Hatay'da üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’nun evinde göğsünden vurulmuş halde bulunarak yaşamını yitirmesi, beraberinde getirdiği ağır iddialarla Türkiye gündemine oturdu. İlk raporlarda "kaza" olarak nitelendirilen, sonrasında "intihar" denilen olayda, genç kızın ölümünden hemen önce ailesine açılan gizemli bir telefonun yarattığı baskı süreci mercek altına alındı.
Hatay Kırıkhan’da Polis Babaya Gelen Esrarengiz Telefon
İddialara göre olaylar, Hatay Kırıkhan’da polis memuru olan babasının bilinmeyen bir numaradan aranmasıyla başladı. Telefndaki kişinin, İlayda’nın katıldığı 8 Mart eylemlerini gerekçe göstererek "kızınız terör örgütlerinin kucağına düştü" şeklinde asılsız ihbarlarda bulunduğu öne sürüldü.
İlayda Zorlu’nun arkadaşlarına gönderdiği son mesajlarda, bu telefonun ardından ailesinden, özellikle de babasından ağır bir baskı görmeye başladığını ve artık dayanacak gücü kalmadığını yazdığı ortaya çıktı. 17 Nisan günü saat 17.00’ye kadar arkadaşlarıyla dertleşen İlayda, bu yazışmalardan kısa süre sonra evinde kanlar içinde bulundu.
Soruşturma "Kaza" mı "İntihar" mı Sorusuna Yanıt Arıyor
Hatay’da yürütülen soruşturmada henüz kesin bir sonuca varılamazken, olayın kronolojisi ve yanıtsız kalan sorular şüpheleri artırıyor. Eğer ölüm bir kazaysa, silahın nasıl ve kimin elinde ateş aldığı; intiharsa, genç kızı bu geri dönülemez karara iten sistematik baskının hukuki sorumluluğu tartışılıyor.