Mürüvvet Özkan
[email protected]
Hayat Kısa, Kuşlar Uçuyor…
Hayat, insan ilişkileriyle anlam kazanan uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta karşımıza çıkan bazı insanlar bize sevgi, güven ve mutluluk verirken, bazıları ise sürekli olarak üzüntü ve hayal kırıklığı yaşatabilir.
Bir Varmış Bir Yokmuş…
Hayatın en büyük ironisi, aslında bir masal cümlesine sığmasıdır: “Bir varmış bir yokmuş. ” Bu söz, çocukluğumuzda dinlediğimiz masalların girişinde kulağımıza hoş gelirken, bugün yaşamın gerçeğini hatırlatıyor. Çünkü hayat, sürprizlerle dolu bir sahne.
Hoş geldin 57 yaşım
Saatler birbirini kovaladı, günler akıp geçti, yıllar birer yaprak gibi takvimden düştü… Ve işte bugün, hayat yolculuğumun yeni durağına geldim: 57. yaşımHer yaş, bir defterin yeni sayfası gibidir. Öncekilerde yazılı olanlar silinmez; hatıralar, sevinçler, hüzünler ve öğrenilmiş dersler orada durur.
Gez, Göz, İzan
Bir mahkeme salonunu andıran hayat sahnesinde, insan bazen kendini sanık sandalyesinde bulur. Haklı olduğunu bilir, doğruyu söyler; ama karşısında onu dinlemeyen, anlamayan, hatta anlamak istemeyen insanlar vardır. O an, sözleriniz bir duvara çarpar gibi yankılanır. Duvar sessizdir.
Gözden Irak Gönülden Irak
Mars’a gitmek artık hayal değil. İnsanlık gökyüzünü aşarak gezegenler arası yolculuğa çıkabiliyor. Ama ne gariptir ki, yan odadaki eşimizi, aynı kattaki komşumuzu, evdeki çocuğumuzu anlamak çoğu zaman Mars’a gitmekten daha zor.