Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
12°

Antalya’da ‘Fizyoterapi’ Rüzgarı Esti

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Antalya’da ‘Fizyoterapi’ Rüzgarı Esti

Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde 1. Akdeniz Fizyoterapi Kongresi geçtiğimiz günlerde Antalya’da düzenlendi. Nedir fizyoterapi diyenler ya da bilmeyenler için açıklayalım: Hastalık, yaralanma, yaşlılık veya engellilik durumlarında vücudun hareket kabiliyetini geri kazandırmak, ağrıyı azaltmak ve fonksiyonel bağımsızlığı artırmak amacıyla uygulanan bilimsel bir tedavi yöntemi. Bu yönetemi uygulayan kişilere de ‘fizyoterapist’ deniyor. İlimizde ilki düzenlenen 1. Akdeniz Fizyoterapi Kongresi çok kıymetli bir etkinlik… Neden mi?

Sevgili okurlar; Akdeniz Üniversitemiz bildiğiniz gibi kompozit doku nakli dediğimiz; kol, yüz ve rahim nakli yapan dünya çapında ses getiren bir kurum. Sadece ilimizin değil ülkemizin de gururu. Yapılan başarılı nakilleri, o yıllardaki ana haber bültenlerinde nefeslerimiz kesilerek izlemiş takip etmiştik… Ancak bu tür nakillerde ameliyatın başarısı kadar sonraki fizyoterapi süreci de başarıda kilit yer tutuyor. Çünkü başka insanlardan alınan uzuvların nakil sonrasında vücuda adaptasyonu, işlevlerini tam ve eksiksiz getirmesi  daha doğru bir ifadeyle rehabilitasyon süreci de ayrı bir alan…İşin bu yönünü üstlenenler de fizyoterapistler… Bu bağlamda ameliyatları gerçekleştiren doktorlar kadar fizyoterapistler de bu sürecin gizli kahramanları…

Geçtiğimiz günlerde; Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleşen 1. Akdeniz Fizyoterapi Kongresi bu yüzden  çok önemli. Bu kongreyi ilimize kazandıran Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Akdeniz Fizyoterapi Kongresi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Kadriye Tombak büyük bir övgüyü hak ediyorlar… Çünkü böylesi başarılara imza atılan bir üniversitede bu tür bir kongre yapılması tıp dünyası, öğrenciler, akademisyenler ve tabi ki biz insanlar için çok çok önemli. Çünkü fizyorterapi ve fizyoterapistler her an bize lazım olabilecek çok çok önemli bir değerler…

Zaten bu öneme Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’da kongredeki konuşmasında özel bir parantez açtı: “Rehabilitasyon bizim hayatımızın her yerinde var. Sadece rehabilitasyon bir travma sonrası, bir hastalık sonrası değil aslına bakarsanız; spor yapan herkesin, doğru spor yapan herkesin hayatında. Özellikle de dünyada insanın yaşam ömrü uzadıkça, her ölümlü rehabilitasyonla tanışacaktır.” Akdeniz Üniversite’sinin bu alana ciddi yatırımlar yaptığına da değinen Rektör Özkan, 2018 yılında ilk fakülteyi açtıklarını bu sene de 317 öğrenciyi mezun etmeye hazırlandıklarını vurguladı. Yani ülkemizde fizyoterapi hizmeti bekleyen yüzbinlerce kişiye merhem olacak 317 pırıl pırıl genç… 

Peki bu gençleri kim yetiştiriyor, kim eğitiyor dersiniz… İşte onların başında da Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Kadriye Tombak geliyor. Zaten kendisi bu önemli etkinliğin Kongre Başkanıydı. Kendini insanlara fayda sağlamaya, sıkıntılarına çare olmaya adamış bir isim olan Kadriye Tombak öğrencilerini de hiç ihmal etmeyen bir hoca. Hem bildiklerini anlatan hem de bunu kongre ile mesleki bir dayanışma zemini oluşturmak için çalışan değerli bir akademisyen ve fizyoterapist. Kadriye Tombak da kongrenin amacını ve ulaşmak istedikleri hedefleri şu sözlerle aktardı: “Bu kongreyi planlarken çıkış noktamız; akademik bilgi ile klinik uygulamayı nasıl daha etkin bir şekilde bir araya getirebileceğimizi sorgulamak ve bu konuda ortak bir düşünce zemini oluşturmaktı. Sahada karşılaştığımız gerçeklikler ile eğitimde aktardıklarımızın ne ölçüde örtüştüğünü birlikte değerlendirmek istedik.” 

Kıymetli okurlar; fizyoterapi denilen şey aslında kelimenin tam anlamıyla ‘derya deniz’ bir konu… Ne kadar fazla tecrübe o kadar başarı demek… Ülkemizin bu alanda daha alacak çok yolu var ama bu kongre ile bu adım güçlü bir şekilde kentimizde atıldı. Kongreye ilgi büyüktü, oturumlar gerçekleşti, bilgiler paylaşıldı. Bu önemli etkinliğin sağlık sektörüne, ülkemize kazanımları çok fazla olacak. Birincisi gerçekleşen bu etkinliğin dileriz 5 hatta 10. yıllarını da görürüz. Ben bu isteği, arzuyu ve azmi Akdeniz Üniversitesi’nin başarılı Rektörü Özlenen Özkan da ve tabi Kongre Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Kadriye Tombak da görüyorum… Tebrikler değerli hocalarımız…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız