Mürüvvet Özkan
[email protected]
Hoş geldin 57 Yaşım
Saatler birbirini kovaladı, günler akıp geçti, yıllar birer yaprak gibi takvimden düştü… Ve işte bugün, hayat yolculuğumun yeni durağına geldim: 57. yaşımHer yaş, bir defterin yeni sayfası gibidir. Öncekilerde yazılı olanlar silinmez; hatıralar, sevinçler, hüzünler ve öğrenilmiş dersler orada durur.
Gez, Göz, İzan
Bir mahkeme salonunu andıran hayat sahnesinde, insan bazen kendini sanık sandalyesinde bulur. Haklı olduğunu bilir, doğruyu söyler; ama karşısında onu dinlemeyen, anlamayan, hatta anlamak istemeyen insanlar vardır. O an, sözleriniz bir duvara çarpar gibi yankılanır. Duvar sessizdir.
Gözden Irak Gönülden Irak
Mars’a gitmek artık hayal değil. İnsanlık gökyüzünü aşarak gezegenler arası yolculuğa çıkabiliyor. Ama ne gariptir ki, yan odadaki eşimizi, aynı kattaki komşumuzu, evdeki çocuğumuzu anlamak çoğu zaman Mars’a gitmekten daha zor.
Uzak Diye Bir Yer Yok
Şu anda dinlediğim şarkı Zerrin Özer’den… “Uzak diye bir yer yok” diyor. Gerçekten uzak diye bir yer yok mu? Bu sözler, kalbimizin en derin sorusunu dile getiriyor. Çünkü mesafeler bazen şehirler, bazen ülkeler kadar büyük görünse de, aslında sevgiyle bakınca küçülüyor.
Öfke mi sevgi mi?
Bir taksi durağında şoförlerin birbirine bağırdığı, bir restoranda garsonla müşterinin tartıştığı, bir kafede patronla çalışanların kavga ettiğini görüyorum…Oysa dışarıda güneş ışıl ışıl, gökyüzü masmavi, bir bardak çayın buharı huzuru çağırıyor.