Akıl Sandığın Şey…“Belki de Sadece Korkundur”
Geçenlerde bir şey dinledim.
İnsan beyninin aslında tek bir yerden değil, üç ayrı taraftan çalıştığını anlatıyordu biri.
Biri ilkel.
Biri duygusal.
Biri mantıklı.
Dinlerken şunu fark ettim:
Biz hayat boyunca çoğu zaman “kendimiz” gibi davranmıyoruz.
İçimizde hangi taraf daha yüksek konuşuyorsa…
Onu kendimiz sanıyoruz.
Telefonun ekranı yanıyor.
Bir mesaj.
Okuyorsun.
Cevap yazmıyorsun.
Çünkü bir yanın diyor ki:
“Yazarsan değerini düşürürsün.”
Başka bir yanın:
“Yazmazsan kaybedersin.”
Bir tarafınsa hiçbir şey söylemiyor.
Sadece göğsünün ortasına küçük bir ağırlık bırakıyor.
Ve sen kararsız olduğunu sanıyorsun.
Oysa bazen insan,
kararsız kaldığını düşündüğü anda bile kararını çoktan vermiş oluyor.
Galiba içimizdeki o ilkel taraf en çok korkuyor.
Belirsizlikten. Kaybetmekten.
Kontrol edemediği şeylerden.
O yüzden daha hiçbir şey olmadan bile insanı savunmaya geçiriyor.
Duygusal taraf daha karmaşık.
Bir bakışı büyütüyor.
Bir sessizliği kafasında romana çeviriyor.
Ve en kötüsü şu:
Geçmişte canını acıtan bir şeyi, sanki bugün yeniden oluyormuş gibi yaşatıyor.
Mantıklı tarafsa aslında sakin.
Durup anlamaya çalışıyor.
Ama çoğu zaman sesi geç duyuluyor.
Çünkü diğerleri içeride çoktan birbirine girmiş oluyor.
İnsan çoğu zaman hata yapmıyor belki.
Sadece korkusunu mantıklı göstermeyi çok iyi biliyor.
Kaçmasına “mesafe” diyor.
Korkusuna “önlem” diyor.
Vazgeçmesine “denge” diyor.
Ve bir süre sonra bunların hepsine gerçekten inanıyor.
Bir mesaj atmazsın.
“Doğru zaman değil,” dersin.
Ama belki de sadece korkuyorsundur.
Birini hayatına almazsın.
“Hazır değilim,” dersin.
Ama belki de yeniden kırılmak istemiyorsundur.
Bazı şeyleri yarım bırakırsın.
“Kendim için en sağlıklısı bu,” dersin.
Ama bazen gerçek sebep çok daha basittir:
Devam edecek cesaretin kalmamıştır.
Ve galiba insanı en çok yoran şey şu:
Ne hissettiğini anlamaya çalışmak değil…
İçindeki hangi sesin gerçekten kendisi olduğunu ayırt etmeye çalışmak.
Çünkü içimizdeki en tehlikeli ses, en çok bağıran değil.
En mantıklı konuşan korku.
Ve insan bazen bütün hayatını onu “mantık” sanarak geçiriyor.
Ben Aslı.
Bazı sesler bize ait değildir…
Biz sadece en mantıklı olanı kendimiz sanırız.
Bir sonraki cümlede görüşmek üzere...