Türkiye’nin hafızasında derin iz bırakan Soma Maden Faciası’nın üzerinden 12 yıl geçti. 13 Mayıs 2014’te Manisa’nın Soma ilçesinde özel bir şirket tarafından işletilen kömür ocağında meydana gelen olayda, 5’i maden mühendisi olmak üzere toplam 301 emekçi yaşamını yitirmişti. Yeraltında kömürün kızışması sonucu açığa çıkan karbonmonoksit gazı nedeniyle yaşanan facia, dünya madencilik tarihinin en acı olaylarından biri olarak kayıtlara geçmişti. Facianın yıl dönümünde TMMOB Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Soma’nın yalnızca bir maden kazası olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi.

‘Şehirler sadece beton değil, insan hayatıdır’
Şube yönetimi açıklamasında, kent planlamasının yalnızca yapılaşmadan ibaret olmadığını vurguladı. Açıklamada, “13 Mayıs 2014. Takvimler bu tarihi gösterdiğinde. Türkye sadece bir maden kazası haberiyle sarsılmadı bir kentin, bir halkın ve bir geleceğin nasıl kömür karasına mahküm edildiğine tanıklık etti Bugün, Soma Faciasının yıl dönümünde, yerin yüzlerce metre altında yaşamını yitiren 301 maden işçimizi saygı ve derin bir kederle anıyoruz. Bir kenti planlamak. sadece yolları ve binaları çizmek değildir. Planlama, her şeyden önce yaşamı savunmaktır” ifadeleri kullanıldı.
‘Soma, plansızlığın ve denetimsizliğin sonucudur’
Açıklamada, emeğin sömürüldüğü, denetimin kâr hırsına kurban edildiği sistemlerin felaketleri beraberinde getirdiği ifade edildi.
"İnsan hayatının maden sahalarının lojistik bir detayı olarak görüldüğü her plan, felakete davetiyedir Soma, bize plansızlığın, kuralsızlığın ve sermaye odaklı yerleşim stratejilerinin en acı bedelini ödetti. Bir kentin ekonomisini sadece bir avuç kömüre ve o kömürü çıkaran işçinin canına endeksleyen sistem, 301 canımızı bizden koparıp almıştır."
“Unutmadık, unutturmayacağız”
Şehir Plancıları Odası, Soma faciasının kader değil, sistem tercihi olduğuna dikkat çekerek, insan hayatının merkeze alındığı kentler inşa etme kararlılığını yineledi.
"O gün Somada yükselen dumanlar sadece gökyüzünü değil adalete olan inancımızı da kararttı. Bizler şehir plancılanı olarak, işçinin evinden işine güvenle gittiği, çocukiann babalarını kapıda bekleyebildiği, rantin degil insanın merkezde olduğu kentler kurma sózumüzü yineliyoruz. Soma bir "kader değil, bir sistem tercihidir. Ve biz bu tercihin karşısında, bilimin, tekniğin ve insan onurunun yanındayız Yerin altındaki karanlık, yerin üstündeki sessizlikle büyümesin diye. 301 maden şehidimizin anısını, planladığımız her sokakta, savunduğumuz her kamusal alanda yaşatacağız. Soma'yı unutmak, benzer yıkımlara göz yummaktır Unutmadık, unutturmayacağız."
