Temiz Siyasetin Yolu

YAYINLAMA:
Temiz Siyasetin Yolu

1991 ile 1995 yılları arasında İstanbul’da Mimar Sinan Üniversitesi’nde öğrenciydim. Öğrencilik yıllarımın çoğu Kumkapı’daki Kadırga Öğrenci Yurdu’nda geçmişti. İstanbul’a ilk gittiğimde Büyükşehir Belediyesi’nin başında, liderliğini Erdal İnönü’nün yaptığı SHP’li Nurettin Sözen vardı. O yıllarda İstanbul’un nüfusu 7-8 milyon civarındaydı. 28 Nisan 1993 tarihinde Ümraniye çöplüğünde patlama meydana gelmiş ve çevredeki gecekondularda yaşayan 39 kişi hayatını kaybetmişti. Bir de üstüne İSKİ skandalı patlak vermişti.

Skandal, dönemin İSKİ Genel Müdürü’nün kendisinden 29 yaş küçük bir belediye çalışanıyla evlenmek için 22 yıllık eşinden boşanmak istemesi üzerine ortaya çıkmıştı. Genel Müdürün eşi, kocasının rüşvet aldığını ihbar edince skandal gün yüzüne çıkmıştı. Bu olay, Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin (SHP) yerel yönetimlerdeki imajını sarsmıştı. Türk siyasi tarihinde yolsuzluk tartışmalarının seyrini değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olan bu olay, 1994 yerel seçimlerinde Refah Partisi’nin adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerini kazanmasında büyük rol oynamıştı.

Erdoğan, 973 bin 704 seçmenin oyunu alarak yüzde 25’lik oranla İBB Başkanı seçilmişti. Erdoğan’ın aldığı oy 1 milyon bile değildi. Ancak başkan seçilmeyi başarmıştı. Çünkü hem merkez sağ hem de merkez sol partiler bölünmüştü. Mevcut belediye başkanının partisi SHP, İSKİ skandalından dolayı ağır bir darbe almıştı. Buna karşılık, şu anda CHP milletvekili olan İlhan Kesici, 1994 seçimlerinde Anavatan Partisi’nin adayı olarak 855 bin 897 oyla ikinci sırada yer almıştı. SHP’nin adayı Zülfü Livaneli ise 784 bin 693 oyla seçimde üçüncü olabilmişti.

1980 darbesinden 1992’ye kadar kapalı kaldığı için 1994 seçimlerinde yok denecek kadar az bir oya sahip olan CHP’nin adayı Ertuğrul Günay ise Doğru Yol Partisi ve Demokratik Sol Parti’nin adaylarının ardından yüzde 1,4’lük oyla beşinci sırada yer alabilmişti.

Türk siyasi tarihini derinden etkileyen İSKİ skandalını bu toplum uzun yıllar hafızasından atmadı. Çünkü bu millet, el âlemin karısına, kızına, ırzına, namusuna ve devletin kör kuruşuna göz dikenleri asla affetmez. Nitekim İSKİ skandalında olayın faili İSKİ Genel Müdürü’ydü, ama fatura partiye çıkmıştı. Hatta İSKİ skandalının da etkisiyle 18 Şubat 1995 tarihinde kurumsal kimliğini sonlandıran SHP, CHP çatısı altına girmişti.

CHP ise 1994’te SHP’nin İSKİ skandalı nedeniyle kaybettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını tam 25 yıl sonra, 2019 seçimlerinde kazanabildi. Çeyrek asır sonra gelen bu zafer, 2024 seçimlerinde CHP’nin ülke genelinde birinci parti çıkmasıyla daha da pekiştirildi. Ancak İSKİ skandalından çıkartılması gereken ders çıkarılmadı.

Nitekim 2024 seçimlerinde CHP’den seçilen çok sayıda belediye başkanı ile bu belediyelerde çalışan çok sayıda kişi hakkında rüşvet, irtikap gibi suçlardan davalar açıldı. Çok sayıda kişi tutuklandı. Bazı belediye başkanlarının isimleri, İSKİ skandalında olduğu gibi, kendilerinden yaşça çok küçük belediye çalışanlarıyla çarpık ilişkilere ve rüşvet olaylarına karıştı.

“Özel hayatları bize ne?” diyemiyoruz. Çünkü gökyüzündeki bir kelebeğin kanat çırpışının bile dünyanın kaderini değiştirebilecek bir kudrete sahip olduğunu düşünürsek, siyasetçilerin attığı her adımın nelere kadir olabildiğini siz hesap edin. İSKİ skandalının yarattığı siyasi sonuçlar işte ortada duruyor.

Bugüne gelince…

Elbette bu iddiaların doğru olup olmadığı zamanla anlaşılacaktır. Ancak bu olayları iktidar cephesi bir fırsat olarak değerlendirecektir. CHP’yi bölmeyi başaran toplum mühendisleri, kurulan Yeni Parti’yi de bin parçaya bölmek için her türlü ayak oyununu, dalavereyi yapacaktır.

Bu ayak oyunlarını boşa çıkarmanın yolu belli. Milletin sesine kulak vereceksin. Onun taleplerini yerine getireceksin. Sırtını millete dayayacaksın. Gücünü de milletten alacaksın. Şeffaf olacaksın. Parti yönetimini temiz adamlardan oluşturacaksın. Milletvekili adaylarını, belediye başkan adaylarını ve meclis üyesi adaylarını seçme işini delegelere ya da üyelere bırakacaksın. Egosu gelişmemiş insanlara makam, koltuk vermeyeceksin.

Hepsi bu.

Bütün siyasi partilerden beklenen de budur.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız