Akdeniz Gerçek | Antalya | Gündoğmuş Tek Yürek, Tek Ses! Yaşam Pınarı Alara’yı Teslim Etmeyeceğiz!

Gündoğmuş Tek Yürek, Tek Ses! Yaşam Pınarı Alara’yı Teslim Etmeyeceğiz!

Antalya Gündoğmuş’ta yargı kararlarını hiçe sayarak binlerce yıllık Alara Çayı'nı şirketlerin rantına kurban etmek isteyen HES projesine karşı yöre halkı isyan etti. Suyu 13 kilometrelik "ölüm tüneline" hapsederek bölgedeki tarımı ve doğal yaşamı bitirecek projeye geçit vermeyen yurttaşlar, ÇED toplantısında itirazlarını tutanaklara geçirerek uyardı: “Bir avuç insanın çıkarı için suyumuzu sermayeye peşkeş çektirmeyeceğiz!”

Antalya Gündoğmuş’ta yargı kararlarını hiçe sayarak binlerce yıllık Alara Çayı'nı şirketlerin rantına kurban etmek isteyen HES projesine karşı yöre halkı isyan etti. Suyu 13 kilometrelik "ölüm tüneline" hapsederek bölgedeki tarımı ve doğal yaşamı bitirecek projeye geçit vermeyen yurttaşlar, ÇED toplantısında itirazlarını tutanaklara geçirerek uyardı: “Bir avuç insanın çıkarı için suyumuzu sermayeye peşkeş çektirmeyeceğiz!”

Gündoğmuş Tek Yürek, Tek Ses! Yaşam Pınarı Alara’yı Teslim Etmeyeceğiz!
KAYNAK: Buse Yeşil
FOTOĞRAF: HABER MERKEZİ

Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde, binlerce yıldır yöreye hayat veren Alara Çayı üzerine kurulmak istenen hidroelektrik santrali (HES) projesine karşı bölge halkı ve yaşam savunucuları ayağa kalktı. Düzenlenen halkı bilgilendirme toplantısında, projenin bölgeyi insansızlaştırarak doğayı uluslararası şirketlerin rantına açacağını vurgulayan yurttaşlar, HES’e karşı itirazlarını tutanaklara geçirdi.

Yaşam Savunucuları ve Halktan Projeye Veto

Alara Enerji Grubu tarafından yapılmak istenen HES projesi için Gündoğmuş'ta gerçekleştirilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) halkı bilgilendirme toplantısı, yöre halkının haklı tepkisine sahne oldu. Toplantıya mahalle muhtarları, bölge sakinleri, çevreciler ile Yeni Parti milletvekilleri Aliye Coşar, Mustafa Erdem ve Yeni Parti Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar katıldı. Salonda bulunan yurttaşların firesiz tamamı projeyi reddederek itirazlarını resmi tutanaklara işletti. Toplantının ardından Gündoğmuş Çevre Platformu öncülüğünde kitlesel bir basın açıklaması düzenlendi.

“Uluslararası Şirketlere Peşkeş Çekmek İstiyorlar”

Gündoğmuş Çevre Platformu Sözcüsü Nurettin Sönmez, HES girişiminin ardında yatan temel motivasyonun şirketlerin kâr hırsı olduğunu belirtti. Sönmez, yurttaşlara seslendiği konuşmasında doğa talanına şu sözlerle dikkat çekti: "Bugün burada toplanmamızın nedeni en temel anayasal hakkımız olan yaşam hakkımızı savunmaktır. Ne yazık ki binlerce yıldır özgür akan Alara Çayı’na pranga vurmak istiyorlar. Yöre halkının bin yıllardır yaşam kaynağı olan Alara Çayı’nı elimizden alıp uluslararası şirketlere peşkeş çekmek istiyorlar. Bir avuç insanın çıkarı için yaşam alanlarımızın yok edilmesine asla izin vermeyeceğiz."

Yargı Kararları Hiç Sayılıyor

Bölgedeki HES ısrarı ilk değil. Daha önce de benzer projelerle Alara Çayı hedef alınmış, ancak bölge halkının direnişi ve hukuk mücadelesi sonucu ÇED başvuruları reddedilmişti. Sönmez, 2019 yılında Danıştay 6. Dairesi’nin verdiği nihai kararla bölgedeki HES projesinin kesin olarak iptal edildiğini hatırlatarak, şirketlerin farklı isimler ve yeni projelerle hukuku arkadan dolanmaya çalıştığını vurguladı.

13 Kilometrelik 'Ölüm Tüneli' ve Tarıma Darbe

Yeni ÇED başvurusunun detayları, bölgeyi bekleyen ekolojik yıkımın boyutlarını da gözler önüne serdi. Projeye göre, Alara Çayı’nın 13 kilometrelik bölümü kapalı tünellere hapsedilecek. Bu durum, sadece ırmağın doğal akışını yok etmekle kalmayacak; aynı zamanda Gündoğmuş merkezi ve köylerindeki tarım arazilerinin susuzluktan kurumasına neden olacak. Sönmez, ırmak kenarındaki verimli arazilerin kamulaştırma tehdidi altında olduğunu belirterek, "Türkiye’nin en kaliteli incirleri, Narağacı köyüne adını veren narı, zeytini ve üzümü bu suyla can buluyor. Nehrin tünellere alınması, havzanın iklimini ve tarımsal üretimi felakete sürükleyecektir" uyarısında bulundu.

Tarih, Ekoloji ve Yaşam Hakkı Tehdit Altında

Alara Çayı, yalnızca tarımsal bir sulama kaynağı değil, aynı zamanda endemik canlı türlerine ev sahipliği yapan bir ekosistem ve tarihi bir miras güzergahı. Kırkdönme kervan yolları, Ali Köprüsü, Kemer Köprü ve tarihi Alara Kalesi gibi kültürel değerlerin ırmakla bir bütün olduğunu vurgulayan Sönmez, Anayasa’nın 56. maddesindeki "sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkını" hatırlatarak devleti yönetenleri sorumluluğa davet etti.

"Alara'da HES'e Geçit Yok"

ÇED sürecinin derhal sonlandırılmasını talep eden yöre halkı, projenin onaylanması halinde fiili ve hukuki mücadeleyi büyüteceklerinin altını çizdi. Platform Sözcüsü Sönmez, açıklamayı kararlılık mesajıyla noktaladı: "Alara’nın canını alarak enerji üretemezsiniz. Suyumuzu, doğamızı, geleceğimizi yağmalatmayacağız. Alara’yı sahipsiz bırakmayacağız! Alara’da HES’e hayır! Yaşam hakkımız engellenemez!"

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız