %6,9 'verebilirim' yanıtını vermiş. %52,8 'kesinlikle oy vermem' demiş.
Ben kendi payıma bu anketlere hala çok güvenmiyorum. Ortalığın biraz durulması, Butlan, Yeni Parti, Çerçeve Yasa toz dumanının biraz dağılıp siyasetin en azından biraz normalleşmesi lazım."
FAİLİ MEÇHUL CİNAYET YA DA SUÇ KALMASIN
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dört ay içerisinde 30 dosyada 35 faili meçhul cinayeti aydınlattığını açıkladı.
4 Nisan 2015 tarihinde Rize'de oynanan ve Fenerbahçe'nin 5-1'lik galibiyeti ile sonuçlanan Çaykur Rizespor-Fenerbahçe maçının ardından, İstanbul'a dönmek üzere Trabzon Havalimanı'na, tüm futbol takımı ile teknik ekibi götüren Fenerbahçe otobüsüne kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından silahlı saldırı düzenlenmişti.
Fenerbahçe futbol takımını taşıyan otobüse 4 Nisan 2015'te, Trabzon'un Sürmene ilçesi sınırları içinde düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında beş şüphelinin gözaltına alındığı açıklandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek yaptığı açıklamada, "Bu soruşturmanın tek amacı, 11 yıl önce gerçekleştirilen bu menfur saldırının arkasındaki kişi veya kişileri somut delillerle ortaya çıkarmaktır" ifadelerini kullandı.
Akın Gürlek, "Fenerbahçe Spor Kulübü futbol takımını taşıyan otobüse 4 Nisan 2015 tarihinde Trabzon'da gerçekleştirilen silahlı saldırı, hafızalardaki yerini korumaktadır. Otobüs şoförünün ağır yaralandığı, futbolcuların ve kulüp görevlilerinin büyük bir tehlike atlattığı bu saldırı milletimizin vicdanında bir yara olarak kalmıştır. Bakanlığımızda Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın çalışmaları kapsamında dosya yeniden ele alınmış; yeni teknolojik imkanlar ve güncel inceleme yöntemleri kullanılarak bütün deliller tekrar değerlendirilmiştir" dedi. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yapılan yeni analizlerden elde edilen delil ve bulgular doğrultusunda, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğünün Salı sabahı gerçekleştirdiği operasyonda beş şüpheliye yönelik operasyon gerçekleştirildiğini aktaran Gürlek, bu şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri ile gerekli adli işlemlerin de başlatıldığını duyurdu. "Hangi takıma, hangi sporcuya veya hangi taraftar grubuna yönelirse yönelsin, spor alanındaki şiddete karşı tavrımız nettir" ifadesini kullanan Bakan Gürlek, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Türk futbol camiasının ve milletimizin yıllardır cevabını beklediği soruların aydınlatılması için süreci sonuna kadar takip edeceğiz. Ne herhangi bir kişi veya topluluğun haksız yere töhmet altında bırakılmasına ne de herhangi bir saldırının faili meçhul kalmasına izin vermeyeceğiz.”
Akın Gürlek: "Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti olmak üzere kamuoyunda bazı cinayetleri çözmeye kararlıyız" dedi...
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Şu ana kadar 30 tane aydınlatılmamış cinayeti ortaya çıkarttık. Mutlaka bir cinayet varsa bu cinayetin faili vardır, bu konuda devlet bu faili bulmak zorundadır. Ucu nereye giderse gitsin bu konuda kararlıyız. Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti olmak üzere kamuoyunda bazı cinayetleri çözmeye kararlıyız" dedi.
"30 tane aydınlatılmamış cinayeti ortaya çıkarttık"
Önemli işler yaptıklarını, faili meçhul suçlar konusunda yeni bir büro kurduklarını vurgulayan Gürlek, şunları kaydetti:
"Şu ana kadar 30 tane aydınlatılmamış cinayeti ortaya çıkarttık. Mutlaka bir cinayet varsa bu cinayetin faili vardır, bu konuda devlet bu faili bulmak zorundadır. Ucu nereye giderse gitsin bu konuda kararlıyız. Bu konuda da Muhsin Yazıcıoğlu biliyorsunuz rahmetli bu konuda yeni bir operasyon yapıldı yakın zamanda. Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti olmak üzere kamuoyunda bazı cinayetleri çözmeye kararlıyız.
Gürlek: "Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir..."
Gürlek, "Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler. Hukukun asli amacı, vatandaşı huzur ve güven içinde tutmaktır." dedi.
“Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Ben ise 86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, milletimizin ve devletimizin bize tevdi ettiği bu emanetin taşıyıcısıyım. Bu nedenle adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler. Hukukun asli amacı vatandaşı huzur ve güven içinde tutmaktır. Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer, dosyanın üzerindeki isme bakmaz, hukuk gereğini yapar.”
“Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız”
Bakan Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefine işaret ederek, "Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı olarak da görüyoruz. Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz." dedi.
"Suçun yöntemi değişse de araçları değişse de örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var, devletin suçla mücadele iradesidir" ifadesini kullanan Gürlek, şunları kaydetti:
"Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu hafta da açıkça ifade ettik. Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna, organize suçta suçun failinden azmettiricisine, yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar oluşturdu. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir. Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasal düzenleme, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz."
Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizler yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisiyiz. Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğiz, operasyonlarımıza devam edeceğiz. Biz özellikle suçla mücadele konusunda büyük Türk milletinin hizmetindeyiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu irade son derece açıktır. Milletimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecektir. Biz de bu iradenin gereğini hukuk içerisinde yerine getireceğiz. Devletten daha güçlü bir yapı yoktur. Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de yoktur. Suç işleyen kim olursa olsun, nereye giderse gitsin, yaptığı yanına kar kalmayacaktır.”
"Adaletin önünde zaman aşınır, hakikat aşınmaz" ifadesini kullanan Gürlek, "Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir, bir dosya rafta bekleyebilir ama faili meçhul kalan her ölüm devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız, delillerin izini süreceğiz, faili ortaya çıkaracağız. Sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız." diye konuştu.
“Mesele, bütün vatandaşlarımızın çocuklarına daha huzurlu bir Türkiye bırakması meselesidir”
Gürlek, Türkiye'nin çok uzun yıllar boyunca terörün ağır bedellerini ödediğine dikkati çekerek, "Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Türkiye enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkanlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır." dedi.
Bakan Gürlek, Fenerbahçe Futbol A Takımı otobüsüne 4 Nisan 2015'te Trabzon'da gerçekleştirilen silahlı saldırı dosyası kapsamında bazı şüphelilerin gözaltına alındığının hatırlatılması üzerine de şu değerlendirmede bulundu:
“4 Nisan 2015 tarihinde Fenerbahçe otobüsüne karşı silahlı bir eylem yapılmıştı biliyorsunuz. Bu bizim özellikle Adalet Bakanlığında Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Bürosunu kurduğumuzda bu dosyayı arkadaşlarımız çalışıyordu. Yeni ayrıntılar yakalandı, Trabzon Başsavcılığımız da yeni deliller buldu. 5 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti, 4 kişi yakalandı, 1 kişi firari. Burada soruşturma yapma yetkisi Başsavcılığa ait yani şu an tutuklamaya sevk edildi mi ya da gözaltı süresi doldu mu o konuyu ben bilmiyorum ama yani özellikle yeni deliller, HTS, baz istasyonu kayıtları, işte tüfeğin en son yakalanması ve benzeri sebeplerden dolayı Başsavcılıkça operasyon yapıldı. Yani faili Meçhul Suçlarla Mücadele Bürosunun yaptığı bir çalışmadır. Bizim kararlılıkla özellikle faili meçhuller konusunda mücadelemiz devam ediyor.”
"Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalarda; 2014 yılında Kırıkkale'de kaybolan ve 2025 yılında cansız bedeni bir ikametteki derin dondurucuda bulunan Hüseyin Okumuşoğlu'nun ölümüne ilişkin dosya yeniden ele alınarak soruşturma derinleştirildi.
98 kişinin ifadesine başvuruldu, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi. Teknik incelemeler, iletişim kayıtları ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli tespit edildi. Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 16 şüpheli gözaltına alındı.
Diğer önemli gelişme ise Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Kızılcahamam İlçe Jandarma Komutanlığı ile yürütülen çalışmalar kapsamında, 2018 yılında Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde öldürülen Emrah Daşdemir'e ilişkin soruşturmada yaşandı.
HTS kayıtları, baz hareketleri, sosyal medya yazışmaları ve şüpheli beyanları ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Şüpheli hakkında daha önce verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, elde edilen yeni bulgular üzerine kaldırıldı. Soruşturma kapsamında Halil Can Çelik bu sabah gözaltına alındı.
Bu dosyaların yeniden ele alınmasında büyük bir titizlikle çalışan Kırıkkale ve Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğümüze, Kızılcahamam İlçe Jandarma Komutanlığımıza ve süreçte emeği bulunan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum.
Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye; faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesi için gereken bütün çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."