Kalleşçe Öldürülen Türk Başbuğları -16
Karadeniz kıyılarından bir gurup Amazon (Türk kadın savaşçı) anamız Turıyalı kardeşlerine yardıma gelmişlerdi. Amazonlardan biri savaş sırasında bir gurup düşman arasında kalmış ve öldürülmüştür. Amazonun cesedi yine asker ve komutanların önüne getirilmiş; hayasızların komutanı tarafından ölü bedene alenen tecavüz (cinsi ilişki) edilmiştir…
Turıya savaşında, bilindiği gibi kötülüğün güçleri, hile ile Tanrısal güçleri yani Turıya halkını ve onların yanında yer alanları yendiler. Bu arada Turıyalıların muhteşem kralı Hektor’un öldürülmesi, bence günümüzde bile yüreğimizin bir köşesindeki sızıdır… Düşmanların savaş sonunda uyguladıkları insanlık dışı vahşeti hiç yazmayayım!..
Savaş sonunda; kargaşa sırasında kaçarak kurtulabilen Turıyalı komutanlardan asil Aeneas ve yanındakilerin İtalya kıyılarına yerleştikleri biliniyor. Ayrıca Fransa tarafına giderek Marsilya kentini kurdukları, Yaşlı Turıya kralı Primaus’un küçük oğlu Paris’in kurduğu kente ise Paris adının verildiği… Ve benzeri iddialar pek çok batılı tarihçiler tarafından yazılmıştır…
Anadolu’daki, özellikle Ege Bölgesindeki Türklerden bir kısmının, Başlarında Turhan Bey olduğu halde, gemilerine binerek, Ege Adalarını geçip, ta İtalya’nın batısına kadar gittikleri bilinmektedir. Günümüzde bile İtalya’nın batısındaki denizin o bölümüne Tirhen (Turhan) Denizi denmektedir. Karaya çıkan Türkler; başta Floransa ve Po ovası olmak üzere İtalya’nın o yörelerine yerleştiler. 12 tane kent kurdular. Bu kentlerden bir tanesi de, Turhan Bey’in yakınlarından Tarkan’ın kurduğu kenttir. Günümüzde bu kentin adı Tarkanium’dur… O çağda İtalya’nın yerli halkı olan Latinler (İtalikler), vahşi ve barbar idiler ve de ilkel bir yaşantıları vardı. Latinlerin ileri gelenleri Türk beylerinden, kendileri için şehir kurmalarını istediler. Türkler de Tiber ırmağının kenarına Roma kentini kurdular. Latinler bir başka şey daha istediler; Türklerin yönetici olarak başlarına geçmelerini istediler. Böylece Roma İmparatorluğu kurulmuş oldu. İki çocuğu emziren bozkurt efsanesi yeni imparatorlukta sembol olarak benimsendi. Roma İmparatorluğunun İlk 5-6 İmparatorunun adıyla sanıyla Türk oldukları tespit edilmiştir (bu konuda ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler Adile AYDA Hanımefendinin araştırmalarını okuyabilirler). Bütün tarihi belgeler ve kanıtlar önlerine konulsa bile bazı hamagalar (hain, mankurt ve güdük akıllılar) asla inanmak istemezler ve körü körüne aksini iddia etmekle kalmayıp alay bile ederler. Ancak, inanın şimdilerde ben onlarla alay ediyorum. Sebebi şudur: Prof. Guido Barbujani ayrıntılı olarak yaptığı gen (DNA) araştırması sonucunu 08.12.2004 yılında “Genler, lisanlar ve evrimleri; Etrüsklerin genetik analizi” başlıklı raporu ile Etrüsklerin Türk olduklarını açıkça ilan etmiştir. Araştırma ve laboratuar incelemelerinin sonunda hazırlanan söz konusu raporun, maddeler halinde son bölümü şöyle:
1) Farklı arkeolojik bölgelerden alınan örnekler arasında önemli bir ayrılık çıkmadı. Bundan çıkan sonuç, Etrüsklerin sadece kültürel bir topluluk olmadığı, aynı zamanda genetik birliği olan bir toplum olduğudur.
- Genetik olgunlukları, günümüzün modern
toplumlarının seviyesindedir.
- Etrüskler, genetik açıdan bu günkü Doğu
Akdeniz insanı ile akrabadır. İtalyanlarla değil, günümüzde yaşamakta olan Türklerle çok kuvvetli akrabadırlar. (Son Truvalılar – Sinan Meydan)
DEVAMI VAR