Tataristan'dan 2013 yılında Türkiye'ye göç eden 5 çocuklu Suleymanov ailesi, Antalya'ya yerleşti. Geçici ikamet izinleri 3 yıl önce iptal edilen ailenin özel gereksinimli iki çocuğu eğitim hakkından mahrum kaldı. İnşaat işlerinde çalışarak geçimini sağlamaya çalışan baba Aydar Suleymanov, çocuklarının eğitimi için Türkiye'yi tercih ettiklerini ancak şu an büyük bir sorun yaşadıklarını dile getirdi. Ailenin beş çocuğundan üçü burs veya eski belgeleriyle eğitimine devam edebilirken, 9 yaşındaki otizmli oğul ve 3 yaşındaki Down sendromlu kız çocuğu okul kapısından içeri giremiyor.

Kapılar Bir Bir Yüzlerine Kapandı
Yaşadıkları mağduriyeti gidermek için Antalya'da çalmadık kapı bırakmayan aile, resmi kurumların prosedür engeline takıldıklarını söyledi. Milli Eğitim'den valiliğe, belediyeden Göç İdaresi'ne kadar pek çok kuruma başvurduğunu belirten Aydar Suleymanov, "İki çocuğumuz burada doğdu. 9 yaşındaki oğlum otizmli, 3 yaşındaki kızım Down sendromlu. Bu iki çocuğumu 3 yıldır okula kaydettirmeye çalışıyoruz ama ikamet izni olmadığı için kabul edilmiyorlar. Diğer üç çocuğumu bir şekilde kaydettirdik. Birisi bursla girdi, diğerleri geçici ikamet belgeleri sayesinde. Ama onlar da lise ya da üniversiteye geçtiklerinde yine aynı sorunla karşılaşacaklar. Milli Eğitim, valilik, belediye dahil her yere başvurduk. Engelli raporu almaya çalıştık ama sistemde ikamet olmadığı için orada da ilerleyemedik. Göç İdaresi'ne de defalarca gittik. En son 10 gün önce başvurdum. Dilekçe verebileceğim söylendi ama sürecin 4 ay süreceği ve sonucunun belirsiz olduğu ifade edildi" dedi.

Anne Evde Eğitim Veriyor ama Destek Yetersiz
Okula gidebilseler çok daha hızlı gelişeceklerini savunan ailenin tek arzusu, çocuklarının akranlarıyla birlikte eğitim alarak topluma kazandırılması. Çocuklarına 3 yıldır evde kendi imkanlarıyla ders vermeye çalışan anne Mılıausha Kalımullına, özel çocukların ihtiyaç duyduğu uzman desteğinin eksikliğini her geçen gün daha derinden hissettiklerini ifade etti.
Anne Kalımullına, "Okula gitseler hem onlar hem de bizim için çok daha kolay olur. Diğer çocuklarla iletişim kuramıyorlar. Türkçeyi de daha yavaş öğreniyorlar" dedi.
