Özür Dilemeyenlerden Uzak Durun!
Özür dilemeyi bilmemek, bir insanın karakterindeki en büyük olgunlaşmamışlık göstergelerinden biridir. Hata yaptığını kabul etmek bir zayıflık değil, aksine bir erdem ve içsel güç göstergesidir. Ancak bazı insanlar için “ Özür dilerim” demek, adeta kendi varlıklarına yapılmış bir tehdit gibidir.
Bu insanların iç dünyasını, bu davranışlarının altında yatan ruh hallerini bilmek gerekir diye düşünüyorum. Özür dileyemeyen insanların arkasında genellikle güçlü bir ego değil, aksine “ kırılgan bir psikoloji “ yatar.
• Derin Güvensizlik, Kırılgan Ego ve Tehdit Algısı: Bu kişiler hata yaptıklarını kabul ettiklerinde, tüm saygınlıklarını yitireceklerini ve “ beceriksiz” olarak algılanacaklarını düşünürler. Egonun bu hasarı kaldıramayacak kadar zayıf olması, hatayı kabul etmeyi, bir varoluşsal tehdit haline getirir.
• Bilişsel Çelişki ( Cognitive Dissonance): Kendilerini “ her zaman doğru ve mükemmel” olarak kodlamışlardır. Yaptıkları hata bu imajla çeliştiğinde, zihinleri gerçeği çarpıtır. “ Ben hata yapmadım, o beni kışkırttı.”
• Narsisistik Eğilimler: Bazı durumlarda ise, “ empati yoksunluğu” ön plana çıkar. Karşı tarafın ne hissettiğiyle ilgilenmedikleri için, ortada özür dilenmesi gereken bir durum olduğuna inanmazlar.
Bu konuda söylenen sözlere en güzel örnek; Sigmund Freud’ undur. O der ki:
“ Özür dilemek, sizin haksız olduğunuz, karşı tarafın haklı olduğu anlamına gelmez. Verdiğiniz değerin, egonuzdan daha yüksek olduğunu gösterir.”
Yine aynı konuda;
“ Bir insanın olgunluğu, yaptığı hatalardan ötürü ne kadar çabuk ve içten özür dileyebildiğiyle ölçülür.” diyor G. K.Chesterton.
Bir de “ Ama “ ile biten “ Sahte Özürler “ vardır ki, aslında özür değildir. Misal:
“ Gündelik hayatınızda, bir arkadaşınız, randevusuna iki saat geç kalıyor. Geldiğinde size dönüp; “ Geç kaldığım için üzgünüm ama, sen de trafiğin bu saatte yoğun olduğunu biliyordun, beni daha erken uyarabilirdin.” diyor.”
Bu aslında bir özür değildir. Buna literatürde “ sahte özür “( non - apology ) denir. Kişi suçu hemen karşı tarafa veya dış etkenlere yansıtarak, kendi egosunu korumaya almıştır.
Hepimizin yaşamında özür dilemeyi bir yenilgi olarak gören insanlar vardır. Çoğu zaman onlarla iletişim kurmak yıpratıcı olabilir. Kendinizi korumak ve ilişkiyi sağlıklı yönetmek için duruma göre birbirinden farklı stratejiler uygulayabilirsiniz: Mesela ;
• Kişisel Algılamayın: Bilin ki, onların bu tavrı sizinle ilgili değil, kendi içsel yetersizlikleri ve kırılgan egolarıyla ilgilidir. Sizi değersiz gördükleri için değil, kendilerini korumak için özür dilemezler.
• Zorla Özür Diletmeye Çalışmaktan Vazgeçin: Bir insanı köşeye sıkıştırıp “ Özür dileyeceksin “ diye baskı yapmak, bu gibilerin savunma duvarlarını daha da yükseltir. Haklılığınızı kanıtlamak için, boşuna enerjinizi tüketmeyin.
• Davranışlara Odaklanın, Kelimelere Değil: Bazı insanlar kelimelerle özür dileyemez ama, hatasını telafi etmek için, ertesi gün size en sevdiğiniz kahveyi alabilir veya bozduğu bir şeyi tamir edebilir.Eğer telafi çabası varsa, bunu bir “ eylemsel özür” olarak kabul etmeyi deneyebilirsiniz.
• Net Sınırlar Çizin: Özür dilememeleri, yaptıkları davranışın yanlarına kar kalacağı anlamına gelmez. “ Bu yaptığın hareket beni incitti. Bunu kabul etmeni beklemiyorum ama, bir daha tekrarlanmasını istemiyorum.” diyerek sınırınızı koyun ve geri çekilin.
• Kendi Ruh Sağlığınızı Ön Plana Alın: Eğer bu kişi sürekli olarak sizi suçlu hissettiriyor ( Gaslighting ) ve asla sorumluluk almıyorsa, o kişiyle aranıza mesafe koyma vaktiniz gelmiş demektir!
Unutmayın; “ Hatalarını kabul etmeyenler, en büyük hatalarını, onları gizlemeye çalışırken yaparlar.” diyor Benjamin Franklin. Haksız mı?