Sanki iktidarda 24 yıldır CHP varmış gibi konuş panpa
Not defterimden bakın bugün neler çıktı?
Panpa, sosyal medyada ve günlük dilde kullanılan, argo bir yakın arkadaş hitap şeklidir. Kelimenin kökeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı dilbilimciler tarafından İspanyolca "compadre" (vaftiz babası) kelimesinden türediği düşünülmektedir.
"Şeriatçılar özgürlük istemiyor, kendilerinden farklı düşünenlerin özgürlüğünü ellerinden almak istiyorlar." (1999'da suikast sonucunda hayatını kaybeden Türkiye Cumhuriyeti eski Kültür ve Turizm Bakanı Ahmet Taner Kışlalı)
SGK Uzmanı Ali Tezel Yeni Aylık Bağlama Oranları Yasası'nı yorumlamıştı: : “2008’de eski kanundan gelen taban aylık kaldırılmasaydı, 1.1.2026 günü taban aylık 46.000 TL’ye yükselecekti. Yani hiçbir emekli 46.000 TL’den az almayacaktı"
JPMorgan CEO'su Jamie Dimon analistlerle 14 Ekim 2025'te yaptığı görüşmede şu uyarıda bulundu: "Bir hamamböceği gördüğünüzde orada muhtemelen daha fazlası vardır ve bu yüzden herkes bunu bir erken ikaz olarak algılasın."
UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI YAŞI ÇOCUKLARA KADAR İNERKEN
Yeniden Refah: Uyuşturucu meselesi şöhretli isimlerden ibaret görülemez, şu an yapılan sivrisinek mücadelesidir...
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, "Ünlü isimlere yapılan uyuşturucu operasyonlarına ilişkin olarak konuştu...
Kılıç, "Uyuşturucu meselesi şöhretli isimlerden ibaret görülemez. Ticareti durdurulmalı, bataklık kurutulmalıdır. Şu an yapılan sivrisinek mücadelesinden ibarettir" diye konuştu,"
dedi.
"Uyuşturucu meselesi şöhretli isimlerden ibaret görülemez, şu an yapılan sivrisinek mücadelesi"
Ünlü isimlere yapılan uyuşturucu operasyonlarına ilişkin olarak da konuşan Kılıç, "Uyuşturucu meselesi şöhretli isimlerden ibaret görülemez. Ticareti durdurulmalı, bataklık kurutulmalıdır. Şu an yapılan sivrisinek mücadelesinden ibarettir" diye konuştu.
"İmralı'da konuşulanlar halkımızın da bilgisine sunulmalı"
Kılıç, DEM Parti İmralı Heyeti'nin siyasi partilere yaptığı ziyarete ilişkin soru üzerine Yeniden Refah Partisi'nin 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin tavırlarının her zaman net olduğunu belirterek, "Terörist, teröristtir; Türk ve Kürt kardeştir. Diller Allah'ın yarattığı birer nimettir. Bizi birbirimize bağlayacak olan İmralı değil; milletimizin akıl, vicdan, irade, dirayet ve ferasetidir. O nedenle görüşlerimiz çok net, çok belli" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İmralı'yı ziyaret eden milletvekilleri ve komisyona çağrıda bulunan Kılıç, şöyle konuştu:
"Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı'na ve İmralı'ya giden üç gruptan üç milletvekiline bir çağrımız var. Orada her ne konuşulduysa komisyonda sansürsüz paylaşılmalıdır. İmralı'da konuşulanlar halkımızın da bilgisine sunulmalıdır. Çok azı komisyonla paylaşıldı. Belli ki DEM Parti heyeti partileri ziyaret ederek kamuoyuna açıklanmayanları partilerin genel merkezlerine aktarmaktadır. Ancak biz İmralı ziyaretine teknik olarak, teorik olarak, pratik olarak, politik olarak ve aynı zamanda hukuk güvenliği olarak baştan karşı çıktığımız için bizi ziyaret etme ihtiyacı duymamış olabilirler." (ANKA)
İRAN HALKI DAHA FAZLA YOKSULLAŞMAMAK İÇİN DİKTATÖRLÜK REJİMİNE KARŞI SOKAKLARA DÖKÜLÜRKEN VE İRAN KAOTİK BİR DÖNEM DAHA SÜRÜKLENİRKEN TÜRKİYE NELER YAPMALI?
KAOTİK: Kargaşa içinde olma durumu kaotik kelimesi üzerinden ifade edilir. Herhangi bir durum karşısında yaşanan düzensizlik ve karmaşayı ifade eder. Hem canlı hem de cansız varlıklar konusunda, meydana gelen kargaşayı ve düzensizliği anlatmak için kullanılır
İran'dan gelecek yeni bir göç Türkiye'yi sosyal ve ekonomik olarak çökertir...
Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ 2023'te "Türkiye’de 13 milyon, İstanbul’da ise 4 milyon sığınmacı yaşıyor. Sadece Suriyeli sığınmacıların Türk halkına maliyeti 151 milyar dolar," demişti...
"-Sınırların derhal kapatılması,
-Ottawa sözleşmesinden çıkıp İran Irak Suriye sınırlarının tekrar mayınlanması,
-Sığınmacıların ülkelerine dönmesi için acil önlemler alınması," tavsiye edilir...
AKP SONSUZA KADAR İKTİDARDA KALMANIN YOLLARINI ARIYOR!
AKP'li Şamil Tayyar, CHP'nin irtifa kaybedip, AKP'nin oylarında artış olduğunu iddia ederken, iktidar için seçimi kazanmanın ekonomiyi iyileştirmekten geçtiğini açıkladı. Tayyar, "Emeklileri derin yoksulluğun pençesinden kurtaracak seyyanen zam gibi iyileştirici ek düzenlemelerin 2027 yılında yürürlüğe sokulması planlanıyor. SSK/Bağ-Kur ve Emekli Sandığı emeklileri arasındaki zam farkının giderilmesi konusu da değerlendiriliyor. Ayrıca, reel sektörün krediye ulaşım kolaylığı gibi bir dizi tedbiri bunlara ekleyebiliriz. Refahın tabana yayılması ve ekonomideki genel iyileşmeyle birlikte temel hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesi gibi toplumsal hayatın bir çok alanına dair reformlarla rüzgarın arkaya alınması düşünülüyor. Başarılabilirse, seçime doğru tüm siyasi hesaplar altüst olur. AK Parti rakipsiz kalır, Özgür Özel ilk seçimde adaya veda eder" dedi.
İktidar kanadından gelen olası bir erken seçim için en erken tarih olarak açıklanan Kasım 2027'yi hatırlatan bir paylaşım yapan Şamil Tayyar sosyal medya hesbaından, emeklinin beklediği ek zam düzenlemesinin sandığa endeksli olduğunu işaret etti.
Şamil Tayyar'ın sosyal medya paylaşımı şu şekilde:
"Seçime doğru son düzlükte…
AK Parti toparlıyor, CHP sorguluyor.
Muhaliflerin referans aldığı araştırma şirketlerinin çalışmalarında bile AK Parti oylarında artış gözlemlenirken, CHP beklediği sıçramayı bir türlü yapamıyor.
Silivri merkezli ve marjinal grupları önceleyen yaklaşımın, CHP’nin siyaset zeminini daralttığı yönündeki yorumlarımıza daha önce tepki gösteren Özel’in, ikinci normalleşme planına yönelerek hatasıyla yüzleşmek istediği anlaşılıyor.
Partisinin vekilleriyle kapalı toplantıda bir araya gelen Özel’in, kutuplaştırıcı siyasetin CHP’yi 50+1 hedefinden uzaklaştırdığını söylemesi, bu endişedendir.
Unuttukları bir başka vaka, devlet yönetme duygusunu topluma aşılayamamaları, güven oluşturamamalarıdır.
Yeni dönemde Özel, marjinal grupların tesir alanından kurtulabilir mi, işi öyle çok kolay gözükmüyor.
AK Parti ise ulusal ve uluslararası krizlerlerde aldığı doğru pozisyonla güven duygusunu yeniden pekiştirmeye başladı.
Son yıllarda AK Parti’nin irtifa kaybına yol açan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonla mücadelede katedilen mesafe ve kısmi iyileştirici adımlar da pozitif beklentilere yol açtı.
Yeterli olmasa da asgari ücrete değerleme oranının üzerinde artış yapılması, MTV, tapu harcı gibi bazı vergi kalemlerindeki artışın değerleme oranının altında tutulması, pozitif yönde zihniyet değişimine işaret ediyor.
Ayrıca yeni dönemde…
Tüm kamu çalışanlarının iş ve gelir şartlarını yeniden düzenleyen kapsamlı bir kamu reformunun bu yılın sonuna doğru somutlaşması bekleniyor.
Emeklileri derin yoksulluğun pençesinden kurtaracak seyyanen zam gibi iyileştirici ek düzenlemelerin 2027 yılında yürürlüğe sokulması planlanıyor.
SSK/Bağ-Kur ve Emekli Sandığı emeklileri arasındaki zam farkının giderilmesi konusu da değerlendiriliyor.
Ayrıca, reel sektörün krediye ulaşım kolaylığı gibi bir dizi tedbiri bunlara ekleyebiliriz.
Refahın tabana yayılması ve ekonomideki genel iyileşmeyle birlikte temel hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesi gibi toplumsal hayatın bir çok alanına dair reformlarla rüzgarın arkaya alınması düşünülüyor.
Başarılabilirse, seçime doğru tüm siyasi hesaplar altüst olur.
AK Parti rakipsiz kalır, Özgür Özel ilk seçimde adaya veda eder."
HALİL KONAKÇI BAKIN NELER SÖYLEMİŞ?
"Türk halkı Filistin'e gidip İsrail'le savaşmalı...Bizler de buradan Filistin'e savaşmaya giden kardeşlerimize dualarımız ile destek vermeliyiz"
Halil Konakçı: Din adamı, imam-hatip, vaiz. 1980 yılında İzmir'in Eşrefpaşa semtinde doğdu. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam-hatip olarak görevini yürütmektedir
BİLAL ERDOĞAN BELLİ Kİ BABASININ TAHTINI İSTİYOR!
Bilal Erdoğan: “Biz Cumhurbaşkanımızı biraz daha güçlü kılsaydık şu İsrail, şu soykırımı yapamazdı ” demiş...
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, "Devamlı topluma karamsarlığı empoze eden bir diskur. Bunun da çok yaygın olduğunu görüyoruz. Bundan kurtulunması gerektiğini önemle vurgulamak istiyorum. Gençler çok kötü durumda, toplum nereye gidiyor, ne olacak geleceğimiz? Bu yeni bir mesele değil, yani bin yıl önce de böyleydi. İki bin yıl önce de böyleydi" dedi. Müslümanca duruşu savunduklarını belirten Erdoğan, "Birilerine şirin gözükmenin peşinde de asla olmayacağız. Hem herkese hitap edeceğiz hem kendi kimliğimize hitap edeceğiz. Yeniden bu toplumda 'Dindar olan insan iyidir' yargısını güçlendirmek zorundayız. Müslümanlar olarak bizim dinimizi doğru temsil etmemizin yolu, bu toplumda iyiliklerin kaynağının yine Müslüman insanlardan geldiğini, yine dindar insanlardan geldiğini muhakkak ve kesin şekilde yerleştirmekten geçtiğini düşünüyorum" diye konuştu.
TGSP 5. Olağan Genel Kurulu, Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde yapıldı. Genel kurula, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mahir Ünal, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, AKP İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AKP Gençlik Kolları Genel Başkanı Yusuf İbiş ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın telgraf mesajı okundu.
Erdoğan, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Ülkemizin daha müreffeh yarınlara ulaşması, standartlarını daha da yükseğe taşıması ve lider ülke konumunu perçinlemesi ancak siz değerli gençlerimizin omuzlarında gerçekleşecektir. Sizler, sadece yarınlarımızın teminatı değil, bugünün de imza sahiplerisiniz. İnanıyorum ki alın terini kutsal bilen, emeğin ve azmin gücüne inanan, mücadeleden asla yılmayan gençler olarak Türkiye’nin geleceğinde en güçlü söz sahibi sizler olacaksınız. Ferasetiniz ve çalışkanlığınız, bizden sonraki nesillere çok daha aydınlık, çok daha güçlü bir Türkiye mirası bırakacaktır. Türkiye Gençlik STK'leri Platformu'nun gençlerimizi geleceğe hazırlayan çalışmalarını takdirle karşılıyorum. Gençliğimizin geleceği adına sergilediğiniz bu hassasiyet için sizlere ayrıca teşekkür ediyorum."
"Dünyanın artık en iyi işlerini yapan bir nesil Türkiye'den yetişiyor"
Bilal Erdoğan, 10 yılı aşkın süredir gençlik alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarını bir araya topladıklarını, Türkiye'de gençlik sahasında TGSP'nin bir referans noktası haline geldiğini söyledi.
TGSP'nin bugün yaptığı düzeyde, kalitede ve derinlikte çalışma yapan gençlik alanında muadil başka bir kurumun olmadığını dile getiren Erdoğan, "Gerçekten bu bizim için bir gurur vesilesidir. Çünkü öz yurdunda parya olan insanların, ülkenin en iyi işlerini yapacağına herhalde 20 sene önce kimse inanmazdı. Şimdi bırakın memleketin en iyi işlerini yapmayı, dünyanın artık en iyi işlerini yapan bir nesil Türkiye'den yetişiyor Allah'ın izniyle." dedi.
Kendilerine bu yolu açan önderlere teşekkür eden Erdoğan, "Bize bu yolu açan Cumhurbaşkanımıza ve Cumhurbaşkanımızdan önce gelenler, elbette bir Adnan Menderes olmasaydı, İlim Yayma Cemiyeti kurulmasaydı imam hatipleri destekleyen, Özal, Erbakan Hoca olmasaydı ve bu milletin bir şekilde değerlerini ve bu topraklara olan güçlü bağını tutmaya çalışan o omurga olmasaydı bugün gerçekten bu ülke belki tamamen kimliğini kaybetmiş, kendine yabancılaşmış, yozlaşmış bir toplumun ülkesi veyahut da bir kültürel yozlaşmanın yaşandığı ülke olmaktan ibaret hale gelebilirdi." diye konuştu.
Erdoğan, gençlikle ilgili konuşulan, gençliği çok sıkıntılı bir durumda değerlendiren, gençliği bir fırsat olarak değil, bir tehdit olarak gören söylemlerin çok yaygın olduğunu kaydederek, şu değerlendirmede bulundu:
"Devamlı topluma karamsarlığı empoze eden bir diskur. Bunun da çok yaygın olduğunu görüyoruz. Bundan kurtulunması gerektiğini önemle vurgulamak istiyorum. Gençler çok kötü durumda, toplum nereye gidiyor, ne olacak geleceğimiz? Bu yeni bir mesele değil, yani bin yıl önce de böyleydi. İki bin yıl önce de böyleydi. Bunu Plato'da da, İmam Gazali'de de buluyorsunuz. Onun için bütün gençlik sivil toplum kuruluşlarımızda, gençliğe yönelik çalışma yapan kurullarımızda gençleşmeye sırayla vurgu yapıyoruz. Gençleşmeyi sağlayamadığımız yerde o sorunsaldan kurtulamadığımızı da kabul edelim. Gençleşmeyi sağlayacağız. Gençleri destekleyeceğiz."
Gençlerin tamamına hitap etmenin önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz Müslümanca duruş savunuyoruz. Birilerine şirin gözükmenin peşinde de asla olmayacağız. Hem herkese hitap edeceğiz hem kendi kimliğimize hitap edeceğiz. Yeniden bu toplumda 'Dindar olan insan iyidir' yargısını güçlendirmek zorundayız. Müslümanlar olarak bizim dinimizi doğru temsil etmemizin yolu, bu toplumda iyiliklerin kaynağının yine Müslüman insanlardan geldiğini, yine dindar insanlardan geldiğini muhakkak ve kesin şekilde yerleştirmekten geçtiğini düşünüyorum. Bizim kurumlarımızın yerel olma lüksü artık yok. Kesinlikle uluslararası olmak zorundayız. En azından Türk dünyasında, mümkünse İslam dünyasında, daha da iyisi bütün dünyada bağlantıları olan, irtibatları olan, mezunları olan vesaire uluslararası kurumlar olmak zorundayız. Çünkü İslam dünyasından bu tür uluslararası sivil toplum kuruluşlarının çıkacağı en birinci yegane ülke Türkiye. Başka ülkelerden böyle bir şey bekleyemeyiz. Bizim Türkiye'de yaptığımız iyi işlerle bütün İslam dünyasına örnek olma durumumuz şu anda var." (Kaynak: DHA)
NATO ÜYESİ ABD, NATO ÜYESİ DANİMARKA'YI ARALIKSIZ OLARAK TEHDİT EDERKEN
2019'da Fransa Cumhurbaşkanı Macron: "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti" demişti...
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) "beyin ölümünün" gerçekleştiğini söyledi, Almanya Başbakanı Angela Merkel Macron'a katılmadığını açıkladı. Rusya'dan ise "NATO'nun mevcut durumunun doğru tanımlaması" açıklaması geldi.
İngiltere merkezli Economist dergisine verdiği röportajda Macron, "Şu anda yaşadığımız NATO'nun beyin ölümüdür" dedi.
ABD'nin NATO'ya danışmadan Suriye'den askerlerini çekmesini eleştiren Macron, "ABD ile NATO müttefikleri arasında stratejik karar alma süreçlerinde hiçbir şekilde koordinasyon yok. Hiç. Aynı zamanda bir diğer NATO üyesi Türkiye'nin, çıkarlarımızın söz konusu olduğu bir bölgede, koordinasyonsuz saldırgan eylemleri var" dedi.
Macron, NATO Antlaşması'nın bir üyeye yapılan saldırıyı tüm üyelere yapılmış sayan ve kolektif savunma öngören 5'inci maddesine inancının sürüp sürmediği sorusuna ise, "Bilmiyorum" yanıtını verdi.
Macron sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama 5'inci madde yarın ne ifade edecek? Eğer Beşar Esad rejimi Türkiye'ye misilleme yapmaya kalkarsa buna dahil olacak mıyız? Bu kritik bir soru."
ABD'nin Orta Doğu'ya olan ilgisini kaybederek Asya'ya yöneldiğini söyleyen Macron, "Trump'ın ABD'nin Suriye'deki Kürt müttefiklerini terk etmesi bunu güçlendirmekle kalmadı, aynı zamanda NATO'yu zayıflattı" dedi.
"Türkiye uzun vadede NATO'da olmayacak mı?" sorusunu da yanıtlayan Macron, "Bunu söyleyemem. Türkiye'yi NATO'dan dışlamak çıkarımıza değil ama belki de NATO'yu yeniden gözden geçirmeliyiz" dedi. Macron sözlerini, "Stratejik ve siyasi olarak bir sorunumuz olduğunu kabullenmemiz lazım" diye sürdürdü.
Macron, Avrupa ülkelerinin NATO'yu savunmak için artık ABD'ye güvenemeyeceğini belirterek,
Avrupa ülkelerinin "askeri özerkliğini" kazanması gerektiğini savundu...
2025
Danimarka, son istihbarat raporunda ilk kez ABD'yi potansiyel bir güvenlik riski olarak sıraladı.
Danimarka istihbarat servisinin raporunda, "ABD, yüksek gümrük vergileri tehdidi de dahil olmak üzere ekonomik gücünü, iradesini ortaya koymak için kullanıyor ve askeri şiddet - müttefiklere karşı bile- kullanım olasılığı artık göz ardı edilmiyor," denildi...
Bu yıl ABD ile Danimarka arasında Grönland konusunda bir söz düellosu var! ABD Başkanı Donald Trump, özerk olan ancak resmi olarak Danimarka'ya ait olan adaya sahiplik iddiasında bulundu. Bu durum iki NATO üyesi arasında diplomatik gerginliğe neden olurken, diğer ülkeler de tartışmaya katılarak taraf oldular.
Rusya ile Batı arasındaki çatışma yoğunlaştıkça Kuzey Kutbu'nun stratejik önemi artıyor ve ABD'nin Kuzey Kutbu üzerindeki büyüyen güvenlik politikası ve stratejik odakları bu gelişmeleri daha da hızlandıracak...