Siyasette İstifa: Hukuk Ne Diyor?
Bilirsiniz, siyasi konuları pek kaleme almam.
Daha doğrusu, siyasetin günlük polemiklerine, parti içi tartışmalarına ya da siyasi aktörlerin birbirleriyle olan hesaplaşmalarına girmem. Benim ilgi alanım, tarihi ve kültürel konuların yanı sıra yerel yönetimlerdir. Yerelde yaşanan siyasi gelişmeleri de mümkün olduğunca mevzuat, hukuk ve belediye uygulamaları açısından değerlendirmeye çalışırım.
Son aylarda genel siyasette yaşanan hareketlilik, ister istemez yerel yönetimlere de yansımaya başladı.
Bazı belediye başkanlarının ve belediye meclis üyelerinin partilerinden istifa ettiklerini; kimilerinin bağımsız kaldığını, kimilerinin ise başka bir siyasi partiye geçtiğini sosyal medya hesaplarından veya basın organlarından gördük, okuduk.
İstifanın iki aşaması var.
Birinci aşama: Siyasi parti üyeliğinden istifa...
Asıl hukuki işlem burasıdır.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'na göre parti üyeliğinden istifa, tek taraflı bir irade açıklamasıdır. Yani partinin istifayı kabul etmesini beklemek gerekmez.
Bu nedenle, kaydın bulunduğu ilçe başkanlığına hitaben hazırlanmış imzalı bir dilekçenin verilmesi yeterlidir.
Bir başka yol ise e-Devlet üzerinden siyasi parti üyeliğinin sonlandırılmasıdır.
Bu yöntem kullanıldığında istifa kaydı sistem üzerinden oluşturulduğu için ayrıca “dilekçe bize ulaşmadı” tartışmasının da önü kesilmiş olur.
Ama sürecin ikinci aşaması var.
İkinci aşama: Belediye Meclisine bildirim
“Partiden istifa ettim, iş bitti” demek yeterli değildir.
Çünkü burada artık belediye meclisinin çalışma düzenini ilgilendiren bir durum ortaya çıkmıştır.
Partisinden ayrılan ilçe belediye başkanlarının Büyükşehir Belediye Başkanlığına veya Meclis Başkanlığına; belediye meclis üyesinin ise bu durumu ilgili Belediye Başkanlığına veya Belediye Meclis Başkanlığına yazılı olarak bildirmesi gerekir.
Dilekçede; siyasi parti üyeliğinin sona erdiğini ve bundan sonraki süreçte meclis üyeliğine bağımsız olarak ya da başka bir siyasi partinin mensubu olarak devam edeceği açıkça belirtilmelidir.
Bu bildirim, ilk belediye meclisi toplantısında başkan tarafından meclisin bilgisine sunulur.
Ardından, partisinden istifa eden üyenin herhangi bir komisyonda olup olmadığına ve siyasi parti gruplarının meclisteki sandalye dağılımında meydana gelen değişikliğin komisyonlardaki üye dağılımını etkileyip etkilemediğine bakılması gerekir. Bu durumda, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında ihtisas komisyonlarının yeniden oluşturulması gündeme gelebilir.
Peki Antalya'da durum ne?
Son günlerde Antalya'da gerek ilçe belediye başkan ve meclis üyelerinin gerekse Büyükşehir Belediye Meclisi'nde bazı üyelerin partilerinden ayrıldığını sosyal medya hesaplarından veya basın organlarından öğrendik.
Ancak yazımızın kaleme alındığı ve yayına hazırlandığı saatlerde Büyükşehir Belediyesi web sayfasında sadece Gazipaşa Belediyesi’nden iki büyükşehir meclis üyesinin partisinden istifa ederek Yeni Parti’ye katıldığını görüyoruz. Birçok belediye web sayfasında meclis üyelerini siyasi partisine göre gruplandırırken, bazı belediyeler ise siyasi parti gruplandırması yapmadan meclis üyelerinin listesini sayfasında yayınlamaktadır.
Belediyelerin internet sayfalarında gerekli güncellemelerin yapılmaması nedeniyle bugün itibarıyla hangi meclis üyesinin resmen partisinden ayrıldığı, hangisinin bağımsız kaldığı veya hangi siyasi partiye katıldığı konusunda net bir tablo ortaya koymak mümkün değil. Muhtemelen bu tabloyu eylül ayı meclis toplantılarında daha açık biçimde göreceğiz. Ya da meclis üyelerinin belediyelerine gerekli bildirimleri yapmasının ardından, belediyelerin internet sayfalarını güncellemesiyle net bir tablo ortaya çıkacaktır.
Elbette belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin siyasi tercihleri mevzuat yönüyle kendilerine aittir. Partisinden ayrılabilir, bağımsız kalabilir veya başka bir siyasi partiye katılabilir. Zaten bu durum 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 6. maddesinde “Her Türk vatandaşı, kanunda ve parti tüzüğünde gösterilen şartlara ve usullere göre siyasi partilere üye olma ve dilediği anda üyelikten çekilme hakkına sahiptir.” diye ifade edilmiştir.
Bunlar, demokratik siyasetin içerisinde kimi zaman doğal karşılanabilecek, kimi zaman da eleştirilebilecek gelişmelerdir.
Bizim temennimiz ise bundan sonrasına ilişkindir.
Partiler değişse de,
Gruplar değişse de,
Kentin ortak menfaati değişmemelidir.
Asıl mesele ise farklı görüşlerin, ortak akılda buluşabilmesidir.
Bir başka yazıda, bir başka konuda görüşmek üzere kalın sağlıcakla...