Dizilerden şikâyet var
Çok uzak illerden beni arayan vatandaşlarımız var. TV’lerde yayınlanan bazı dizilerden şikâyetçi olduklarını beyan ediyorlar. Ama ben bu işlerden anlamam. Bu konulardan anlayan erbaplar, üstatlar var. İşi bilenler var. Varsa ortada bir yanlışlık, bir düzensizlik, bu işler onların işi falan…
Nedenlerini de şu şekilde sıralıyorlar: “Silahlı, bıçaklı, satırlı, palalı insanlar sokakta gösteriler yaparak çocuklarımıza kötü örnek oluyorlar.” deniliyor.
Devam ediyor vatandaş: “Bazı diziler sansürlük; küçük, büyük, çoluk çocuk dikkate alınmıyor. Görsellik bakımından bazı diziler var, açık açık yayınlanıyor.” diyor vatandaş.
Konu anlaşılmaktadır. İşin bu tarafı da beni ve emsallerimi ilgilendirmiyor. Öyle ya, tümüyle bu işlerin sorumluları var. Karar mercileri var. Doğrudan yanlıştan sorumlu olanlar var. Sivrisinek saz…
Bizim işimiz, hâlen yürürlükte bulunan “vatandaşın bilgi alma hakkı”na dayalı olarak vatandaşı bilgilendirmeden ötesine uzaktır.
DİĞER ÖNEMLİ BİR KONU HAKKINDA DA BELEDİYELERİMİZİ BİLGİLENDİRELİM.
Kentimizin kıymetli belediye başkanları (şehreminleri), Antalya kamuoyu sizden özellikle talep ediyor. Allah aşkına, daha fazla değinmeyelim artık bu konuya. “Hangi konu?” diyeceksiniz değil mi;
1. Kentimizin çeşitli semtlerinde bir hafta içinde 100 civarında semt pazarı kurulduğu bilgisi mevcuttur. Söz konusu pazarlarda;
2. Kabahatler Kanunu’na,
3. 2872 Çevre Kanunu’na,
1593 U.H. Kanunu’na, GMT’ye, Gürültü ve Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliklerine, 6502 sayılı yasanın ilgili hükümlerine uyulmadığı, bu yasal zorunlulukların, kanunların alenen çiğnendiği çok açıktır.
Yediden yetmişe yüzlerce insanın ürün satmak için gırtlaklarını zorlayarak, avazlarının çıktığı kadar bağırıp çağırdıkları, pazar yerlerinde ortalama gürültü seviyesinin 80 desibel/A’nın üzerine kadar çıktığı, bu seviyenin de insanların işitme sistemlerine aşırı zarar verdiği, ilerleyen zamanda insanlar üzerinde gizli sağırlığa neden olunduğu, hem ilgili meri mevzuata hem de WHO’nun kararlarına aykırı sonuçların olduğu, uzun zamandan bu yana aynı konunun defaatle yazılıp ilgili kurumlara deklare edildiği hâlde bir türlü sonuç alınamadığı, yazılı yasaların çiğnenmeye devam edildiği çok üzücü olmaktadır.
SAYIN BAŞKANLAR, SAYIN VALİMİZ; konu elzem ve çok vahimdir. Lütfen ileri derecede hassasiyete ihtiyacımız var. Ayrıca semt pazarlarında ciddi manada gıda terörü mevcuttur. Belediyelerimiz, sağlık kurumlarımız ve tarım teşkilatı mensuplarımızın dayanışmasıyla bu konunun mutlaka çözümü kaçınılmaz hâldedir.
Yasa gereğince, Sayın Valimizin yahut yetkilendireceği bir vali yardımcımızın başkanlığında toplanacak Mahalli Çevre Kurulu ve İl Hıfzıssıhha Kurulu’nda alınacak kararlarla ve yasaların acilen uygulanmasıyla insanımızın ve sağlığın koruma altına alınması mümkündür.