Köy Enstitüleri Tekrar Açılır Mı?
Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940 tarihinde kuruldu. Şu sıralar 86. kuruluş yıldönümü kutlanıyor. Genç Cumhuriyetin hamlelerinden biriydi. Temel amaç ilkokullara öğretmen yetiştirmek olarak belirlenmişti. Cumhuriyet Türkiye'sinde ileriki yıllarda kapatılan Yüksek Öğretmen Okulları, Astsubay Hazırlama Okulları, Askeri Liselerin, başına gelenler Köy Enstitülerin de başına geldi. 27 Ocak 1954 tarihinde bazı politik baskılar sonucu kapatıldı.
"Köy çocuklarını okutalım da sonra başımıza mı çıksınlar" anlayışı kararda etkili oldu. Kimileri köy çocuklarının okumasından rahatsız oluyordu. Asırlardır ihmal edilen Anadolu halkının eğitimini birileri istemedi. Yazık oldu. Kapatma kararının büyük hata olduğu bugün kabul ediliyor. Kuruluşlarının 86. Yıldönümü buruk bir şekilde kutlanıyor. " Bu Cumhuriyet şarkısı başarıya ulaşsaydı 100 yılı aşkın Cumhuriyet'in kaderi bambaşka olurdu" deniliyor.
Temelleri 1930’lı yılların sonunda Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç tarafından atılmıştı.1940’dan itibaren başta Ankara’ya yakın çeşitli bölgelerde faaliyete geçen Köy Enstitüleri kent ve köy yaşamları arasındaki fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmaya, bu amaçla köy çocuklarını, özellikle kendi köyünden yetişmiş öğretmenler tarafından çağdaş düzeyde eğitmeye yönelik, eğitimin yanında sosyal açıdan da önem taşıyan Cumhuriyet projesiydi.
Bunlardan Hasanoğlan Köy Enstitüsü, çeşitli aydınlarca diğer Köy Enstitülerinde ders verecek öğretmenlere de eğitim verecek şekilde düzenlenmişti.
1941 yılında açılan bu Enstitü maalesef dönemin sağa kayan ortamında, 1947’’de CHP’nin tutucu Milli Eğitim Bakanı Reşat Şemsettin Sirer tarafından kapatılmış, diğer Köy Enstitülerine de, Demokrat Parti iktidarının ilk yıllarında 1954 yılında kapatılmıştı.
Enstitüleri, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük eğitim, kültür ve aydınlanma projesiydi. Kemalizm ilkelerine dayalı, Türkiye’nin özel koşullarına göre yaratılmış, özgün bir eğitim modeliydi. İkinci Dünya Savaşı’nın olağanüstü koşullarına rağmen, 1940-1954 yılları arasında 21 Köy Enstitüsü eğitim vermişti. Enstitülerde, köylülere hem örgün eğitim veriliyor hem de modern ve bilimsel tarım teknikleri uygulamalı olarak öğretiliyordu. Her Köy Enstitüsü’nün kendisine ait tarlaları, bağları, arı kovanları, besi hayvanları, atölyeleri vardı.1950’ye kadar kız-erkek karma bir eğitim öğretim uygulandı. Öğrencilere işe dayalı, uygulamalı, laik, çağdaş, çok nitelikli bir eğitim öğretim verildi. Kurulduğu bölgenin özelliklerine göre şekillendirildi.
O yıllar soğuk savaş yıllarıydı. Komünizm büyük tehdit olarak görülüyordu. Köy Enstitüleri komünist öğrenci yetiştirmekle suçlanıyordu. Köy Enstitülerinin bir sonraki aşaması köylerde toprak reformuydu. Ancak enstitülerden memnun olmayan toprak ağaları, aşiret reisleri İnönü'nün ‘Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’ istemesine karşı çıktılar. Karşı çıkanların başında gelen Adnan Menderes ve ekibi CHP'den ayrılarak Demokrat Parti’yi kurdu.
Demokrat Parti 1950’de iktidara geldikten sonra ABD’den yardım talebinde bulundu. Köy Enstitüleri modelinden rahatsız olan ABD’nin yardım için ileri sürdüğü koşullardan biri de “Köy Enstitüleri” uygulamalarının kaldırılmasaydı. ABD’nin bu şartı Meclis’e sunuldu. 27 Ocak 1954’te bu şart mecliste kabul olunarak Köy Enstitüleri kapatıldı.
Toprak ağaları, aşiret reisleri, tutucu eğitimciler TBMM'de kararın alınmasında etkili oldular. Yerine sorgulamayan, akıl, bilimden uzak eğitim sistemi getirildi. Köy Enstitülerinin kapatılması, Atatürk devrimlerinden uzaklaşılması, karşı devrim sürecinin başlaması sürecinde önemli bir aşama olarak görülebilir. Aydınlanma, ulusal kalkınma, eğitim, kültür projelerinden uzaklaşmanın başlangıç noktası olarak da nitelenebilir.
1960 'tan sonra kapatılan Köy Enstitüleri yeniden gündeme geldi. Konferanslar, etkinlikler düzenlenmeye başladı. Bu durum yıllardır devam ediyor. Enstitüler yerli, yabancı pek çok bilim adamının dikkatini çekiyor. Akademik araştırmalara konu ediliyor. UNESCO da bu modeli gelişmekte olan ülkelere tavsiye etti. Köy Enstitülerinin günümüze uyarlanarak yeniden açılmaları önerilmeye başladı.,
Soru şu:
Türkiye'nin bugünkü sosyolojik yapısında enstitülerinin tekrar hayata geçirilmeleri mümkün olabilir mi?
Günümüz Türkiye’si 1940'ların Türkiye’sinden çok farklı. Köy Enstitüleri 1930'lu yıllardaki toplumsal yapının ürünüydüler. Köy Enstitülerinin aynen tekrar açılması, günümüz Türkiye'sinin sosyo-ekonomik yapısı (köy nüfusunun azalması, eğitim sisteminin değişmesi) nedeniyle mümkün görünmüyor. Bununla birlikte eğitim felsefesinin (iş içinde eğitim) modernleştirilerek uygulanması gerektiğini savunan görüşler mevcut. Kimi uzmanlar da bugünkü meslek liselerinin iyileştirilmesini savunuyor. Bazı siyasi çevreler de projenin modernize edilerek geri getirilmesini savunuyor. Kimileri ise bunu nostaljik bir yaklaşım olacağını ifade ediyorlar.
Sonuç olarak, Köy Enstitüleri'nin 1940'lardaki orijinal haliyle açılması teknik olarak zor görünse de, eğitimde "üretim ve uygulamaya" dayalı modelin güncellenerek uygulanması önerisinin önümüzdeki süreçte tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.