Abone olmanın bedeli

YAYINLAMA:
Abone olmanın bedeli

Geçmişte elektrik dağıtımını devlet kendisi yapıyordu. Sayın hükümetimiz onu da özelleştirdi. Artık evlerimizde ya da iş yerlerimizde elektrik kullanabilmek için ilgili dağıtım şirketine başvurup abone olmak gerekiyor. Bu adreslerdeki her türlü elektrikle ilgili işlemlerden abone sahibi sorumlu oluyor. Hatta bu adresten taşındığınızda aboneyi iptal ettirseniz, yani sözleşmeyi feshetmiş olsanız bile bu adresteki elektriği bir başkası devralıncaya kadar sorumlu tutulabiliyorsunuz. Örnek mi istiyorsunuz. Vereyim. Geçtiğimiz kış aylarında Antalya’nın Kepez ilçesindeki evi ve arsası Suriyeliler tarafından işgal edilip hurda deposu haline getirilen 91 yaşındaki yaşlı bir adam, evin abonesini kapattırdığı halde burada kullanılan kaçak elektrikten sorumlu tutulup icralık duruma düştü. İtirazlarından da sonuç alamayan yaşlı adam on binlerce liralık cezayı ödedikten sonra kurtulabildi. Kesilen cezayı ödeyemeseydi, çocuklarının bakımına muhtaç olan bu yaşlı adamın mal varlığı belki de kendine ait olmayan bu borç yüzünden haczedilip haraç mezat satılacaktı.

Bir de apartmanların ortak alanlarına ait elektrik aboneleriyle ilgili bir mesele var. Benim de üzerimde Kızılarık mahallesinde iki ayrı siteye ait abone var. Sitenin asansörü ve aydınlatması buradan sağlanıyor. Bu binaların elektrik faturaları benim adıma düzenleniyor.Ödemelerini ise sitenin yöneticileri yapıyor. Burada evim olduğu için başka da talipli çıkmayınca mecburen aboneyi üzerime aldım. Konyaaltı’nda ikamet ettiğim binanın ortak abonesi ise benim bir alt katımda ikamet eden Rus uyruklu komşumuzun üzerine kayıtlı. Geçtiğimiz Ağustos ayında Rus komşumuz Moskova’dayken Konyaaltı’ndaki apartmanın elektrik sayacı 10 yılı doldurduğu gerekçesiyle CK Akdeniz tarafından değiştirilmişti. Ancak sayaç değiştirildikten yaklaşık 2 hafta sonra binaya gelen ekipler kaçak elektrik tutanağı tutup binanın elektriğini de kesip mühürlemişti. Oysa sayacı değiştiren CK’nın elemanları.Sayaç değiştirilirken kabloların montajını yapan da CK’nın elemanları. Ama sonra gelen ekip ise kaçak tutanağı tutuyor. Aylık 150 ile 200 lira arasında fatura gelen apartmanımıza kaçak elektrik kullanmaktan 33 bin 900 lira ceza kesildi. Eşi Rizeli bir fabrikatör olan Rus uyruklu 3 çocuk annesi yöneticimiz 33 bin 900 lira cezayı mecburen ödedi. Yapılan İtirazdan da sonuç alınamadı. Bu olayların şokunu üzerinden atamadan bir sürprizle daha karşılaştım. Kepez’de Güneş Mahallesinde geçmişte rahmetli annemin de uzun yıllar yaşadığı müstakil bir evim var. Bu evde annem ve babama ait eşyalar vardı. 2019 yılından beri de bu evde oturan yoktu. Evin elektrik saatinin okunabilmesi için dışarıdaki demir kapıyı kilitli tutmuyorduk.

Geçen yıl bu eve giren hırsızlar içerideki yastıkları ve koltukları da delik deşik ederek altın ya da para aramışlardı. Bir şey bulamayınca evin elektrik ve su tesisatını dahi söküp çalmışlardı. Bıçakla delik deşik edilen yastık ve koltukları görünce sanki anılarım hançerlenmişti. Olayın ardından evin elektrik abonesini feshettirip polise de şikayetçi olmuştum. Polisin olay yerinde yaptığı incelemede parmak izi de tespit edilememişti. Soruşturmanın akıbetini merakla beklerken geçen yıl aboneliğini iptal ettirdiğim bu evle ilgili 8 Ekim günü CK Akdeniz’den cep telefonuma “Sayacınıza ulaşılamadığı için okuma işlemi yapılamamıştır” diye bir mesaj geldi. Neredeyse iki yıl önce aboneliğini sonlandırdığım evin elektriğiyle ilgili mesaj gelince açıkçası tedirgin oldum. Mesaj geldiğinde bir süredir yüksek lisans eğitimi için İstanbul’da olan Psikolog kızımın yanındaydım. “Eyvah şimdi de evin elektrik saatini çaldılar galiba” diye düşündüm. Hemen uçak bileti araştırmaya başladım. Antalya’ya dönüp sayaç çalındıysa polise bildirmek için. Kızım bir arkadaşını aradı. Adresi verdik. Çok şükür saat yerindeymiş. Fotoğrafını da çekip bize cep telefonuyla gönderdi. Rahat bir nefes aldık. Meğer evin dışındaki demir kapıyı kilitli olmadığı halde aç (a)mayan CK elemanı sayacı bu nedenle oku(ya)mamış. Şimdi bu mesaj nedeniyle işi gücü bırakıp Antalya’ya dönmüş olsaydım bunun sorumlusu kim olacaktı? Durumu CK’nın kurumsal iletişiminden sorumlu Eda hanıma da ilettim. Kendisi işini layıkıyla yapan bir iletişim uzmanı. Keşke CK’nın sahadaki tüm elemanlarında da aynı duyarlılık olsa. İşlerini layıkıyla yapsalar. Hatta sahadaki elemanlar sayaç okuma ve değiştirme de dahil olmak üzere her işlemi işlem öncesi ve sonrası kayıt altına alsa, fotoğrafını ve videosunu çekip belgelese daha iyi olmaz mı? Sözleşme feshinden sonra doğacak zararlardan abone sorumlu tutulmasa daha adaletli olmaz mı? Dağıtım şirketlerinin insafına bırakılmamadan abone sahipleri hakkını koruyabilse müşteri memnuniyeti artmaz mı? Eminim sayın hükümetimiz ve de dağıtım şirketlerimiz bu konuda gerekli düzenlemeleri yapacaktır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız