Akdeniz, Ege ve Karadeniz Kıyı Belediye Başkanlarına İthafen

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Akdeniz, Ege ve Karadeniz Kıyı Belediye Başkanlarına İthafen

SAYIN BELEDİYE BAŞKANLARI;

​Her üç deniz kıyılarında kaç belediye başkanı olduğunuzu bilemeyiz elbet. Ancak Türkiye belediye başkanları hakkında bir envanter çalışması yapıldığında bilinmeyen bu sayı ortaya çıkmış olacaktır.

​Fakat esas olan sayı değildir, başkan sayısı kaç olursa olsun. Kast ettiğimiz olay şudur. Belediye başkanlarımızın şehircilikte her şeyi bilmelerini beklemiyoruz. Ancak bir kentin ve kıyılarımızın, deniz, göl ve akar sularımızın toprağın, havanın, suyun ve gıdanın, evrenin, atmosferin, flora ve faunanın korunması noktasında belediyelerimizin hala danışmanlık masalarının olmadığını biliyoruz.

​Bu nedenledir ki, yukarıda yazılı olan doğal değerlerimizin ve milli kaynaklarımızın korunması, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi için her belediyede dürüst, işini bilen, ilkeli, konusunda uzman, meselelere siyasi gözle değil tarafsızlık ilkelerine uygun şekilde bakan uzmanlardan müteşekkil kadrolara da ihtiyaç vardır. Günümüzde belediyelerimizin en büyük eksiği, bu konulardaki danışmanlık eksikliğidir.

​Bu nedenledir ki, hemen hemen tüm denizlerimizin genel manada, kanalizasyon (evsel atık suları) ve sanayiden kaynaklanan kirli, zehirli sıvıların alıcı ortamı olarak kullanıldığını biliyoruz.

​Son zamanlarda bunlara ilaveten mikro plastik gibi katı atıkların, çöplerin denizlerimiz kullanılmaz hale getiren kirliliklerin atıldığı ortamlar olduğu malumunuzdur. Muhtemeldir ki birçok yerde sera atıkları, açık ve örtülü tarım alanlarında kullanılan toksik, zehirli, kanserojen tarım ilacı bulaşıklarıyla kimyasal gübre atıklarının da (karasal kökenli kirliliklerin),

​İnsan sağlığı ve ekosistem açısından ne denli tehlikeli boyutlara ulaştığı söylenebilir. Diğer taraftan acaba ithal edilerek geri dönüşümü sağlanamamış naylon ve plastiklerin, sair katı atıkların denizlerimizi kirletirken radyasyon tehlikesi var mıdır, var ise ne boyuttadır bilemiyoruz. Aslen Sağlık, Çevre, Tarım, Denizcilik işletmesi, gümrük gibi kurumlarımızın adı geçen maddelerin organik-anorganik ve toksik-radyasyon var ı bunların tahlillerini yaparak kamuoyuna açıklamalarda bulunmaları gerekir.

​Durum yalnızca sınırlı değildir. 86 milyon insanımız az veya çok balık tüketiyor değil mi, peki acaba o balıkların organizmasında, metabolizmasında sağlığa zarar verecek hastalık mikrobu, mikrobiyolojik, bakteriyolojik, kimyasal zehir, radyasyon kalıntısı var mı yok mu bilmiyoruz. Onkoloji hastaneleri ve diğer hastanelerimiz, üniversite hastanelerimizde bir araştırma yaptığınızda muhtemeldir ki on binlerle ifade edilen kanser vakalarına tanık olabilirsiniz.

​Bu nedenle AKDENİZ, EGE DENİZİ, KARA DENİZ kıyılarında tüm belediye başkanlarımı, çevre-sağlık-tarım-orman-Gümrük bakanlıklarımız olarak makul ve sürdürülebilir bir koordinasyon ağı dahilinde çalışmalar yaparak Anayasamızın 256. 257. U.H.K.’nın 1., TCK’nın 154. 184. maddeleri ile 3621 sayılı kanuna, 6802 sayılı kanuna 2872 sayılı kanuna ve 4077 sayılı kanuna ek olarak kabahatler kanunu hükümleri uygulayarak çevrenin yönetilmesi gerek

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız