Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15°

Abdülhamit cenazesine gitmedi

YAYINLAMA:
Abdülhamit cenazesine gitmedi

Geçtiğimiz aylarda birkaç kez İstanbul Şişli’deki Rum Ortodoks mezarlığını ziyaret ettim. 52 bin metrekare büyüklüğündeki bu mezarlık 19’uncu yüzyılın ortalarında hizmete girmiş. Mezarlığa Taksim civarındaki Hristiyan mezarlıklarından da çok sayıda mezar nakli yapılmış. Defin sayısı kesin olarak bilinmiyor. Bu konuda net bir rakam yok. Yüzbinlerce kişinin de olabileceği belirtiliyor. Peki bu kadar insan bu kadar alana nasıl sığmış? Üst üste defin yapılarak.

abdulhamit-cenazesine-gitmedi

Şişli’deki Cevahir Alışveriş Merkezi'nin karşısındaki bu mezarlığın içinde 2’inci Abdülhamit’in fermanıyla inşa edilen Haç planlı bir kilise bulunuyor. Ayrıca Rusların yaptırdığı bir de küçük şapel var. Abdülhamit’in fermanıyla inşa edilen kilisenin mimarlığını İstanbul Arkeoloji Müzesi, Pera Palas Oteli, Karaköy’deki Osmanlı Bankası, Büyükada’daki Rum Yetimhanesi, Haydarpaşa’daki Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Akademisi ve Boğazı süsleyen birçok köşk ve yalının mimarı Alexandre Valery yapmış.

abdulhamit-cenazesine-gitmedi

Herkesin ziyaret edip görmesi, hatta ders çıkarması gereken ibretlik bir yer burası. Açık hava müzeleri kadar etkileyici. Bu nedenle kısa aralıklarla birkaç kez gidip dolaştım bu mezarlığı.

Buradaki mezarlara gelince. Girişin sol tarafında Fener Rum Ortodoks kilisesinin geçmişte Patrikliğini yapan din adamlarının mezarları yer alıyor. O kabirleri geçince yan yana heybetli iki anıt mezar yer alıyor. Bunlardan biri 2’ici Abdülhamit döneminde Osmanlı devletine yüksek faizle borç verip kısa sürede büyük bir servetin sahibi olan Rum bankerlerden Yorgo Zarifi’ye ait. Bu mezarın yanımdaki diğer anıt ise kardeşi Nikola’ya ait.

abdulhamit-cenazesine-gitmedi

Yorgo Zariifi’ye ait anıt mezar 19. yüzyılın ünlü heykeltıraşlarından Antonin Mercié’e yaptırılmış. Mermerden yapılan anıt mezardaki figürlerde Yorgo Zarifi yatağında kitap okurken yanına karısıyla beraber kızı geliyor. Eşi ve kızıyla sohbet ederken tasvir edilen Yorgo Zarifi’nin ailesine düşkün bir kişiliğe sahip olduğu ifade ediliyor. 1810 doğumlu Yorgo Zarifi1884’te vefat edince Şişlideki bu mezarlığa defnedilmiş.

74 yaşında vefat eden Zarifi’nin Cenaze törenine dünyanın dört bir yanından 20 binden fazla kişi katılmıştı. Ancak kadim dostu 2’inci Abdülhamit Zarifi’nin cenaze törenine gitmemişti. Çünkü Zarifi uyguladığı yüksek faizle Osmanlı devletini borç bataklığına sürüklemişti. Üstelik 2’inci Abdülhamit’in bizzat teklif etmesine rağmen Osmanlı vatandaşı olmayı kabul etmeyen Yorgo Zarifi Yunan vatandaşıydı. Osmanlı bu borçları ödeyemediği için 1881’de iflas edince kurulan Duyunu Umumiye’nin yani Kamu Borçları İdaresi’nin mimarı da Yorgo Zarifi’ydi. Duyunu Umumiye ile Osmanlı’nın gelir getiren kaynakları bankerlik yapan tefecilerin eline geçmişti.

abdulhamit-cenazesine-gitmedi

Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi olan 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Anlaşması ile Duyunu Umumiye İdaresi’nin gelir toplama yetkisi sona ermiştir. Osmanlı’dan kalan 161 milyon 303 bin 833 altın lira borç ise Osmanlı topraklarında kurulan 16 devlet arasında paylaştırılmıştır. Bu borcun yüzde 65,32’sini Türkiye Cumhuriyeti devralmıştır. Bu borçların tümü vadesinden önce 1954 yılında bitirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 1929’dan 1954 yılına kadar ödediği Duyunu Umumiyeden kaynaklı Osmanlı borçlarının bugünkü parasal değerinin 500 milyar doları bulduğu iddia edilmektedir. Osmanlı’ya yüksek faizle borç veren Zarifi aynı zamanda madencilik ve tahlı ticareti de yapıyordu. Peki Gemi filosu da olan Zarifi kazandığı paraları ne yaptı? Osmanlı’ya yüksek faizle borç veren Zarifi, Osmanlı’ya karşı ayaklanıp 1829’da bağımsızlığını ilan eden Yunanistan’ı ise el altından destekleyerek finanse etmişti. Aynı zamanda hayırsever olarak da tanınan Zarifi, Fener’deki büyük Rum Okulu, Rum öğretmen okulları, Filibe’de adı ‘Zarifia’ diye anılan büyük Rum cemaat koleji, Heybeliada Ruhban Okulu, Rum Ticaret Okulu ve Beyoğlu, Galata, Tarabya ve Bursa’daki Rum ilk ve orta öğretim kurumları ile Balıklı Rum Hastanesi ve düşkünler evini de yaptırmıştır. 9 Nisan 1884 tarihinde Şişli Mezarlığına defnedilen Zarifi’nin kalbi ise Yeniköy’de yaptırdığı kiliseye gömülmüştü. Zarifi ailesinin Tarabya’da, Taksim’de Yaptırdığı apartmanlar ve yalılar da uzun süre mahkemelik olmalarıyla gündemde yer almıştır. Ama kefenin cebi yok: Sonuçta dünya malı dünyada kalıyor. Kimse sırtına alıp götüremiyor.

abdulhamit-cenazesine-gitmedi

O günlerden günümüze gelirsek Türkiye adeta Osmanlı’nın son yılları gibi borç sarmalına girmiş durumda. CHP Grup Başkanvekili Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın sosyal medyada yaptığı paylaşımlara göre Türkiye ocak ayında 456,4 milyar lira faiz ödemesi yaptı. Önümüzdeki 3 ayda da 650 milyar liralık daha faiz ödemesi yapılacakmış. Böylece yılın ilk dört aylık döneminde faize yapılan ödeme tutarı 1,1 trilyon lirayı bulacak. Faiz nasıl ödeniyor? Vatandaşlardan tahsil edilen vergilerle. 1999 depremlerinin yaralarını sarmak için 57’inci hükümet döneminde geçici olarak Özel Tüketin Vergileri icat edilmişti. Güya o vergiler depremin yaraları sarıldıktan sonra kaldırılacaktı. Ancak 2002’de iktidara gelen AK Parti bu vergileri kaldırmak yerine yeni vergiler ilave etti. Hadi Osmanlıyı savaşlardan dolayı borçlandı. Türkiye’de bugün savaş da yok. Şimdi de AK Parti iktidarından önce kıt kaynaklarla yapılan boğazdaki 2 köprünün özelleştirileceği iddia ediliyor. Oysaki bu köprüler darphane gibi para basıyor. Ülkeye gelir getiriyor.

Ama toplanan ağır vergilere, özelleştirmelere, kamu varlıklarının satışından elde edilen gelirlere rağmen ülkenin geliri giderleri karşılamaya yetmiyor. İki yakamız bir araya gelmiyor. Hayat pahalılığı, enflasyon sorunu devam ediyor. Bundan en çok ücretli kesim etkileniyor. Nitekim Antalya Muratpaşa’da 5 yıldızlı otellerde aşçılık yapan 3 çocuk babası bir adam, Ramazan ayının ilk günü akşam vakti iftar saatinde oturduğu apartmanın çatısına çıkarak kendisini aşağıya attı. Olay yerinde hayatını kaybeden aşçı birkaç ay önce kızını evlendirmiş. Yaşamına son veren adamın borçlarını ödeyemediği için bunalıma girdiği iddia ediliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız