Ya Biz Anlatamıyoruz Ya Siz Anlamak İstemiyorsunuz

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Ya Biz Anlatamıyoruz Ya Siz Anlamak İstemiyorsunuz

Değerli okurlarım, değerli hak sahipleri, insan hayatının ve sağlığımızın korunması için defalarca gündeme getirdiğimiz konuyu bir kere daha hatırlatarak, sizin de bu hayati sağlık meselesinde sizler de bir tüketici olarak lütfen görevinizi yapınız.
Anayasamızın ilgili hükmüne göre halkın sağlığının korunması, devletin temel görevleri arasında olduğu yazılıdır. Ayrıca 1593 sayılı U.H.K.'nun 1. maddesine, 6502 sayılı tüketicinin korunmasını esas alan yasal düzenlemelerle,
İçme ve Kullanma Sularını Koruma Yönetmeliği'nin ana ve ara maddeleri gereğince, içtiğimiz suların hijyenik, kimyasal, bakteriyel ve mikrobiyel açılardan uygun olması şartı mevcuttur.
Suların üretiminden tüketim aşamasında dolum, kapsülleme, depolama, taşıma ve dağıtımına kadar yasaya uygunluk sağlaması şartı vardır.
Uzak illerden kamyonlarla ilimize getirilen memba (kaynak suları), 8 saat gibi bir yolculuk sırasında damacanaların güneşten korunması için brandalarla kapatılması gerekir. İl ve ilçelerimize indirildikten sonra da suların, güneş görmeyen depolara istif edilerek güneşten korunması gerekirken, hepimiz çok iyi biliyoruz ki damacana sularının tamamı dükkanların önünde, açıkta, güneşin altında günlerce bekletilerek sular adeta özelliğinden uzaklaştırılarak ölü su haline getiriliyor. Tüketici bu bilimsel gerçeği bilmediği için de güneşin altındaki ölü sulara binlerce TL para ödeyerek satın alıp içiyor.
Peki, güneşin altında istiflenen suyun denetimini yapacak unsurlarımız yok mu?
Elbette var. Neden denetlenmiyor? Bu soruyu da başka birisi cevaplasın.
Sayın tüketicilerimiz, bu ve benzeri konularda itiraz hakkınızı ve talep etme hakkınızı kullanmazsanız, alın teri dökerek kazandığınız paralarla şüpheli sular satın alarak içmeye devam edersiniz. Diğer taraftan siz bakkala, AVM'lere, gıda satan esnaflara gidip gıda maddesi satın alırken, o esnafın sağlıklı olup olmadığını nasıl anlarsınız? O esnaflar her üç ayda yahut 6 ayda bir belediyeler, sağlık kuruluşları, Tarım Bakanlığı tarafından denetlenerek sağlık karnesi almaları gerekir. Gıda ile ilişki bulunan, size et, ekmek, süt, sebze, meyve satan esnafın mutlaka sağlık karnesi olması gerek. Feçes (bulaşıcı hastalığının olup olmadığının bilinmesi için gaita tahlilini), verem ve balgam muayenesini yaptırmış mıdır, başkaca bulaşıcı bir hastalığı var mıdır? Sağlık karnesiyle sabittir. Acaba Antalya'da ve 11 ilçede bütün bunlar takip ediliyor mu, hangi laboratuvarda analizleri yapılmıştır, Antalya'da % kaç esnafın sağlık karnesi var, muayene günleri geçenler için ne gibi işlemler yapılıyor, vb. vb. vb.....
Arabanızın teknik muayenesi geçmesin diye kılı kırk yaran, geçtiyse binlerce lira ceza ödeten zihniyet, kamu sağlığı ile, insanlarımızı korumakla ne kadar ilgilidir bilemiyoruz. Mesela Sayın Valimiz bu hayati konuda kurumları sorgulasa iyi olur.
Tüm bu kamularda denetleme görevini yapmayan kurumlar ayıplı hizmet sergilemiş olurlar.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız