Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
27°

Yeşilsiz (ağaçsız) kalan topraklar çölleşmeye mahkûmdur

YAYINLAMA:
Yeşilsiz (ağaçsız) kalan topraklar çölleşmeye mahkûmdur

Yeryüzünde toprakların en büyük dostu yeşil dokudur; ağaçtır, ağaçlardır.

"ORMANSIZ TOPRAK VATAN DEĞİLDİR." diyoruz. Bir coğrafyada toprakların vatan olarak devam etmesi için, toprakların yeşil dokuyla (ormanlarla kaplanması ve ormanların korunması gerekir) bezenmesine ihtiyaç vardır.

Ülkemizde her yıl neden ağaç bayramını kutluyoruz? Anlaşılıyor ki ülkemizde orman varlığının artmasını ve korunmasını istiyoruz.

Çağımızda her adımda söylem hâline getirilen iklim krizi, sera etkisi, küresel iklim değişikliği ve kuraklık üzerine yapılan konuşmalar neden yapılmaktadır? Bunun mutlaka isabetli bir anlamı vardır.

Hâl böyle olunca insana sormazlar mı: Bir taraftan ağaç ve ormancılık bayramları kutluyoruz, birtakım etkinliklerde bulunuyoruz; diğer taraftan da ver yansın, farklı sebeplerle ormanları yok ediyorsunuz. Bu da yetmez; özelleştirilen enerji sistemine yeterli yatırımlar yapılmadığı ve sistem iyileştirilerek güvence altına alınmadığı için yangınların önlenmesine yönelik çözümler de getirilmiyor. Bu nedenle her yıl sayısız orman yangınına bağlı olarak binlerce hektar orman alanımız yok ediliyor.

Ahlaki ve insani değerlerini kaybetmiş, vatan hainleri; doğa ve millet sevgisinden uzak, kanun düşmanlarının bilerek ve isteyerek yakıp yıktıkları, yok ettikleri ormanlar da cabası…

Sebepler yalnızca bunlarla da sınırlı değildir. Her daim ısrarla üzerinde durduğumuz, mutlaka revizyona tabi tutulmasında hayati ihtiyaç olan Tarım-Orman Kanunu, Çevre Kanunu, Enerji Kanunu, Maden Kanunu, ÇED Yönetmeliği başta olmak üzere, revize edilmesi gereken başkaca tüzük ve yönetmeliklerin olumsuz yönleri dikkate alınarak doğamızın, genel çevrenin, ekolojik değerlerin ve bütünüyle coğrafyamızdaki ekosistemin korunması esas alınmalıdır.

Evet, topraklarımızın korunarak yeşile boyanması, ülkemiz coğrafyasında ormanlarımızın önemini ortaya koymaktadır. Yukarıdaki bilgiler ışığında hareket edilerek, ülkemizin vatan olarak kalmasına ve korunmasına zeval getirmeden; milletçe ve ulusça el birliği, dil birliği, gönül ve sevgi birliği içinde, ortak akla dayalı alınacak kararlar çerçevesinde bu ülke yeşilsiz bırakılmamalıdır.

Hâlen maden arama şirketleri marifetiyle ülkemiz topraklarında yok edilen çok sayıda (hektarlarca orman varlığımız) ormanlık alan mevcuttur.

Yer altı kaynaklarımızın ortaya çıkarılarak ekonomiye dönüştürülmesine asla karşı değiliz elbet. Fakat günümüzde şirketlerin çıkarına hizmet edilerek yok edilen vatan parçamız üzerindeki tahribata ve vahşi uygulamalara karşıyız.

Her yeşil ağaç doğal bir oksijen fabrikasıdır. Vücudumuzun %60’ı oksijendir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız