Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°

Zaman ah zaman

YAYINLAMA:
Zaman ah zaman

Zaman, görünmeyen bir nehir gibi akar. Ne sesi vardır ne rengi, ama etkisi derindir. Her sabah gözümüzü açtığımızda, ömrümüzden bir gün daha eksilir. Ama bu eksilme, aynı zamanda bir dolma mıdır? Yoksa biz sadece takvim yapraklarını tüketiyor, hayatı yaşamadan mı geçiyoruz?

Modern toplumun ritmi, zamanı hızlandırmış gibi. Sabah telaşı, öğle mesaisi, akşam yorgunluğu… Günler birbirini kovalar, aylar yıllara karışır. Bir bakmışız çocukluk geçmiş, gençlik uzaklaşmış, olgunluk kapıya dayanmış. Tecrübeler birikir, ama çoğu zaman farkına bile varmayız. Çünkü zaman, sessizce alır bizden; bir gülüşü, bir dostluğu, bir fırsatı…

Peki biz zamanı mı yaşıyoruz, yoksa zaman mı bizi yaşatıyor? Belki de asıl mesele, zamanın doluluğu değil, bizim onu nasıl doldurduğumuzdur. Bir gün, dolu dolu yaşanmışsa, bir ömre bedel olabilir. Ama boş geçen yıllar, sadece rakamdan ibarettir.

Zamanın hızlı akışı, bize bir şey öğretmeli: Her an kıymetlidir. Bir kahve sohbeti, bir kitap sayfası, bir yürüyüş… Bunlar zamanın içindeki cevherlerdir. Ve belki de zamanın en güzel yanı, bize hayatı anlamlandırma fırsatı vermesidir.

Saygılarımla…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız