Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından alınan kararla Karaalioğlu Parkı'nın doğal sit statüsünü yeniden belirledi. Yeni karara göre parkın belirli bölümleri 'Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı ve Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı' olarak tescil edildi. Bu ayrım, parkın hangi bölgelerinde sadece doğanın korunacağını, hangi bölgelerinde ise sınırlı insan faaliyetlerine izin verileceğini belirleyecek. Akdeniz Gerçek Gazetesi'nin 19 Nisan 2026 tarihinde manşetine taşıdığı karara ilişkin birçok odadan ve sivil toplum kuruluşlarından tepkiler gelirken, şehrin geçmişini koruma altına alarak geleceğe taşımayı ve bu tarihi mirası tüm dünyayla paylaşmayı amaçlayan proje olan Antalya Kültür Varlıkları Envanteri Projesi sahibi Orhan Deniz Kaplan'dan tepki geldi.

“Sit derecesinin düşürülmesi risk oluşturur”
Antalya Kültür Varlıkları Envanteri Projesi sahibi Orhan Deniz Kaplan, “Antalya'mızın simge alanlarından biri olan Karaalioğlu Parkı, yalnızca bir yeşil alan değil; kentimizin tarihsel, kültürel ve doğal mirasının bütünleştiği çok değerli bir kamusal mekândır. 1940'lı yıllardan günümüze Akdeniz'in eşsiz manzarasına ev sahipliği yapan bu park, hem Antalyalılar hem de kentimizi ziyaret edenler için nefes alınacak, dinlenilecek ve kentin kimliğiyle bağ kurulacak nadir alanlardan biridir. Karaalioğlu Parkı'nın bulunduğu bölge, barındırdığı doğal dokusu, tarihi çevresi ve arkeolojik potansiyeliyle korunması gereken bir sit alanıdır. Bu statü, yalnızca geçmişin mirasını korumakla kalmaz; aynı zamanda geleceğe karşı sorumluluğumuzu da temsil eder. Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile sit alanı statüsü düşürülen parkla ilgili bu gelişme, kamu vicdanında derin bir endişe yaratmaktadır. Bu tür kararlar, telafisi mümkün olmayan tahribatlara yol açabilecek; kentin doğal ve kültürel değerlerini geri dönülmez biçimde zedeleyebilecektir. Sit derecesinin düşürülmesi, yapılaşma baskısını artırarak parkın kamusal niteliğini ve ekolojik bütünlüğünü tehdit etmektedir” dedi.

"GELECEK NESİLLER İÇİN SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Kaplan, "Unutulmamalıdır ki, bu tür alanlar yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de ortak mirasıdır. Koruma ilkelerinden taviz verilmesi, kısa vadeli çıkarlar uğruna uzun vadeli kayıplara neden olacaktır. Bu nedenle yetkili kurumları, bilim insanlarını, meslek odalarını ve tüm kamuoyunu; Karaalioğlu Parkı'nın mevcut koruma statüsünün muhafaza edilmesi ve güçlendirilmesi için sorumluluk almaya davet ediyoruz. Şeffaf, katılımcı ve bilimsel temellere dayanan bir süreç yürütülmesi, bu eşsiz alanın korunmasının tek güvencesidir.
Bu değerin korunması için sesimizi yükseltmeye ve ortak mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
