Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°

Köy Enstitüleri Türk Mucizesi'ydi

YAYINLAMA:
Köy Enstitüleri Türk Mucizesi'ydi

Kendisini "Komünist Avcısı" olarak tanımlayan, CHP milletvekili Reşat Şemsettin Sirer'in 11.000 öğretmenin görev aldığı ve 450.000 bin öğrencinin yararlandığı Köy Enstitüleri'nin yok edilmesindeki payı herhalde unutulmazdır!

Topraksız köylülere toprak dağıtılmasına şiddetle karşı olan Toprak Ağaları'nın bir operasyonuydu Köy Enstitüleri'nin kapatılması...

Sirer, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'ndeki akademisyenlerin (Pertev Naili Boratav, Behice Boran, Niyazi Berkes, Muzaffer Şerif Başoğlu ve Benno Landsberger) "Azılı Komünist" olduğunu ileri sürerek kovulmalarını da sağladı...

Benno Landsberger Yahudi olduğu için 1935'te Almanya'dan kovuldu...Atatürk'ün çağrısıyla Ankara'ya gelen Benno Landsberger'in Anadolu'nun eski tarihiyle araştırmaları vardı..Benno Landsberger Sümerler, Akkad İmparatorluğu, Mezopotamya Tarihi hakkında makaleler yayınladı. Sirer tarafından Ankara'dan kovulunca Asur Tarihi araştırmaları yapmak için 1948'de Chicago'ya taşındı.

Reşat Şemsettin Sirer ya da Ömer Reşat Sirer (1903, Sivas - 3 Ekim 1953, Sivas), Türk siyasetçi ve bürokrat. 1941 yılından, 1953 yılındaki ölümüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olarak kaldı. İsmet İnönü tarafından Milli Eğitim Bakanı olarak 1946 yılında atandı.  

10 Haziran 1935 - 28 Aralık 1938  döneminin Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan (1887-1947) Köy Eğitim Kursları'nı 1937'de başlatmıştı...Başlangıçtaki amaç, Öğretmensiz olan 35 bin köye öğretmen, tarım uzmanı, demirci, dülger, inşaatçı yetiştirmekti...

Bağ geliştirme, bağ bakımı,üzüm yetiştirme, tavuk yetiştirme, tarım ve hayvancılık konusundaki temel, diğer ve bütün yararlı bilgiler, arıcılık, demircilik, terzilik, çocuk bakımı, halı üretimi, kooperatif kültürü konusunda eğitim verilerek ülke kalkınmasına katkı sağlanmak istendi...

Dülger:  binaların kaba ağaç işlerini (çatı, döşeme, merdiven, iskele vb.) yapan ustaya verilen isimdir. Genellikle ince işçilik yapan marangozlardan farklı olarak, yapıların temel ahşap kısımlarını inşa ederler. Farsça kökenli (durûdger) bir kelimedir.

İlk olarak; Kepirtepe, (Kırklareli ilinin Lüleburgaz ilçesinde), İzmir KızılÇullu'da,  Eskişehir Mahmudiye'de, Kastamonu Gölköy de Öğretmen enstitüleri açıldı...

7 temmuz 1939 tarih ve 3704 sayılı yasa ile Köy eğitmen kursları ve Köy öğretmen okullarının yönetimi düzenleniyordu...

17 nisan 1940'da 3803 sayılı yasa ile Köy öğretmen okulları köy enstitüleri adını aldı...

Türk Milli Eğitimi'nin Altın Çağı : Köy Enstitüleri

Nadir Nadi "Ben Atatürkçü Değilim" adlı kitabında, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu "Yol Kesen Irmak" adlı kitabında, Ahmet Soner "İmece-Köy Enstitüleri" adlı belgeselinde,  Türk Milli Eğitimi'nin Altın Çağı olan Köy Enstitüleri'ni ve bu mucizeyi yaratan Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'u övgülere boğarlar ve 1946'da İsmet İnönü'nün bu ikiliye desteğini çekmesini Türk tarihinin belki de en büyük dramatik hatası olarak tanımlarlar...

Öğrencilere dayağın yasak olduğu bir yerdir enstitüler...

Enstitüler, "Komünist yuvası" olarak suçlandılar bu çok büyük bir iftiraydı...

Ruhi Su ve Aşık Veysel'in de yolları Köy Enstitüleri'yle kesişmişti...

Ahmet Soner "yeni film" dergisinde "cumhuriyet tarihinin tek devrimini Tonguç yaptı" diyor...

Tonguç "Elimde olsaydı tüm dünya okullarının müfredatına insanın insanı sömürmemesi dersini koyardım," demişti...

Tonguç görevden alındığında 20 enstitü varmış (1946)...

Nadir Nadi: " Köy enstitüleri Türkiye'yi aydınlığa kavuşturacak bir projeydi...Kuruluşunu bütün Atatürkçüler sevinçle karşılaşmışlardı...Kapatılmasında toprak ağalarının da rolü vardır" demişti...

Nadir Nadi 28 Aralık 1938 - 5 Ağustos 1946  arasında Milli eğitim bakanı olan Hasan Ali Yücel'in İnönü tarafından görevden alındığını, onun yerine gelen bakanlar Reşat Şemsettin Sirer ve Tahsin Banguoğlu'nun köy enstitülerine karşı olduğunu, Hasan Ali Yücel'in CHP yayın organı Ulus'taki yazılarına son verildiğini, Yücel'e komünist damgası vurulduğunu, köy enstitüleri mucizesini anlamak için Talip Apaydın'ın "Karanlığın Kuvveti-Köy Enstitüsü Yılları" adlı kitabını da okumak gerektiğini yazmıştı...

İnönü de Tonguç ve Yücel'in köy enstitülerinden dolayı çok iftiraya, çok haksız suçlamalara uğradığını söylemişti...

Nadir Nadi, Köy Enstitüleri'ni "Komünist Yuvası" olarak tanımlayan iftiracılara İnönü'nün 1946'da boyun eğdiğini ve Hasan Ali Yücel ile İsmail Hakkı Tonguç'u görevden aldığını yazmıştı...

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu ve Nadir Nadi, Hasan Ali Yücel'in milli eğitim bakanlığı döneminde Atatürk devrimleri doğrultusunda Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için çabaladığını, Yücel'in bakan olduğu dönemde dünya edebiyatının ölümsüz eserlerinin büyük bir özenle ve titizlikle Türkçeye çevrildiğini, Yücel'in Komünist değil Atatürk milliyetçisi olduğunu yazmışlardı...

Hasan Ali Yücel Zeki Müren'in de seslendirdiği bir şarkının sözlerini yazmıştır...

Sen bezmimize geldiğin akşam neler olmaz

Aşkın beni sermest ediyorken keder olmaz

Ölsem de senin uğruna cânım heder olmaz

Sen saçlarını çözdüğün akşam seher ( sabah ) olmaz

Dalgın ve ilahi eriten bir bakışın var

Bir anda bütün ruhumu birden yakışın var

Karşımda deriler gibi gibi nazan akışın var

Sen bezmimize geldiğin akşam neler olmaz

Güfte - Beste : Hasan Alî Yücel

Makam : Sûznâk-Suzinak

Usûl : Curcuna

Zeki Müren - Sen bezmimize geldiğin akşam neler olmaz

https://www.youtube.com/watch?v=jwi-Pd0OU0w

PROFESÖR DOKTOR EMRE KONGAR CUMHURİYET GAZETESİ'NDE "KÖY ENSTİTÜLERİ MUCİZESİ"Nİ YAZMIŞTI:

Eğitimin ötesi: Köy Enstitüleri

Köy Enstitüleri, bir “Eğitim Kurumu” olmanın çok ötesinde, tam bir “Ulusal Kalkınma Projesidir!”

Mustafa Kemal Atatürk’ün, bir Din Tarım Toplumu’nda, bir Endüstri Toplumu ürünü olan Cumhuriyet Rejimi kurmasının, toplumsal itici gücü, dinamosu olan bir atılımdır!

Amacı, Endüstri Devrimi’nin insanlığa kazandırdığı teknolojik ve kültürel-ideolojik birikimi, eğitim yoluyla, Osmanlı kalıntısı olan Din Tarım Toplumu’nun insan malzemesine aktarmak ve bu yolla üretilen insan gücünü, köylü bir toplumu kentsel/endüstriyel bir toplum düzeyine sıçratmak için lider kadrosu olarak kullanmaktı.

Köy çocuklarını alıyor, insanlığın teknolojik ve kültürel birikimi ile eğitiyor ve toplumsal dönüşüme liderlik etmeleri için köye geri yolluyordu.

Nitekim, “ulusal uyanışı”, “bağımsızlığı”, “çağdaşlaşmayı”, “Demokratik Cumhuriyet” hedefini engellemek isteyen Emperyalistler ve onların içerideki işbirlikçileri olan tarikatlar ve toprak ağaları tarafından saldırıya uğramış ve kapatılmışlardır.

Dün Cumhuriyet’te genç tarihçi arkadaşım Sinan Meydan, Köy Enstitülerinin öyküsünü, öncesi ve sonrasıyla, tam bir bütünlük içinde yazdı.

Ne yazık ki bu projeyi başlatan da onu koruyamayan da İsmet İnönü’ydü:

Onu başlatan “Bağımsız ve Tarafsız Türkiye”nin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü idi..

Onu koruyamayan da “Soğuk Savaş’ta, Batı Emperyalizminin İleri Karakolu haline gelen Türkiye”nin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü idi.

***

Dün Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüydü.

Bu yıldönümünü, bir Köy Enstitülü olan Mustafa AYDINLI’nın, yukarıda anlattığım “Ulusal Kalkınma Projesi” anlayışı ile yazdığı bir şiir ile kutluyorum:

Yeni ë-C3 Elektriğin DevrimiYeni Citroen e-C3 ile tanışmak için formu doldurun, sizi arayalım! Citroën

Kökleri derinde bir ulu çınar

Ülkesine âşık Köy Enstitülü

Ulusa kalkınma ereği sunar

Karanlığa ışık Köy Enstitülü

***

Cılavuz’da, Ergani’de, Pulur’da

Yurtsever insanlar yetişti burda

Kıvılcımlar olup dağıldı yurda

Karanlığa ışık Köy Enstitülü

***

Köyü uyarmayı temel aldılar

Bunun için kalk borusu çaldılar

Çağdaş uygarlıkta karar kıldılar

Karanlığa ışık Köy Enstitülü

***

Kahıra, çileye hepsi alışık

Ülkede gidişat hayli karışık

Yirmi bir noktada yirmi bir ışık

Karanlığa ışık Köy Enstitülü

***

Her biri bir köyde yanan meşale

Bir ileri adım, bir güçlü kale

Yıkmak için ağa, patron el ele

Karanlığa ışık Köy Enstitülü

***

Toprağa can verdi alınlar teri

Tarih görmemişti böyle eseri

Onlar yaşasaydı kalmazdık geri

Karanlığa ışık Köy Enstitülü

***

Eserleri kalır, yıldızlar kayar

Fakir’i, Makal’ı, Başaran’ı var

Onlar için vatan bir kutsal diyar

Karanlığa ışık Köy Enstitülü

***

Hepsi birer bilge, işte Enver’i

Daha onlarcası eğitim eri

Kaftancıoğlu’nun dolar mı yeri?

Karanlığa ışık Köy Enstitülü

***

Tonguç Baba bu iş için terledi

Yücel ile kadroları derledi

Dadaloğlu ozan ruhla gürledi

Karanlığa ışık Köy Enstitülü

***

Taş ile toprakla ilme ulaştı

Softası, yobazı bu işe şaştı

Hasan Âli Yücel bulunmaz baştı

Karanlığa ışık Köy Enstitülü

***

Aydınlı onlardan alır ilhamı

Coşkusu içimden dağıtır gamı

Kalkınma dedikçe anılır namı

Karanlığa ışık Köy Enstitülü  

18 NİSAN 2024

YARARLANILAN KAYNAK KİTAP: ATATÜRK KÜLTÜR DEVRİMİ ; YAZARI: CEVDET PERİN; İNKILAP YAYINEVİ...1981 BASIMI...

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız