Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°

Ülkemizi Saran Yüzyılın Belası!

YAYINLAMA:

Genç bir insanın gözlerinde uykusuzluk, bir evin bütçesinden çalınan paralar ve bir babanın başını önüne eğdiği anlar… Ülkemizi ve geleceğimizi sessizce istila ediliyor ve geleceğimiz çalınıyor! İstila eden kim biliyor musunuz? Sanal kumar…Sadece ülkemizi değil, dünyada yüzyılın istilası olarak görülüyor.

Türkiye’de her ne kadar bu tür platformlara erişim BTK tarafından engellense de bu sanal kumar denen kangrenli kolu ülkeden kesip atacak köklü girişimleri göremiyoruz. Zira işin içinde müthiş bir rant var. DEVA Partisi Başkanı Ali Babacan’ın deyimi ile “Türkiye’de sadece bir sanal kumar platformunun yıllık işlem hacmi 7 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu rakam, ekonomiye kayıt dışı giren bir kara delik değil yalnızca; bir toplumun hafızasını ve umudunu da emen dijital bir ur.”

Sanal Kumar Nedir, Nasıl İşler? Sanal kumar, devlet denetimine tabi olmayan, internet üzerinden oynanan bahis ve şans oyunlarıdır. “Sanal kumarın arayüzleri profesyonel, ödeme sistemleri uluslararası, yazılımları ise çoğu zaman yurt dışı merkezlidir.” Bu nedenle yurtiçinde iz sürmek çok zordur. Çünkü alan adları sürekli değişmekte ve VPN kullanımıyla milyonlarca kullanıcı bu sitelere erişim sağlama imkânı bulabilmektedir. En çok kullanılan yöntemlerden biri de: sosyal medya fenomenleri üzerinden yürütülen örtülü reklamlardır.

Özellikle gençler arasında hızla yayılan bu alışkanlık, ilk bakışta “eğlenceli bir kaçış” gibi görülse de arkada dramatik sonuçlar bırakıyor. Tıpkı madde bağımlılığı gibi sanal kumarın sonucu da kayıp bir nesildir. Kumar makineleri ve kumarhane aramaya gerek yok. Çünkü kumarhane herkesin evinde… Cep telefonu veya bilgisayarın dokun tuşuna, başla oynamaya… Küçük rakamlarla oynamak mümkün olduğundan başlangıçta kimseyi rahatsız da etmiyor!

İşsizlik, ailevi ve toplumsal sorunlar ya da kısa yoldan para kazanmak hırsı genç kuşağı sanal kumar tuzağına düşürmektedir. Yüzbinlerce gencin sanal kumardan kaybettiği için ailesinden habersiz kredi çektiği veya mevcut birikimini sıfıra indirdiği görülmektedir.

Parasını kaybeden ya da kredi borcunu ödemek isteyen bazı gençlerin ise banka hesabını yasa dışı para trafiği için kullandırarak MULE ACCOUNT (Para Katırı) haline geldiği iddia edilmektedir. Peki, “Para Katırı” nedir? Para Katırı, kumar mağdurlarından veya dolandırıcılıktan gelen parayı bilerek ya da bilmeyerek alıp transfer eden kişidir. Başka bir anlatımla, kolay para kazanmak istediği için verilerini gönüllü olarak veren kişidir.

Borç, intihar, parçalanmış aileler sonucunu doğuran sanal kumar, ekonomik ve sosyal yıkıma neden olmaktadır. Zira kayıt dışı ekonomide dönen milyarlarca dolar hem vergi kaybı hem de kara para aklama açısından büyük risk oluşturmaktadır. Sanal kumar oynatan kişi ve sitelere yönelik yapılan operasyonlardan anladığımıza göre bu siteler çoğu zaman organize suç örgütleriyle bağlantılı çalışmaktadır. Rantın ve kara paranın olduğu her yerde çeteleşme vardır. Şu anda daha az görünür olsa da sanal kumar bir bağımlılıktır ve uyuşturucu kadar tehlikeli olup, geleceğimizi tehdit etmektedir.

Sanal kumarın asıl yarattığı tahribat, sosyal yıkımdır. Son günlerde basında ve çevremizde aldığımız bilgilere göre, aileler parçalanıyor, boşanmalar artıyor, psikiyatri servisleri sanal bağımlılıkla mücadele eden gençlerle doluyor. Bu işte herkes kaybediyor ama kazanan kumarı onatanlar oluyor. Ne trajik bir durumla karşı karşıyayız!

Size bu konuda bazı başlıklar vereyim: “Eşim düğünde takılan altınları ve tüm birikimlerimizin hepsini bu illette batırdı”, “Oğlum sanal kumar için bankalardan kredi çekti şimdi her şeyimiz haczedildi”, “Abim sanal kumar borcu yüzünden evini barkını sattı, kurtarmak için tefeciden para aldı şimdi de başı belada”, “İki çocuk babası yan komşumuz kumar borcu yüzünden kendini astı” vs. Bu bir sosyal yıkım değilse nedir?

Bu sektörün arkasında organize güçler varsa mutlaka siyasi ve bürokratik bağlantıları da vardır. Devletin elinde ciddi bir dijital denetim alt yapısı olduğunu biliyoruz. İktidar bu konunun üstüne gider, siyasi bir irade ortaya koyarsa önlenme konusunda ciddi önlemler alınabilir. “Ne gibi önlemler alınabilir?” diye Google amcaya sordum ve kendi görüşlerimle harmanlayarak bazılarını sizlerle paylaşmak isterim.

Sanal kumarı özendiren ve gerçek dışı beyanlarla reklam veren internet ünlülülerine, yani fenomenlere (İNFLUENCER) ağır ceza uygulanmalıdır.

Kripto ödemeler gri alandan çıkarılmalı ve şeffaf hale getirilmelidir.

Yurtdışı sunuculu sistemlere BTK engeli yeterli olmadığından farklı yol ve yöntemler bulunmalıdır.

Mevcut yasal düzenlemeler gözden geçirilmeli, engel koyan kurallar netleştirilmelidir.

Gençler ve aileler bu konuda uyarılmalı, aile destek hattı ve sanal bağımlılık terapisi yaygınlaştırılmalıdır. “Oyun + Ekran bağımlığı + Sanal kumar = İntihar -psikolojik travmalar” formülünü aklımızdan çıkarmayalım.

Sanal kumarın bir şans oyunundan ziyade bir bataklık olduğu bilinci toplumda çeşitli yol ve yöntemlerle yaygınlaştırılmalıdır.

Sanal kumarda yazılımcısı kazanır, reklamcısı kazanır, kumarı oynatan zaten kazanır ancak oynayan kaybeder. Kaybedilen keşke sadece para olsa…Zaman, aile birlikteliği, sağlık, güven, özsaygı tamamen kaybediliyor. Bazen de can… O halde yalnızca işi yasalara bırakmayalım!

Toplumsal seferberlik gerekiyor artık. Kazanılamayacak bir algoritmaya karşı oynamak tam bir aptallıktır.

Herkes görev başına! Marş-Marş…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız