Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
20°

E-Nabız uygulaması hastalarımızın psikolojisini bozuyor

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
E-Nabız uygulaması hastalarımızın psikolojisini bozuyor

Aklı, irfanı, ilmi, kitabı olan her insanımızın bu hikâyemizi okuması dileğimizdir. Bizler kamuoyuyuz. Ben 1/86 milyonum.

Aşağıda anlatacağım olay, bu ilkenin 86 milyon vatandaşını ilgilendirmektedir.
Dolayısıyla bu mesele 86 milyon insanın meselesidir. Önemlidir, hayatidir.

OLAY VE AÇIKLAMASI:
Bir yıl kadar önce, vatan ve milletin umumi menfaatini, yüksek kamu yararının gözetilmesini ilgilendiren bir konuda Konya ilimizin bir ilçesine proje hazırlamak için geçici bir ikamette bulundum.

Bir süre sonra tekrar Antalya’daki adresime döndüm. Konya’daki adresimi de yeniden Antalya Nüfus Müdürlüğü’nün uygulamasına esas olarak Antalya adresime tescil ettirdim.

Önceki zamanlarda olduğu gibi Antalya’da bağlı bulunduğum adresteki aile hekimliğine giderek ilaç yazdırıp tedavi olmak istediğimde, bilgisayar benim Antalya’daki adresimi kabul etmeyip hâlâ Konya’da oturduğumu işaret edince numara alamaz hâle geldim. Bu hadise birkaç kez tekrar edince; içinde bulunduğum çaresizliğe tanık olan doktorum merhameten reçete yazmış ise de ileride bunun bu şekilde devam etmeyeceği anlaşıldığından yeniden nüfusa başvurup, mahalle muhtarlığımdan “Antalya’da malum adreste ikamet ettiğime dair resmî mühürlü, kaşeli ve imzalı belgeyi” yeniden aile hekimliğime götürdüğümde sistem bu prosedürü yine kabul etmeyip illaki Konya’nın ilçesinde oturduğumu işaret etmeye devam etmiştir.

Sorumlu doktorumuzun iyi niyetle yönlendirmesiyle yeniden işi bilen personelden yardım talep ettim. Personel tahmin ötesi bir çalışma yaptığı hâlde önce T.C., ardından e-Devlet, takiben e-Nabız formülünden hareket edilerek kaydımın mümkün olabileceği işaret edildi. Zaman açısından uzun ve yorucu uğraşlardan sonra nihayet kaydım kabul edilebildi. Modeli eski birçok cep telefonunda da uygulamanın zorlaştığına tanık olmaktayız.

SORMAK GEREK:
Bu memlekette 86 milyon insan e-Devlet, e-Nabız yöntemleri nedeniyle akıllı telefon satın almak zorunda mıdır? 20 bin liradan, 100 bin liradan telefon almak mecburiyetinde midir? Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanlığı’na bağlı nüfus müdürlüklerinin ve aynı bakanlığa bağlı muhtarlıklarımızın mühürlü, kaşeli, adli, soyadlı, tasdikli, imzalı belgeleri kabul edilmeyecek de illaki durum e-Devlet, e-Nabız’a odaklandırılarak vatandaşa manevi yük, psikolojik işkence anlamına gelen bu uygulama bir zulüm değil midir?

Bırakınız akıllı telefonu, bırakınız dijital sisteme bağlı elektronik iletişimlerle (tabir yerindeyse) yorgunu yokuşa sürmeyi; bu ülkede hâlâ okuma yazma bilmeyen muhterem vatandaşlarımızın olduğu da dikkate alındığında, Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı arasında bir protokol yapılarak, mobbing misali vatandaşa yüklenen bu ağır, kabul edilemez uygulamadan vazgeçilmesi; Anayasa’dan kaynaklanan sağlıktan yararlanma hakkımızın elimizden alınmaması hem kanuni, hem insani hem de vicdani bir konudur.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız